Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18928 E. 2026/5776 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Maddi Ve Manevi Tazminat İstemi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/18928
Karar No
2026/5776
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Maddi Ve Manevi Tazminat İstemi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/667 E., 2024/515 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/416 E., 2024/285 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle, dosyada tespit edilen noksanların ikmali için dosya mahalline geri çevrilmekle, noksan tespit edilen hususların ikmali üzerine yapılan incelemede; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücü belgesi olmayan ve 28.03.2013 tarihinden iki gün önce davalı işyerinde işe başlayan davacının şantiye şefi tarafından yakında bulunan köydeki diğer işçileri araçla getirmesi talimatı üzerine davalı adına kayıtlı sevk ve idaresindeki .. plakalı araçla yola çıktığı ve yolda tek taraflı kaza geçirerek yaralandığını ileri sürerek iş gücü kaybı, tedavi gideri ve bakım gideri (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) olmak üzere maddi tazminat ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya talimat ve görev verilmediğini, araç üzerinde kontak anahtarı bulunmasını fırsat bilerek aracı alıp yola çıktığını, hiç kimsenin haberinin olmadığını, gelen telefonla davacının seyir halinde iken aşırı sürat yapması neticesinde kazanın meydana geldiğini öğrendiklerini, davacının kendi kusuru ile olaya sebebiyet verdiğini, maddi ve manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... vekili beyan dilekçesinde özetle; .. plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı olduğunu, sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olmak üzere kaza tarihi itibariyle bedeni zararlarda kişi başına azami 250.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminatın teminata dahil olmadığını, zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigortalarının 3. şahısları koruyucu sigorta olduğunu, sürücünün uğrayacağı zararların zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin konusu olamayacağını, davacının tazminat talebinin 2918 sayılı Kanun'un 92. maddesinde teminat kapsamı dışında tutulduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..Davanın kısmen kabulü ile 1-... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, 2-(333.378,38 TL) maddi tazminatın kaza tarihi olan 28.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ve Teknlojileri A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 3-(612.266,84 TL) bakıcı giderinin kaza tarihi olan 28.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve Teknlojileri A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 4-(100.000,00TL) manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve Teknlojileri A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,.." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "..1-Davacı ve davalı ...nin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) b) 1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,." karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 2023/1021 Esas, 2023/2764 Karar sayılı kararında maddi hataya düşülerek karar verildiğini, tazminat hesabının güncel veriler esas alınarak hesaplanmaması halinde kazazede davacı işçinin büyük bir zarara uğrayacağını 05.01.2017 tarihi bilirkişi hesap raporuna karşı 17.01.2017 tarihinde itiraz dilekçesi sunulduğunu, karara çıkacak iken davalı tarafından huzurdaki uyuşmazlığı uzatmak amacıyla Ankara 43. İş Mahkemesinin 2017/560 Esas sayılı dosyasında maluliyetin tespiti davası açıldığını, 15.06.2022 tarihinde kesinleştiğini, kusur tespitine ilişkin davanın reddedildiğini, İlk Derece Mahkemesinin 6 yıl boyunca bu davayı bekletici mesele olarak beklediğini, davanın ve dosyanın uzamasına sebebiyet verildiğini 05.01.2017 tarihli hesap raporundan sonra yürürlüğe giren asgari ücretlerdeki farklar gözetilerek hesaplama yapılmadığını, usule, hukuka ve kanuna aykırı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak güncel veriler uyanınca hesaplama yapılması gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.

Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazadan sadece bir gün önce işe alındığını, kendisine görev tanımı dahi yapılmadığını, şoför olarak alınmadığından, ehliyeti olup olmadığının bile sorgulanmadığını, ehliyetsiz olduğunun kaza tutanaklarından öğrenildiğini, davacının kendisine bu yönde talimat/görev verilmediği halde, aracı alarak yola çıkmak suretiyle yağışlı havada 135 kilometre ile sürat yaparak kaza geçirdiğini, kaza sonrası alınan ifadesinde şikayetçi ve davacı olmadığını, olayın kendi dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucu olduğunu beyan ettiğini, davaya konu araca ait anahtarı kontak üzerine bırakması sebebiyle kusurlu olduğu kabul edilse dahi bu oranın %70'lik fahiş oranda tespit edilmesinin hak ve nesafet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, önceki istinaf kararı uyarınca asgari ücretteki artışlar dikkate alınarak yeniden hesaplama yapılmasının mümkün olmadığını, fark hesaba dayalı maluliyet oranı tespit edilmediğinden hükmün kaldırılması gerektiğini, dava konusu trafik kazasından önce ...'de iş kazası geçirdiğini, daha evvel geçirdiği kazanın etkileri nazara alınarak Ankara 3. İş Mahkemesinin 2017/370 Esas sayılı dosyasında maluliyet oranı tespiti için dava açıldığını, bekletici mesele yapıldığını, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi raporu 1 numaralı bentte, ... Üniversite Hastanesi epikriz sonucundan bahsedilmiş ise de sadece dava konusu iş kazasına bağlı hüküm ve sonuca varıldığını, 2013 tarihli iş kazasında %100 maluliyet oranı tespit edildiği gerekçesiyle 2010 tarihli kaza veya etkilerinin hiçbir surette nazara alınmadığını, haksız şekilde fahiş miktarda tazminata hükmedildiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası sonucu nedeniyle maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, belirlenen kusur oranının oluşa uygun olduğu dikkate alınarak, temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından; Mahkemece alınan 05.01.2017 tarihli hesap raporuna davacı vekili tarafından 17.01.2017 tarihinde süresinde itiraz edildiği ayrıca iş bu bilirkişi raporunu da açıkça kabul ettiğine dair beyanda bulunmadığı halde İlk Derece Mahkemesi tarafından etmediği nedeniyle hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücret alınamadan karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. O halde Mahkemece yapılacak iş davacının, maddi tazminatının hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücretin esas alınması gerektiği dikkate alınarak hesaplama yaptırılarak sonucuna göre karar vermesi gerekmektedir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni olup İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşın istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcın davalıdan alınmasına, Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/18928, K. 2026/5776, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-18928-e-2026-5776-k-93040000794c