Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5275 E. 2026/367 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5275
- Karar No
- 2026/367
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/30 Esas, 2021/134 Karar KARAR : Kabul/ Kısmen kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin asıl dava ve maddi hatanın düzeltilmesi istemine ilişkin karşı dava yönünden verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Davacı idare vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; .................köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili karşı davada dava dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacı idare tarafından dosyaya sunulan taşınmaz ve muhdesatın gerçek durumu yansıtmadığını, kamulaştırılmasına karar verilen taşınmazın muhdesatına ilişkin tespitler ile taşınmaz üzerindeki yapılara ilişkin tespitlerde hataların bulunduğunu, kıymet takdir raporunda yer verilen hususlara ek olarak dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ve taşınmazın mütemmim cüzü niteliğinde olmasına rağmen kıymet takdir raporunda yer verilmeyen/eksik bırakılan ve maddi hataların bulunduğunu belirterek bu eksikliklerin tespitini ve maddi hatanın düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Asıl davada davalı- karşı davada davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.07.2012 tarihli ve 2011/45 Esas, 2012/131 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 17.07.2012 tarihli ve 2011/45 Esas, 2012/131 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan incelemede; hükme esas alınan üçüncü bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmasına rağmen, kararda arazi vasfındaki taşınmaza gelir metoduna göre değer biçen üçüncü bilirkişi kurulu raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğundan bahsedilerek çelişkili gerekçe oluşturulması, dava konusu taşınmaz arsa vasfında olup üzerinde bina ve çeşitli yapılar mevcut olduğundan bilirkişi heyetinin çoğunluğunun inşaat mühendisi veya mimarlardan oluşturulması zorunlu olduğu hâlde, çoğunluğu Ziraat Mühendislerinden oluşan geçersiz bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınması, karşı davanın niteliği gereği ilâm harcı ve vekâlet ücretinin maktu olarak takdir edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığı gibi 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesinin 19.12.2013 tarihli ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da göz önüne alınarak kamulaştırma bedeline 15.08.2011 tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 20.03.2015 tarihli ve 2014/63 Esas, 2015/77 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 20.03.2015 tarihli ve 2014/63 Esas, 2015/77 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak kamulaştırılan taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı altı lokanta üstü ise pansiyon olarak kullanılan binanın, dava tarihi itibarıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayınlanan yapıların mimarlık hizmetlerine esas olan sınıfını gösterir cetvele göre 3. sınıf B grubu yapı niteliğini taşıdığı gözetilmeden 3.sınıf A grubu yapı olarak kabul edilmek suretiyle eksik bedel tespit edilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 08.11.2018 tarihli ve 2017/159 Esas, 2018/117 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin 08.11.2018 tarihli ve 2017/159 Esas, 2018/117 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; hükümde; kabul edilen miktar açıkça gösterilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacı idare- karşı davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Asıl davada davalı- karşı davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın metrekare birim değerinin düşük belirlendiğini, taşınmaz üzerindeki yapı değerinin yıpranma payı uygulanmaksızın tespit edilmesi gerektiğini, maddi hataların düzeltilmesi istemli karşı davaya ilişkin olarak bozma sonrası herhangi bir işlem yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Asıl davada davacı- karşı davada davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, asıl davada davalı- karşı davda davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.