Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/133 E. 2026/3736 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/133
Karar No
2026/3736
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/21 E., 2021/29 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında Bingöl ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... , 1 02... , 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydı nedeniyle; 1 02... parsel sayılı taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, tarla vasfında davalılar ve miras bırakanları adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... İdaresi dava dilekçesinde; Bingöl ili ... ilçesi ... köyü 1 01... , 1 02... , 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, tespitin iptali ile taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.07.2014 tarihli ve 2005/484 Esas, 2014/59 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne, Bingöl ili ... ilçesi ... köyü 1 01... , 1 02... , 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 15.07.2014 tarihli ve 2005/484 Esas, 2014/59 Karar sayılı kararına karşı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 30.10.2018 tarihli ve 2018/2028 Esas, 2018/6924 Karar sayılı ilamıyla, "taşınmazın en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki durumunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmediği ve taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığının net olarak açıklığa kavuşturulmadığı" gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "taşınmazların orman sayılan yerlerden oldukları" gerekçesiyle davacı ... İdaresinin davasının kabulüne, Bingöl ili ... ilçesi ... köyünde kain 1 02... , 5, 6, 7 ve 1 01... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduklarını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, taşınmazların orman vasfında oldukları gerekçesiyle, davanın kabulü ile Hazine tescillerine karar verilmiş ise de, taşınmazların tespitine esas tapu kayıtlarının dayanağı olan dava dosyaları getirtilerek bu davalarda davacı ... İdaresinin taraf olup olmadığı, taşınmazların en eski tarihli hava fotoğraflarında ne şekilde göründükleri, bu hava fotoğraflarına göre niteliklerinin ne olduğu araştırılmadığından, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, öncelikle 1975 tarihli ve 165 sıra numaralı, yine 1979 tarihli ve 252 sıra numaralı tapu kayıtları ile tapu kayıtlarının oluşumuna esas dava dosyaları ve ilgili mahkeme kararları ile tapu kayıtlarının ilk tesislerinden itibaren tüm geldi ve gitti kayıtları getirtilmeli, bu tapu kayıtlarının kadastro sırasında başka taşınmazlara revizyon görüp görmedikleri araştırılmalı, revizyon görmüşlerse revizyon gördükleri kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanakları getirtilmeli ve bu tapu kaydına dayanılan ve dava konusu taşınmaza komşu olan taşınmazlara ilişkin açılmış bulunan başkaca dava bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu dava dosyaları tespit edilerek dosya arasına alınmalı, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise buna ilişkin mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişisi bir fen bilirkişisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte, getirtilen belgeler dava konusu taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun), 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlar (5658 sayılı Kanun) karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi)hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmazlar çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazların gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazların niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Yapılacak araştırma sonucu dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, dava konusu taşınmazların tespitine esas tapu kayıtlarının 3116, 47 85... sayılı kanunlar karşısında hukuki kıymetinin olup olmadığı ve tapu kayıtlarının oluşumuna esas Mahkeme kararlarında orman idaresinin taraf olup olmadığı ve mahkeme kararlarının Orman İdaresini bağlayıp bağlamadığı tartışılmalı; şayet taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlenir ise, bu kez taşınmazların tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli; bu cümleden hareketle, taşınmazın bulunduğu yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve aynı yönteme göre belirlenecek taraf tanıkları huzuru ile dava konusu taşınmazlar başında yapılacak keşifte 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi hükmü uyarınca öncelikle tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı ile zemine uygulanmalı, uygulamada tapu kaydının haritası; haritası yoksa tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri esas alınmalı; yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, kaydın sabit sınırlı sayılıp sayılmayacağı değerlendirilmeli, buna göre tapu kaydının kapsamı kesin olarak belirlenmeli, taşınmazların tapu kaydı dışında kalan bölümleri var ise 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklık vasfında olup olmayacağı değerlendirilmeli ve oluşacak sonucuna göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözden kaçırılarak, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karra vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/133, K. 2026/3736, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-133-e-2026-3736-k-160fa503674b