Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3655 E. 2025/12401 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3655
Karar No
2025/12401
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2268 E., 2025/144 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/120 E., 2024/392 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde,; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı .... Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde 2014 yılında temizlik personeli olarak işe başladığını, 2018 yılında 696 sayılı KHK ile kadroya geçtiğini ve şef olarak çalıştığını, 19.10.2019 tarihinde 07.00-17.00 vardiyasında temizlik personeli şefi olarak çalışırken hafta içinde taşımaları yapılan ve taşımaları hafta sonuna sarkan açık otoparkta bulunan araçların giriş ve çıkışlarını engellemesi sebebi ile başhekim tarafından kaldırılmaları için talimat verilen ve ivedilikle taşınması istenilen hurdaya çıkmış hasta yataklarının hurdalığa taşınması sırasında iş kazası geçirdiğini, taşıma esnasında rampanın yana doğru açıldığını, davacının ayağı kayarak dizinin iki rampa arasına doğru boşluğa döndüğünü, çalıştığı Kurumun ortapedi servisinde ameliyat edildiğini, daha sonra fizik tedavi gördüğünü, iş kazasından kaynaklı psikiyatri servisinde hala ilaçlı tedavi gördüğünü, buna rağmen Kurum yönetimi tarafından çalışma koşullarının müvekkili aleyhine zorlaştırıldığını, müvekkili hakkında 13.1 oranında sürekli iş göremezlik derecesi tespiti yapıldığını, dava tarihi itibari ile müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığını, kaza nedeni ile yürümekte zorluk çektiğini, temel hareketleri yapmakta zorlandığını, ortopedik hasta haline geldiğini, ağır bunalım yaşadığını ve manevi zarara uğradığını belirterek, maddi tazminat talebine ilişkin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak davası yoluyla 1.000 TL maddi tazminat ile 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 03.09.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini .1.282.380,95 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşamına uğradığını, davacının herhangi bir şikayeti (ceza davası) olmamasına rağmen tazminat talepli dava açmasının iyi niyetten uzak olduğunu, yaşanan olayla doğrudan illiyet bağı kurulmadan hüküm verilmemesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumundan aldığını iddia ettiği maluliyet raporunun kabulünün mümkün olmadığını, halen hastanede görev yaptığını, maaşında bir eksilme meydana gelmediğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...SGK tarafından yapılan tahkikat sonunda 19.10.2019 tarihinde meydana gelen kazanın iş kazası olduğu, işveren İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi ünvanlı iş yerinin %90 oranında, sigortalı ...'ın %10 oranında kusurlu olduğu, Kurum Sağlık Kurulu kararı ile maluliyet oranının %13,1 olduğu ve kontrol muayenesi gerekmediği tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan 04.04.2024 tarihli kusur raporu ile davalı ... Bakanlığının %80 oranında, davacının %20 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir... Mahkememizce alınan 20.08.2024 tarihli aktüerya hesap raporu ile davacının Kurum tarafından karşılanmayan geçici iş göremezlik dönemine ilişkin maddi zararının bulunmadığı, sürekli iş göremezlik dönemine ilişkin Kurum tarafından karşılanmayan 1.282.380,95 TL maddi zararının olduğu tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ile davacının davalıya ait iş yerinde çalışırken 19.10.2019 tarihinde %13,1 oranında malul kalacak derecede iş kazası geçirmesi nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığı, Kurum tarafından karşılanmayan maddi zararının 1.282.380,95 TL olduğu, olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur ve sosyo-ekonomik gelir durumları, paranın alım gücü, manevi tazminat miktarının zenginleştirici ve fakirleştirici miktarda tayin olunamayacağına dair ilkeler dikkate alınarak takdiren 85.000,00 TL manevi tazminata hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ..." gerekçesiyle, "Davanın kısmen kabulü ile 1.282.380,95 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 19.10.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 85.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.10.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine.." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, kazanın üzerinden uzun yıllar geçtikten sonra herhangi bir şikayet yahut başvuruda bulunulmadığı halde sonradan davanın açılarak zenginleşme vasıtası olarak kullanıldığı, olayın iş kazası olduğuna ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı, faiz başlangıcının olay tarihi olarak kabulünün hatalı olduğu, kazanın davacının kendi kusurlu eyleminden kaynaklı olduğu, kusura ilişkin alınan raporun eksik ve yetersiz olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenleri ile göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/3655, K. 2025/12401, T. 24.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-3655-e-2025-12401-k-5359bfd3affa