Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2609 E. 2026/2365 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2609
Karar No
2026/2365
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2433 E., 2024/2293 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/121 E., 2023/344 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 14.07.1999 tarihinde ... Üniversitesi ... Fakültesinden mezun olduğunu, 15.07.1999 tarihinde davalı şirkete ait ... Dershanesi unvanlı işyerinde çalışmaya başladığını, ... kayıtlarında ise sigortalılık başlangıç tarihinin 22.09.1999 olarak görüldüğünü, çalışmalarının Kuruma eksik bildirilmesi ve primlerinin eksik ödenmesinin davacının maddi kayba uğramasına neden olduğu gibi emeklilik işlemlerinin de gecikmesine sebep olduğunu ileri sürerek, davacının davalı şirkete ait ... Dershanesi unvanlı işyerinde 01.09.1999 – 21.09.1999 tarihleri arasında çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 01.09.1999 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, davacının 22.09.1999 tarihinde şirkette stajyer öğretmen olarak işe başladığını, çalıştığı dönemde öğretmenlere ilişkin giriş işlemleri, öncelikle ..., ... Müdürlüğüne başvuru ve daha sonra Bakanlık tarafından onay verilmesi işlemi şeklinde tamamlatıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreden ve esastan reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, Kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespitini isteyen davacının davalı işverene ait işyerinden ilk işe giriş bildirgesinin 22.09.1999 verildiği, davacının talebinin ilk işe giriş bildirgesinin verildiği tarih öncesi olan 01.09.1999-21.09.1999 tarihleri arası hizmetlerinin tespiti olduğu, belirtilen tarihler için davalı işveren tarafından davacı adına işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmediği, dava konusu dönem yönünden kesintisiz çalışmanın sona erdiği (21.09.1999) yılın sonu olan 31.12.1999 tarihinden itibaren davanın açıldığı, dava tarihi olan 26.04.2023 tarihine kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinin belirgin olması karşısında, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmün eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, davalı işyerinde çalışmış olmasına rağmen yönetmelikte sayılan belgelerden birisinin dahi verilmemiş olmasının sorumluğunun davacıya yüklenmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan ... Kurumları Hizmet Belgesinde (Çizelgesi) davacının davalı ... Dershanesinde göreve başlama tarihinin 01.09.1999 olduğunu, yine ....Müdürlüğünün 18.10.1999 tarih ve 34274 sayılı yazısında "İlimiz ... İlçesi ... Dershanesinde stajyer Biyoloji- Fen Bilgisi öğretmeni olarak görevlendirilmek istenen ...'ın iş sözleşmesinin başlama tarihi olan 01.09.1999 tarihinden geçerli geçici olarak göreve başlaması Müdürlüğümüzce uygun görülmektedir" ibarelerine yer verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini belirterek bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, hizmet ve sigortalılık başlangıç tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/2609, K. 2026/2365, T. 03.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-2609-e-2026-2365-k-4c9e869c0bec