Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10103 E. 2026/382 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10103
Karar No
2026/382
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1000 Esas, 2025/1796 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/437 Esas, 2024/448 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .............Mahallesi 2 37... parsel sayılı taşınmazın 2.490,98 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın yerleşim ve nüfus yoğunluğu fazla yerleşim yerlerine oldukça yakın ve en önemlisi niteliğin otoyol olarak belirlenmiş olduğunda dikkate alınarak taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, net gelir hesaplanırken mülkiyet hakkı da gözetilerek kapitalizasyon faiz oranı uygulanmasını, rantının çok yüksek olması hususunun da gözetilerek objektif değer artışının yüksek uygulanmasını ve net gelir yöntemi ile yapılacak hesaplamalarda taşınmaz değerini artırıcı kriterlerin uygulanarak reel bir değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek vekâlet ücretinin davacı idareye yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 4 ay içerisinde sonuçlanmamasından kaynaklı kamulaştırma bedeline kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının hesaplanmış olmasının kabulünün mümkün olmadığını, taşınmazın değerini belirlerken Kanun'un 11 inci maddesinin (c) bendinde dikkate alınan ve kapitalizasyon faiz oranını da belirleyen unsurların aynı kanun madddesinin (i) bendine göre tekrar objektif unsur adı altında dikkate alınmasının mümkün olmadığını, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğunu belirterek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın niteliğinin hatalı belirlendiğini, taşınmazın niteliğinin tarım arazisi değil arsa olarak kabul edilerek değerlendirme ve hesaplama yapılması gerektiğini, mahkemece belirlenmiş olan taşınmaz niteliği ve bedelinin hatalı olup usul ve kanuna aykırı şekilde belirlenmiş olan söz konusu bedelin kabulünün mümkün olmadığını belirterek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava konusu taşınmazın kuru tarla olarak kabulüyle yörede tarımı yapılan ve Aliağa İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü münavebe listesinde yer alan buğday, fiğ ve kavun münavebesi yapılarak ve %5 kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle metrekare birim fiyat belirlenmesinde, dava konusu taşınmazın kadastral yola cepheli yer alması, düzgün bir topoğrafyaya sahip olması ve yerleşim yerleri ile ana arterlere yakın konumda olması gibi nedenlerle % 400 oranında objektif değer artışı uygulanmasında, neticesinde toplam kamulaştırma bedelinin 1.293.640,64 TL olarak tespitinde, kamulaştırma bedelinin derhal ödenmesine karar verilmesinde, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden sonra açılmıştır. Bu sebeple davanın açıldığı tarih nazara alınarak tespit edilen bedele, dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar Anayasa’nın 46/son maddesinde yer alan; “…herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.” hükmü nazara alındığında kamu alacakları için öngörülen en yüksek faize hükmedilmesi yerindedir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10103, K. 2026/382, T. 14.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10103-e-2026-382-k-5f0e8b30ac8b