Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9624 E. 2025/6056 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9624
Karar No
2025/6056
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1510 Esas, 2024/2054 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/376 Esas, 2023/336 Karar Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kamu düzeni gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ve davalı tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... 'in İzmir ili, ... ilçesi, ... köyü, 19 pafta, 2215 parsel 380 m²lik taşınmazın 1/2 hissesinin maliki olduğunu, davalı tarafından dava konusu taşınmaza ilişkin olarak kamulaştırmasız el atma davası açıldığını, İzmir 3. İdare Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli ve 2020/1698 Esas, 2022/589 Karar sayılı kararı ile; "Davanın kabulüne, 10.000,00 TL hukuki el atma bedelinin dava tarihi olan 19.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, 149.130,80-TL'nin ise miktar artırım dilekçesinin kayıt tarihi olan 10.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine” karar verildiğini, mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğunu, Bölge İdare Mahkemesinin 3. İdari Dairesinin 07.06.2022 tarihli ve 2022/959 Esas, 2022/880 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verildiğini, davalı tarafından İzmir 26. İcra Müdürlüğünün 2022/6579 Esas sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığını, ayrıca davalı ... tarafından takipten sonra ödeme yapılması için dilekçe ile başvuruda bulunulduğunu, davalı vekilinin dilekçesinde bildirdiği banka hesap numarasına ödeme yapıldığını, dava konusu taşınmaz için mahkeme kararı gereği kamulaştırma yapılması için müvekkili Belediyenin 31.08.2022 tarihli ve 34-2050 sayılı Encümen Kararı alındığını ancak davalının uzlaşmaya gelmediğini, hali hazırda bir icra takibi olması, davalı vekilinin kanuna uygun başvurusu bulunması, davalı kurumun haciz tehdidi altında bulunması, kamu hizmetinin sürekliliği açısından davalı vekiline ödeme yapıldığını, ancak dava konusu taşınmaza ait 1/2 hisse bedelinin ödenmiş olmasına rağmen Belediye adına tescili yapılamadığını, davalı adına kayıtlı dava konusu İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 19 pafta, 2215 parsel 380 m²lik taşınmazın 1/2 hissesinin müvekkili davacı ... adına tüm haciz ve takyidatlardan ari olarak tesciline karar verilmesini ve dava sonuçlanıncaya kadar taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasına talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın tüm haciz ve takyidatlardan ari olarak tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2.Davalı istinaf dilekçesinde özetle; kararın eksik incelemeye dayalı, usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz hakkında İzmir 3. İdare Mahkemesinin 2020/1698 Esas, 2022/589 Karar sayılı kararı ile hukuki el atma nedeniyle tazminat talepli olarak dava ikame edildiği, davanın idare mahkemesi tarafından kabul edildiği ve kamulaştırmasız el atma bedeli olarak hükmedilen miktarın davalıya ödendiği sabit olup, davalıya ait hissenin davacı idare adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığını, İzmir 3. İdare Mahkemesinin 2020/1698 Esas, 2022/589 Karar sayılı kararında, davaya konu hisse üzerinde bulunan takyidatların bedele yansıtılmasına ilişkin bir karar bulunmamadığını, davaya konu taşınmazın davalı ...'e ait hissesi üzerinde hacizler bulunmakta ise de idare mahkemesi tarafından hacizlerin bedele yansıtılmasına karar verilmediğinden, taşınmaz üzerindeki takyidatlardan ari olarak tescili mümkün olmadığından taşınmazın üzerindeki hacizlerle birlikte davacı ... adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğini, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu (Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2023/7285 Esas, 2023/12912 Karar gibi). Aksine kabulün, davanın tarafı olmayan alacaklıların haklarına halel getirecek olup, takyidatların icra dosyasında ödeme yapılırken değerlendirilmesi, en azından alacaklılara haber verilmesinin sağlanması ve ödenecek bedel üzerine haciz koyma imkanının tanınmasının gerektiğini, dolayısıyla, davacı vekilinin istinaf talebi yerinde bulunmadığını, Anayasa Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 2018/32734 başvuru numaralı 28.07.2022 tarihli ihlal kararının objektif etkisi de dikkate alınarak kamulaştırmasız el atma davalarında davanın kısmen kabulü halinde dahi davacı gerçek kişi aleyhine yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedilmemesinin gerekmesine göre idare mahkemesine açılan hukuki el atma nedeniyle tazminat davası sonrasında açılan bu tescil davasında da davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekmekte ise de davalının bu konuda açık istinafının olmadığı ve bu husus kamu düzenine ilişkin olmadığından, resen düzeltme yapılmamış, hataya dikkat çekmekle yetinildiğini, kamu düzeni açısından yapılan incelemede, davanın kökeni hukuki el atmaya dayanmakta olup, harcın maktu alınması gerekirken nispi olarak alınması doğru bulunmadığından istinaf başvurularının kamu düzeni gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamu kurumu olunduğundan mahkeme ilamı gereği ödeme talebini süresi içinde kamu zararına yol açmadan yerine getirmek zorunda olunduğundan ödeme talebi üzerine ödeme yapıldığı, ayrıca icra dosyasına da ödeme yapıldığı hususlarını ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı idare vekilinin tüm, davalının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Dosya içerisinde yer alan idare mahkemesi kararına esas bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede; taşınmaz 380,00 m² olup, davalının taşınmazda ½ oranında hissedar olduğu, bilirkişi kurulunca taşınmazın zeminin tamamının değerinin davacının payı oranında 195.320,00 TL olarak, taşınmazın imar planında park ve yolda kalan 301,77 m²lik kısmındaki zemin bedelinin, davacının payı oranında 155.109,78 TL ve imar planında konut alanında kalan 78,23 m²lik kısmında yüzde 10 oranında değer azalışı oluştuğunun kabulü ile değer düşüklüğü bedelinin, davacının payı oranında 4.021,02 TL olmak üzere, zemin bedeli ve değer düşüklüğü bedeli olmak üzere, davacının payı oranında toplam 159.130,80 TL olarak belirlendiği, İdare Mahkemesince ıslah doğrultusunda toplam 159.130,80 TL bedele hükmedilmiş olması karşısında, taşınmazın 301,72 m²lik kısmındaki davacı payının iptali yerine, davacının taşınmazın tamamına ilişkin olarak payının iptaline karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9624, K. 2025/6056, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9624-e-2025-6056-k-0180613762fd