Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8310 E. 2025/5358 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8310
- Karar No
- 2025/5358
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3741 Esas, 2024/1027 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/197 Esas, 2022/66 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., ... köyü 115 ada 89 sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen kamulaştırma bedelinin davacı tarafa ödenmesine, kamulaştırılan taşınmazın tapusunun iptali ile dava konusu taşınmazın tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece dava konusu taşınmaz için belirlenen kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrası olan tarihten karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesi yönünde hüküm kurulduğunu, yargılamanın uzamasının müvekkili kuruma atfedilecek bir kusur olmadığından kararın kaldırılması gerektiğini, davalarının 15.02.2021 tarihinde açıldığını; ancak tensiple ilk duruşma tarihi üç ay sonrasına bırakıldığını, bu nedenle müvekkili kurum aleyhine faize hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazda tarla vasfında olduğunu, taşınmaz bir an için arsa olarak kabul edilse bile alınan emsal taşınmazın hatalı olduğunu, emsal satışın kimler arasında olduğunun belli olmadığını, dava konusu taşınmazın değeri belirlenirken değeri yüksek taşınmazların emsal olarak alınmasının bedel arttırma amacına yönelik olduğunu, dava konusu taşınmazın m² birim değeri belirlenirken objektif kriterleri dikkate almaksızın soyut bir takım değerlendirmelerde bulunduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının eksik inceleme sebebiyle kaldırılmasını, müvekkil idare lehine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın vasfının arsa olarak kabul edilmesine rağmen tarla fiyatları seviyesinde bir fiyat belirlendiğini, dava konusu taşınmaza çok düşük bedel belirlendiğini, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmaz kıyaslamasının hatalı yapıldığını, aynı bölgeden başka bir emsal satışın daha fazla bir bedelle satıldığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda somut emsal olarak alınan Kocaeli ili, ..., ... 131 ada 411 parsel sayılı taşınmazın yararlanılan 28.01.2020 tarihli satışının serbest bir satış olup uygun olduğu, söz konusu parselin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında olduğu, yol alanında kaldığı, kadastral parsel niteliğinde olduğu, emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın yakın mesafede oldukları, dava konusu taşınmazın değerleme tarihi itibari ile değerleme oranının somut emsalin %109'u değerinde olduğu kabul edilerek 2021 yılı itibarıyla metrekare birim fiyatının 300,00 TL olarak belirlendiği, sonuç olarak belirlenen birim fiyatının yerinde olduğu, Dairelerinin 2022/1791 Esas sayılı dosyasında görülen dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan ... 131 ada 985 parsel sayılı taşınmazın arsa vasfında kabul edilerek 2021 yılı itibarıyla belirlenen 300,00 TL/m² Dairelerince uygun bulunduğu ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/6721 Esas, 2024/973 Karar sayılı kararı onandığı, yine Dairelerinin 2022/157 Esas sayılı dosyasında görülen dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan ... 131 ada 1004 parsel sayılı taşınmazın arsa vasfında kabul edilerek 2021 yılı itibarıyla belirlenen 300,00 TL/m² Dairelerince uygun bulunduğu ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/6461 Esas, 2024/974 Karar sayılı kararı onandığı da dikkate alındığında, dava konusu taşınmazın bu parsellerle olan konumu da dikkate alındığında 131 ada 994 parsel için 2021 yılı itibarıyla belirlenen 300,00 TL/m² birim fiyatının yerinde olduğu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi ve dava 4 aylık süre içerisinde sonuçlandırılmadığından tespit edilen kamulaştırma bedeline 4. ayın bitiş tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi de doğru görülerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, ilaveten yaşanan enflasyon nedeniyle kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından davalı vekilinin faize ilişkin talebinin temyiz sebebi olarak değerlendirmesi yapılmamıştır. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.