Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/10457 E. 2026/5770 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10457
Karar No
2026/5770
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/719 E., 2025/358 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/433 E., 2024/245 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili ile katılma yolu ile .. .. Elektromekanik ... Sanayi ve ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 21.09.2016 tarihinde geçirdiği iş kazasından aralarında asıl alt işveren ilişkisi olan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Müflis .. Elektromekanik ... San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, kazaya davacının kusuru ile sebep olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle, davanın müvekkili yönünden husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2023/2083 Esas, 2023/2767 Karar sayılı kararı ile Ankara Batı 1. İş Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair 16.02.2023 tarihli, 2017/438 Esas, 2023/59 Karar sayılı kararının kaldırıldığı, istinaf kaldırma kararında özetle; davalı ... Elektrik Taahhüt Sanayi ve ... Ltd. Şti.'nin dava açıldıktan sonra 11.04.2018 tarihinde iflasına karar verildiğinin tespit edildiği, buna göre anılan davalı için davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmesi gerekeceğinin, ayrıca hükmedilen manevi tazminatın ise düşük olduğunun belirtildiği, mahkemece istinaf kaldırma kararı doğrultusunda alınan hesap ek raporu doğrultusunda, kararda belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..1-Tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) b) 1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,.." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan SGK hizmet dökümüne göre davacının 2016 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos ayı brüt ücretlerinin dosyaya sunulduğunu, davacıya SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemesinde de bu miktarların dikkate alındığını, dosya kapsamına gönderilen emsal ücretlerin davacının hizmet dökümü ile bağdaşmadığını, TÜİK verileri ile tespit edilen ücretin de hizmet dökümündeki ücretin altında kaldığını, müvekkilinin geçirdiği iş kazasının sıradan bir iş kazası olmadığını, davacının ölümden döndüğünü ve 15 gün yoğun bakımda kaldığını, vücudunda 2. ve 3. derece yanıklar oluştuğunu, bu denli ağır zararlar karşısında hükmedilen manevi tazminatın düşük kaldığını beyan ederek temyiz talep etmiştir. Davalı Müflis ... .. ... San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna atıf yapılarak gerekçeli kararın tanzim edildiğini, bu durumun Kanuna ve emsal yargı kararlarına uygun olmadığını, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve itirazları dikkate alınmadan davacının iş göremezlik oranının net olarak saptanmadan sonuca gidildiğini, davacının ücretinin tespiti bakımından davacı tanıklarının dahi ücretlerin tam olarak bankaya yatırıldığını beyan etmeleri karşısında dosyaya kazandırılan ihtirazı kayıtsız ücret bordroları dikkate alınması gerekirken, TÜİK verileri üzerinden hesap yapılmasının hatalı olduğunu, ayrıca yerleşik Yargıtay içtihatları gereği pasif döneme ilişkin olarak yapılan hesaplamalarda bilinen son asgari ücretin temel alınması gerektiğini, yine bilirkişi tarafından re'sen asgari ücretteki temmuz zammının dikkate alınarak yapılmış olan hesaplamaların hükme esas alınamayacağını, öte yandan, davacı tanıkları tarafından müvekkili şirketin kusurunun olmadığının ifade edildiğini, kazanın elektrik enerjisinin verilmemesi gereken anda verilmesi nedeniyle meydana geldiğini, bu durumdan elektriği açıp kapatma yetkisi olan diğer davalı şirketin sorumlu olduğunu beyan ederek temyiz talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ile diğer davalı arasında asıl-alt işveren ilişkisi olmadığını, davacının dava konusu kazanın meydana gelmesinde asli ve tek kusurlu olduğunu, kusur yönünden yapılan itirazlar giderilmeden hesap raporu alınmasının hukuka aykırı olduğunu, maluliyet oranına ilişkin çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, hükme esas alınan hesap raporundaki ücret verilerinin isabetli olmadığını, ek rapor ile asgari ücretteki Temmuz 2022 artışının hesaplamaya yansıtılmasının hukuka aykırı olduğunu, aktif ve pasif dönem için Asgari Geçim İindirimi hesaplaması yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, iskontosuz hesabın raporun düzenlendiği tarihe kadar yapılması gerekirken, 31.12.2022 tarihine kadar yapılmasının hatalı olduğunu, hesap raporunda, SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değeri yerine hesaplanan peşin sermaye değeri tutarının tenzil edilmesinin hukuka uygun olmadığını, faiz başlangıç tarihinin kaza tarihi olarak belirlenmesinin, reddedilen maddi tazminat yönünden lehe vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olmadığını, hükmedilen manevi tazminatın ise fahiş olduğunu beyan ederek temyiz talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. 1-Davacı vekili ve davalı ...Ş. vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. İlk Derece Mahkemesinin dava açılış tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 544.470,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Taraf vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR 1.Davacı vekili ve davalı ...Ş. vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Taraf vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenlerine göre reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililerine yükletilmesine, 3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/10457, K. 2026/5770, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-10457-e-2026-5770-k-5d458a7250c4