Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12167 E. 2026/2668 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12167
Karar No
2026/2668
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/897 Esas, 2025/810 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/118 Esas, 2023/258 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idareler vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idareler vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddi ile kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen bedel davalı ... yönünden Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü 1457 parsel sayılı taşınmaza müvekilinin hissesi oranında malik olduğunu, davalı idareler tarafından taşınmaza hukuken el atıldığını ve davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini, kurumları tarafından dava konusu taşınmaza herhangi bir el atma olmadığını, davacının uzlaşma dava şartını yerine getirmediğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını ileri sürerek haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaate ise el atılan kısmın tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tescilini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; uzlaşma şartının yerine getirilmediğini, harç ve vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazlarla kıyaslanan emsalin uygun emsal olmadığını, yeterli emsal araştırılması yapılmadığını, bilirkişilerin eksik inceleme yaptığını, bilirkişi raporunda yeterli emlak vergi beyan araştırması yapılmadığını, emlak vergi beyanlarının dikkate alınmadığını, bilirkişilerce belirlenen bedelin fahiş olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; harç ve vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza belirlenen bedelin fahiş olduğunu, yeterli emsal araştırmasının yapılmadığını, ... Genel Müdürlüğü lehine kurulan irtifaktan dolayı değer düşüklüğü uygulanması gerektiğini ve ... Genel Müdürlüğünün davaya dahil edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza düzenleme ortaklık payı kesilmeden değer belirlenmesinin hatalı olduğunu, emlak vergisine esas değerlerin karşılaştırılmadığını, uzlaşma şartının yerine getirilmediğini, objektif değer kaybı oranının hesaplanmadığını, davalı kurumları yönünden husumetten davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın davalı idarelerin yetki ve sorumluluk alanında kaldığı ve husumetin doğru yöneltildiği, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın emlak metrekare rayiç değerlerinin doğru orantılı olduğu, proje bütünlüğü gereği fiilen el atılmayan ve imar planında yolda kalan bölümün bedeline hükmedilmesinin de yerinde olduğu, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelinin uygun olduğu, davalı idarelerin istinaf başvurusu yerinde görülmediği, ancak taşınmaza 1983 yılından sonra el atıldığından (Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Karar sayılı kararı) ve 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 1'deki düzenlemenin hukuki el atmalara ilişkin olduğu da gözetilerek uygulanma olanağının bulunmadığı, idareler aleyhine nispi harca hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Davalı ... Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin davacı yönünden temyiz dilekçesinin REDDİNE,

B.Davalı ... Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/12167, K. 2026/2668, T. 18.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-12167-e-2026-2668-k-549c8447a4af