Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8309 E. 2025/5356 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8309
Karar No
2025/5356
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2600 Esas, 2024/932 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/8 Esas, 2022/9 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., ... 4515 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kıymet takdir komisyon raporunda tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok düşük ve kabul edilemez olduğunu, kamulaştırma bedelinin taşınmazın gerçek rayiç değeri üzerinden tespit edilmesi gerektiğini, kamulaştırma bedelinin tespitinde değer artırıcı tüm özelliklerin dikkate alınması gerektiğini, dava konusu taşınmazın büyük fabrika ve işletmelere yürüme mesafesinde bulunduğunu, karşı vekâlet ücreti de dahil olmak üzere tüm yargılama giderlerinin davacı idare üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1/5000 ... Planında kaldığını dava konusu taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlanmadığını ve yerleşilebilir alanlar kapsamında değerlendirilmediğinin keşif esnasında anlaşıldığını, taşınmazın tarla vasfı tartışmasız iken, dava konusu taşınmazın değerinin emsal satışlar yoluyla değil, gelir metodu yöntemiyle hesaplanması gerektiğini, dava konusu taşınmazın değeri belirlenirken alınan emsallerin uygun emsal olmadığını, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi beyan değerleri arasındaki oranlamanın yapılmadığını, 2942 sayılı Kanun'un ve Yargıtay kararları uyarınca, dava konusu taşınmazın özellikleri, bulunduğu konumu gibi özelliklerinin, emsal alınan taşınmazın üstün ve eksik yönleri kıyaslanarak değer tespiti gerektiğini, bilirkişi raporunun bu hususlar gözetilmeden karara esas alındığını, ağaç bedellerinin fahiş hesaplandığını belirterek, yerel mahkeme kararının bedel yüksekliği ve taşınmazın vasfının hatalı bir şekilde arsa olarak tespiti sebebiyle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın kamulaştırma bedelinin 380,00 TL/m² olarak tespit edildiğini, bu bedelin aşırı derecede düşük olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerek emsal satış olarak kabul edilen taşınmaz ve gerekse de emsal taşınmazla yaptığı kıyaslamaların hatalı olduğunu, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin daha önceki kararlarında aynı bölgeden bir taşınmazın metrekare birim fiyatının 884,00TL olarak onandığını, 2018 yılı itibarıyla 884,00 TL/m² birim fiyat takdir edilen 4322 parsel sayılı taşınmazın, bir kısım yönleri ile (şehre yakınlık, yola cephe gibi) dava konusu taşınmaza üstünlük gösterdiğini; ancak 4332 parsel sayılı taşınmazın son derece biçimsiz bir taşınmaz olmakla hiçbir şekilde ekonomik inşaata uygun olmadığını, hâl böyleyken, hâlen dahi 4332 parsel sayılı taşınmazın dava konusu taşınmazdan neredeyse 2,5 kat oranında değerli olduğunun söylenmesinin hiçbir şartta kabul edilemez olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, itirazları doğrultusunda karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine iadesine, istinaf aşaması da dâhil olmak üzere tüm yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince daha evvel verilen karar somut emsalin taşınmazın özelliklerine uygun görülmemesi ve tespit edilen metrekare birim fiyatındaki çelişki nedeniyle kaldırılmış yeniden yapılan yargılama sonucunda bilirkişilerce Daire kaldırma kararında işaret edilen ... Mallesi 4332 parsel için 884,00 TL/m² birim fiyatı belirlenmesi nedeniyle oluşan çelişki değerlendirilmiş; bu noktada bilirkişi raporunda söz konusu parselin etrafında ticari yapılaşmalar bulunduğu, dava konusu taşınmaza nazaran daha kıymetli olduğunun belirtildiği, bu noktada Dairece Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden parsellerin konumları karşılaştırıldığında rapor içeriği yerinde görülmüştür. Yine davalı tarafın istinaf başvurusunda belirttiği parsellerle dava konusu taşınmazın aynı özelliklere haiz olmadığı kanaatine varıldığı, dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin yerinde olduğu, metrekare birim bedelinin aynı bölgeden geçen taşınmazlara biçilen metrekare birim bedeli ile uyumlu olduğu belirtilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf isteminde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/8309, K. 2025/5356, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-8309-e-2025-5356-k-6a0053b846d7