Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3998 E. 2026/2537 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3998
- Karar No
- 2026/2537
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1219 E., 2025/1452 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/14 E., 2024/283 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından duruşmasız, davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davalı vekili Avukat ...'nın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davalının, müvekkillerinin babası olduğunu, müvekkilleri ile davalının Almanya'da yaşamakta olup annelerinin ölümü sonrası veraset işlemlerinin halledilebilmesi için davalıya vekaletname verdiklerini, davalının bu vekaletname ile murise ait paraları ilgili bankalardan kendi adına asaleten, müvekkilleri adına vekaleten çektiğini, davalının bu parayı müvekkilleri adına değerlendirmek üzere İzmir'de bulunan bir kuyumcudan paraları altına çevirdiğini söylediğini ve bununla ilgili üzerinde 5.862,00 gr Has ve 259, 59... ayar 5 adet bilezik yazan kuyumcu kartını gönderdiğini, ancak bir süre sonra davalının yapmış olduğu yeni evliliğin de etkisiyle müvekkillerine karşı tavırlarının değiştiğini ve görüşmemeye başladığını, ....Noterliğinin 02.12.2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle vekil sıfatıyla çekilerek değerlendirildiği iddia edilen varlıkların iadesini talep ettmelerine rağmen bu paranın iade edilmediğini, hatta davalının paraları iade ettiğini söylediğini ileri sürerek; davalı tarafından tahsil edilen müteveffadan mirasen kalan paranın altına çevrildiği kabul edilirse bu varlığın dava tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığının hesaplanarak ödenmesine, bu talepleri kabul görmediği taktirde terditli olarak davalı tarafından tahsil edilen paranın denkleştirici adalet kuralı ve hakkaniyet ilkesi gereği dava tarihi değeri üzerinden güncellenerek ödenmesine, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiş; 13.02.2024 tarihi talep artırım dilekçesi ile talebi 4.875.499,50 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; vekaletten doğan alacaklara ilişkin 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkilinin paraları 2010 yılında çocuklarına elden verdiğini, ... Kuyumculuk kartındaki altınların müvekkilinin kendi parası, kendi birikimi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı süresi içerisinde zamanaşımı def'inda bulunmuşsa da vekilin aldıklarını geri verme borcunda zamanaşımı vekalet sözleşmesi sürdükçe işlemeyeceğinden, davalının zamanaşımı def'i ne itibar edilmediği, davalı vekilin hesap verme yükümlülüğü kapsamında ödeme savunmasını ispat edemediği, kesin delillerden olan yemin deliline de dayanmadığı anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile davacıların miras hissesi ile edinilen altınların dava tarihindeki değeri ve davacının ıslah talebi dikkate alınarak karar verildiği belirtilerek davanın kabulü ile 4.875.499,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı vekil hesap verme yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat edemediğinden, zamanaşımının başlangıcını davacıların öğrenme tarihi olarak kabul etmek gerektiği, davacıların, davalının özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, davalı tarafından 08.12.2021 tarihli .... Noterliğinin ... yevmiye nolu paranın iade edildiğini içeren ihtarnameye cevap tarihi itibariyle öğrendikleri kabul edileceğinden davanın açıldığı ve ıslahın yapıldığı tarih itibarıyla 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalı vekalet yoluyla çektiği paraları hesap verme yükümlülüğü kapsamında davacılara ödediğini ispatlayamamış olup, davacıların da yasal delillerle çekilen paranın altına çevrildiğini ispatlayamadıkları, taraflar arasında akrabalık ilişkisi olduğundan tanık dinlenebileceği anlaşılmış ise de; davacı tanıklarının, davacılardan bir kısmının eşi olması, davalı tanıklarının da uyuşmazlığı aydınlatır mahiyette beyanda bulunmaması neticesinde dinlenen tanık beyanlarına itibar edilmediği, o halde, mahkemece davalı tarafından çekilen paraların dava tarihindeki kur karşılığından İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/191 E., 2010/187 K. sayılı ilamına göre davacılara düşen bedelin ödenmesine karar verilmesi gerektiği belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile; 3.114.910,38 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara eşit oranda verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili; davalının vekaleten paraları çektikten bir süre sonra paralarla İzmir’de yer alan ... Kuyumculuk Ltd. Şti. unvanlı bir kuyumcudan bu paraları altına çevirdiğini söylediğini ve bununla ilgili üzerinde 5.862.00 gr HAS ve 259, 59... ayar 5 adet bilezik ibareleri olan kuyumcu kartını müvekkillerine gönderdiğini, davalı kartta yazılan miktarın onun birikimi ve kendi parası ile alınmış altınlar olduğunu iddia etmekte ise de bu iddiasını ispat edemediğini, alınan bilirkişi raporu ile çekilen paralar ve kartta yazılan altınların değerinin matematiksel olarak eşdeğer olduğunun tespit edildiğini, tanık beyanları ile de davalı tarafça paraların altına çevrildiğinin ispatlandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili; davanın murisin ölümünden 12 yıl sonra açıldığını ve davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin vekalet ilişkisi kapsamında vekalet verenlere paraları iade ettiğini tanık beyanları ve dosyadaki diğer deliller kapsamında ispatladığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekilin hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, dava ve ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığının, herkes iddiasını ispatla yükümlü olup davacıların paraların altın olarak değerlendirildiği hususunu ve davalının ise hesap verme yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatlayamadığının anlaşılmasına göre tarafların temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.