Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4854 E. 2025/9521 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4854
Karar No
2025/9521
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/896 Esas, 2023/1000 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisine ait davaya konu ... ili, ..., ... Mahallesi 11 ada 41, 44, 49 ve 76 parsel sayılı taşınmazlara davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığından bahisle usulsüz el atılan taşınmazların değerinin tespiti ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 221 sayılı Amme Hükmi Şahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanun (221 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca idare adına tescilli taşınmaz olduğunu ileri sürerek dava açılmasına ilişkin hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde; özel mülkiyete konu olamayan vakıf malı taşınmaz hakkında hak sahipliğinden söz ederek kamulaştırma bedeli talep edilmesinin söz konusu olamayacağını, davanın 221 sayılı Kanun uyarınca reddinin gerektiğini, davanın ... Genel Müdürlüğü'ne ihbar edilmesi gerektiğini, tespit edilen bedelin fahiş olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 221 sayılı Kanun'un 04.08.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan, 21.04.2022 tarihli ve Anayasa Mahkemesinin 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olup, yayım tarihinden itibaren 9 ay sonra iptal kararı yürürlüğe girdiği, mahkeme kararının sonuç itibarıyla uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın vakıf malı niteliğinde olduğunu, kök parselin 1950 yılında kadstro tespiti ile oluştuğunu, dava konusu taşınmazların bu parselden ifraz olduğunu, 221 sayılı Kanun'a göre davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. ... ili, ..., ... Mahallesi 11 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti ile davacılar murisinin de arasında olduğu, o tarihteki malikleri adına 14.08.1950 tarihinde tescil edildiği, davacılar murisinin ayrıca 18.12.1953 tarihinde bir kısım payları satın aldığı, kök parselin ifrazı sonucu 11 ada 7, 8, 12 ve 29 parsellerin oluştuğu, davalı tarafından 221 sayılı Kanun uyarıca açılan dava sonunda bu parsellerden ifrazen oluşan 11 ada 41, 44, 49 ve 76 parsellerin ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/874 Esas, 1967/818 Karar sayılı kararı ile davalı adına tesciline hükmedildiği ve bilahare 16.10.1974 tarihinde tapuya tescil edildiği, taşınmaza 09.10.1956 tarihinden çok önce taksim su isale hattı olarak el atıldığı anlaşılmaktadır. 3. 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 4 üncü maddesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/ 352 Karar Sayılı kararları ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar sayılı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.4.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idare vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4854, K. 2025/9521, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-4854-e-2025-9521-k-931eaccf5806