Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9411 E. 2025/5366 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9411
Karar No
2025/5366
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2486 Esas, 2024/1200 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/329 Esas, 2022/437 Karar Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., ... köyü eski 5306, 5307 ve 1754 ada 17 parsel sayılı taşınmazlarda davalı idare tarafından yapılan imar uygulaması nedeniyle bedele dönüştürülen müvekkillerinin payına takdir edilen bedelin artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; 07.09.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Geçici 12 nci madde uyarınca hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili idare adına uzlaşma talep edilmesi için Mahkemece süre verilmesi yönünde talepte bulunduklarını, harç ve vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz için talep edilen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve artırılan bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 07.09.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak 2942 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci madde uyarınca hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili idare adına uzlaşma talep edildiği hâlde Mahkemece süre verilmesi yönünde bir ara karar kurulmadığını, harç ve vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazlar için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, tek satışın emsal alınarak değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, yeterli emsal araştırması yapılmadığı gibi emsal karşılaştırmasının da kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, emsal alınan taşınmazın dava konusu taşınmazlar ile benzer niteliklere sahip olmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmazlara imar uygulamasının tapuya tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi kabul edilerek emsal karşılaştırması yapılmak sureti ile tespit edilen ipotek bedelinin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihine güncellenerek ipotek bedelinin artırılarak davacıya ödenmesine karar verilmiş olması kanuna uygun olduğu gibi imar uygulanmasından kaynaklanan bedele ilişkin uyuşmazlıklarda uzlaşmanın dava şartı olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına idarece takdir edilen karşılığının artırılması istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki İstanbul ili, ..., ... köyü eski 5306, 5307 ve 1754 ada 17 parsel sayılı taşınmazlara 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci madde uyarınca uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınıp emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosuna göre dava tarihine güncellenmesi suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9411, K. 2025/5366, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9411-e-2025-5366-k-c33bb2133e3f