Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8087 E. 2025/8496 K.

Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8087
Karar No
2025/8496
Karar Tarihi
Konu
Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/903 Esas, 2024/883 Karar DAVA TARİHİ : 30.06.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/639 Esas, 2022/241 Karar

Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

Davalılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.05.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü taraf vekilleri duruşmaya katılmadıklarından incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların şahsi kullanımları için özel garaj/otopark ve taş fırın yaptığı ve bu sebeple davacının girişinin daraldığı ve kapandığı; taş fırın sebebiyle dumanının davacının dairesine girmesi suretiyle davacıyı aşırı rahatsız ettiği, evinin görüntü ve kullanımını engellediği belirtilerek kapalı özel otopark ile taş fırının kaldırılmak suretiyle ortak alana müdahalesinin önlenerek eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taşınmazda 5 numaralı dairenin maliki olduğunu, geri kalan bölümlerin davalı müvekkiller adına tescilli olduğunu, söz konusu taşınmaz 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanun (634 sayılı kanun) hükümlerine tabi olduğunu, sağanak yağış olduğu dönemlerde bahsedilen taşınmazın arka kısmında kalan ortak kulanım alanında defalarca seviyesi yarım metreyi aşan ve binanın temeline giden su birikmeleri görüldüğünü, bu birikmeler zamanla binanın temeline zarar vermeye başladığını, binanın sağlamlığı üzerinde olumsuz bir etki yarattığını, bina içerisinde yaşayan kişilerin güvenliği için bahsedilen alana beton dökülmesi ve dökülen betonun üzerine bölgeyi yağmurdan korumak amacıyla etrafı açık olacak şekilde sadece alanın üst kısmını kapatan bir sundurma yapılarak bu durumun engellenmesi amaçlandığını, öncesinde davacının da rızasına başvurduklarını ancak bu isteklerini geri çevirdiğini, bunun üzerine müvekkillerinin 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinde belirtilen beşte dört çoğunluğu sağladıkları için bu zorunlu onarım işini davacının rızası olmadan gerçekleştirdiklerini, dava dilekçesinde bahsedilen ilavelerin davacının giriş çıkışını engellediği iddiasının asılsız olduğunu, davacının yaklaşık bir yıl önce söz konusu adresten taşındığını, davacının giriş çıkışının engellenmesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, zira davacının söz konusu taşınmaza giriş çıkış dahi yapmadığını, davacının oradaki girişi kullanıyor olsa dahi bu tamire müsaade etmek zorunda olduğunu, davacının bahsettiği bir diğer yapı olan taş fırının ise ortak kullanım amacıyla yapıldığını, davacının yaklaşık bir yıl önce bahsi geçen daireden taşındığını, işbu dairenin davacının taşındığı tarihten bu yana kullanılmadığını, ayrıca bahsi geçen bacanın çıkışına yapılan metal eklenti dumanın doğrudan dairelere girmesini de engellediğini, müvekkillerinin davacıya karşı kötü niyetli olduklarını gösterir nitelikte herhangi bir davranışları veya söylemleri bulunmadığını, aksine davacı şahıs yaklaşık 25 senedir binanın elektrik, temizlik, tamirat, tadilat, boya, badana ve onarım giderlerinin hiçbiri için payına düşen ödemeyi yapmayarak kötü niyetle hareket ettiğini gösterdiğini, 634 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi uyarınca davacı bu giderlere payı oranında katılmak zorunda olmasına rağmen ödeme yapmadığını, müvekkilleri son çare olarak ... Noterliğinin 05.07.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıdan bugüne kadar yapılmış olan giderlerin payına denk gelen kısmı olan 4.103,00 TL tutarındaki ödemeyi 7 gün içerisinde yapmasını talep ettiğini, ayrıca tarafların aralarında yapmış oldukları sözleşme uyarınca hem ön hem arka taraftan iki farklı kısım davacıya ayrılmışken müvekkillerin kendilerine ait olan kısma ortak kullanım amacıyla inşa edilmiş taş fırını ve zorunlu onarım kapsamında yapılmasına rağmen giderlerine hiçbir şekilde ortak olmadığı beton dökülmüş ve üzeri sundurma ile kapatılarak tamir edilmiş alanı haksız bir şekilde dava konusu yaptığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile garajın/sundurmanın imar yönetmeliğine aykırı olduğu ve taş fırının dumanın kat maliklerine rahatsızlık verebileceği, bu nedenle eski hale getirilmesi istenen tadilatların 634 sayılı Kanun'un 18... uncu maddelere aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne; dava konusu Kocaeli ili, ..., Mahallesi, 3076 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kain Kat İrtifakı Kurulu anagayrimenkulün ortak alanı niteliğinde, mimari projesinde açık alan gözüken bahçe kısmında 4x1=44m² demir doğrama üzeri trapez sacla çatısı yapılarak inşa edilen sundurma ve 160/180 cm boyutlarında taş fırın inşa edilmek suretiyle yapılan mühalenin men'ine, bahçe kısmında 4x1=44m² demir doğrama üzeri trapez sacla çatısı yapılarak inşa edilen sundurma ve 160/180 cm boyutlarında taş fırının kaldırılarak/sökülerek mimari projeye uygun şekilde eski hale getirilmesine, müdahalenin meni için davalılara iki hafta süre verilmesine, bu süre içerisinde müdahalenin giderilmemesi halinde masrafların davalılardan alınmak suretiyle davacı veya davacının belirleyeceği 3. kişi tarafından projeye uygun şekilde müdahalenin giderilerek eski hale getirilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının her ne kadar yapılan ilavelerin davacının giriş çıkış yaptığı kapının bulunduğu dar alana yapıldığını iddia etmişse de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, binanın giriş ve çıkışlarının başka bir yerden yapıldığını, onarım yapılan kısmın binanın arka tarafında kaldığını, yapılan onarımların zorunlu tamirlerden oluştuğunu Yargıtayın emsal içtihatlarında belirtildiği üzere 634 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi uyarınca davacının binanın ortak giderlerine katılmak zorunda olduğunu, ancak davacının 25 sene boyunca bu hususta hiç bir yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının tamamen kötü niyetle hareket ederek sözleşme uyarınca hem ön hem arka taraftan iki farklı kısım kendisine ayrılmışken davalılara ait olan kısma ortak kullanım amacıyla inşa edilmiş taş fırını ve zorunlu onarım kapsamında yapılmasına rağmen giderlerine hiçbir şekilde ortak olmadığını, beton dökülmüş ve üzeri sundurma ile kapatılarak tamir edilmiş alanı haksız bir şekilde dava konusu ettiğini, kaldı ki davalılar tarafından inşa edilen eklentilerin ne yasak işler sınıfında ne de oybirliği ile yapılması gereken işler sınıfında yer almadığını, davalıların inşa ettiği yapıların belirtilenler dışında kaldığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, kanuna uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da olmadığı, dava konusu ortak alan olan bahçeye demir doğrama üzeri trapez sacla çatısı yapılarak inşa edilen sundurma ve 160/180 cm boyutlarında taş fırının mimari projeye aykırı olduğu, davalıların sayı ve arsa payı çoğunluğu dahi yapılan projeye aykırı imalatların imar yönetmeliğine aykırı olduğu ve davalının ortak alandan istifadesini engellediği gibi rahatsızlık verdiği, mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3. Buna karşın, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 30 uncu maddesinde bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair ilamların infazı düzenlenmiş olup, mahkemece yapılacak işe hükmedilmesi ve hükmedilen işin yapılması için 634 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi gereğince uygun bir süre verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, kararın infazı aşamasında gözönünde bulundurulacak eski hale getirme masraflarının davalıdan alınmasına hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,

2.Dairemizce resen yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA; İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasındaki "Bu süre içerisinde müdahalenin giderilmemesi halinde masrafların davalılardan alınmak suretiyle davacı veya davacının belirleyeceği 3. Kişi tarafından projeye uygun şekilde müdahalenin giderilerek eski hale getirilmesine," cümlesinin çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/8087, K. 2025/8496, T. 27.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-8087-e-2025-8496-k-57f5f9742b17