Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4881 E. 2025/2440 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4881
Karar No
2025/2440
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/367 Esas, 2024/667 Karar Avukat ... KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/65 Esas, 2023/940 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Samsun ili, ilçesi, Mahallesi 1177 ada 37 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından tespit edilen kamulaştırma bedelini kabul etmediklerini, taşınmazın şehrin çok değerli bir bölgesinde olduğunu ileri sürerek kamulaştırma bedelinin gerçek değeri üzerinden tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin 15.09.2022 tarihli ve 1339 sayılı Samsun Büyükşehir Belediyesi Encümeni kararının iptali istemi ile dava açılacağını, dava konusu parsele belirlenen bedelin çok düşük olduğunu, hakkında iptal kararı verilen bir imar planı ile ilgili olarak kamulaştırma kararı alınamayacağı hususu davacı tarafından göz ardı edilerek açılan işbu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın bedelinin yüksek belirlendiğini, hükme esas rapordaki verilerin hatalı olduğunu, yapı bedelinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın bedelinin düşük belirlendiğini, hükme esas rapordaki verilerin hatalı olduğunu, yapıda yıpranma payı oranının yüksek alındığını, enflasyon karşısında zarara uğranılmaması için Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda faiz başlangıç tarihi ve faiz oranlarına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın bedelinin düşük belirlendiğini, hükme esas rapordaki verilerin hatalı olduğunu, tek heyetten rapor alındığını, enflasyon karşısında zarara uğranılmaması için Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda faiz başlangıç tarihi ve faiz oranlarına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, üzerindeki yapılara ise aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinin yerinde olduğu belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Davalı ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak bedelinin belirlenmesi yöntem itibarıyla doğru olduğu gibi üzerindeki yapıya ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması gerekmekte ise de faize ilişkin olarak davacı idare vekilinin açık temyizi bulunmadığından bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. 4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın zeminine değerlendirme tarihi olan 19.01.2023 tarihi itibarıyla 9.076,78 TL/m² değer biçildiği; dava konusu taşınmaza bitişik konumda bulunan aynı yer 1177 ada 36 parsel sayılı taşınmaza 26.12.2022 değerlendirme tarihi itibarıyla Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.07.2023 tarihli ve 2022/1045 Esas, 2023/589 Karar sayılı kararı ile 8.853,90 TL/m² birim bedeli üzerinden değer biçilmiş olup, iş bu karar Dairemizin 2024/4696 Esas sayılı dosyasında kayıtlı olduğu anlaşılmakla birlikte dava konusu taşınmaza benzer nitelikteki komşu parsellerle ilgili olarak aynı kamulaştırma kapsamında açılan davalarda ise, 1176 ada 31 parsel sayılı taşınmazın zeminine 07.03.2023 değerlendirme tarihi itibarıyla 9.372,36 TL/m² değer biçildiği, tarafların temyizi üzerine Dairemizin 2024/4686 Esas, 2025/865 Karar sayılı kararıyla onandığı; 1176 ada 33 parsel sayılı taşınmazın zeminine 23.02.2023 değerlendirme tarihi itibarıyla 9.340,00 TL/m² değer biçildiği, tarafların temyizi üzerine Dairemizin 2024/4677 Esas, 2025/586 Karar sayılı kararıyla onandığı anlaşılmış olup komşu parseller için belirlenen birim metrekare bedellerden ayrılma nedenleri hususunda ek rapor alınmadan karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Taraf vekillerinin temyiz itirazları kısmen yerinde olduğundan, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek hâlinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler. Bu nedenle somut olayda; davalı tarafın Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (Davalılar vekillerinin istinaf ve temyiz dilekçelerindeki; faize ilişkin talepleri) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve faize ilişkin temyiz talebinde bulunan davalılar hakkında “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir. Hâl böyle iken, davacı idare vekilinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir talebi bulunmadığından "taleple bağlılık ilkesi" kapsamında temyize konu kararın faize ilişkin olarak eleştirilmekle yetinilmesi yönündeki kısmı bakımından sonucu itibarıyla, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin ise ek rapor alınması için kararın bozulması yönünde gerekçeleriyle birlikte katıldığım çoğunluk kararının "3 No.lu "Değerlendirme bendinde" belirtilen ve Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümezliği ilkesini derdest haldeki somut davaya ilişkin olarak da değerlendiren ifadeler içeren görüşünün sebep ve gerekçesine katılmıyorum. 24.02.2025

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4881, K. 2025/2440, T. 24.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-4881-e-2025-2440-k-06c1f6d15d38