Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10887 E. 2026/3067 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10887
- Karar No
- 2026/3067
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3049 Esas, 2025/1177 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/97 Esas, 2023/502 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 5 34... parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, dava konusu taşınmazın imar planında sağlık tesis alanı olarak düzenlendiğini, dava konusu taşınmazın imar planında bu şekilde düzenlenmesine rağmen davalı idarenin görevini yerine getirmediğini, uzun yıllardır hiçbir işlem yapmadığını, müvekkiline bir bedel ödemediğini belirterek taşınmazın dava tarihindeki değerinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından dava konusu taşınmaz ile ilgili herhangi bir kamulaştırma kararı bulunmadığını, taşınmaza fiili el atma da söz konusu olmadığını, bundan dolayı idarenin husumet konusu taşınmaza hukuken el attığı iddiasıyla idare aleyhine idari yargıda kamulaştırmasız el atma davası açıldığını, yargılama devam ederken 2942 sayılı "Kamulaştırma Kanununa eklenen Ek 1 maddesi uyarınca Antalya 5. İdare Mahkemesi'nin 2022/1705 Esas, 2022/1665 Karar ve 28.12.2022 tarihli kararı ile "davanın görev yönünden reddine" hükmedildiğini, idarenin sağlık alanı olarak ayrılan taşınmazı kullanmadığını, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın idare mahkemesince verilen karar kesinleşmeden önce açıldığını, derdestlik itirazında bulunduklarını, e duruşma talepleri hakkında karar verilmediğini, mazeretli olarak da kabul edilmediklerini, buna rağmen duruşmaya iştirak etmiş gibi tutanak düzenlendiğini, ıslah edilen miktara faiz başlangıç tarihinin ıslah tarihi olması gerektiğini dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazla ilgili olarak yapılan imar planı hakkında müvekkili idarenin görüşünün alınmadığını bilgi de verilmediğini, husumetin belediyeye yöneltilmesi gerektiğini, taşınmaza fiilen el atma bulunmadığını taşınmaz malikinin tasarruf hakkının engellenmediğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmış ise de taşınmazın imar planındaki özgüleme amacı gözetildiğinde kamulaştırma sorumluluğunun davalı idareye ait olduğu, taşınmazın arsa vasfında olduğu kabul edilerek 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değer biçilmesinde usulsüzlük bulunmadığı, emsal alınan satışın dava tarihinden önce ve resmi şekilde yapıldığı özel amaç taşımadığı, buna ilişkin evrakların mevcut olduğu, bu satışın emsal kıyaslamasına esas alınmasında usulsüzlük bulunmadığı, dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın özelliklerinin karşılaştırılması sonucunda, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edilmek suretiyle emsalin satış bedeli dava tarihine güncellenerek değerlilik katsayısı uygulandıktan sonra dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının 13.02.2023 dava tarihi itibarıyla 6.335,00 TL/m² olarak tespit edildiği, hesaplanan tazminat miktarının taşınmazın konum ve özelliklerine uygun olduğu anlaşılmakla bu yönde ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsili talebidir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.