Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4732 E. 2024/9942 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4732
Karar No
2024/9942
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/444 Esas, 2023/584 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen 2012/560 Esas sayılı davalar ile ilgili olarak, 8516 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 8515 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... yönünden davanın reddine, birleştirilen 2023/158 Esas ve 2023/161 Esas sayılı davalar ile ilgili olarak, 8515 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar ... vd. ile davalı idareler vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl ve birleştirilen 2012/560 Esas sayılı dosyada davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; Kayseri ili, ...ilçesi, ....Mahallesi, 2384 parsel (yeni Germir Mahallesi 8515 ada 1 parsel) sayılı taşınmazın uzun yıllardır imarda kamuya özgülendiğini ve tasarruf hakkının kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. 2. Birleştirilen 2023/158 Esas ve 2023/161 Esas sayılı dosyaların davacıları vekili dava dilekçesinde özetle; Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, Germir Mahallesi 8515 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 30 yıldır kamuya özgülenmiş olduğundan, birleştirme talebinde de bulunarak tasarruf hakkının kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uzlaşma için başvurulmadığını, husumetin kendilerine düşmediğini, faiz talebini de kabul etmediklerini beyan etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uzlaşma yoluna gidilmediğini, fiilen el atılmadığından dava açma hakkının bulunmadığını beyan etmiştir. III. MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 21.11.2012 tarihli ve 2011/30 Esas, 2012/502 Karar sayılı kararı ile davanın asıl ve birleştirilen 2012/560 Esas sayılı davaların davalı ... yönünden kabulüne, davalı Malikgazi Belediye Başkanlığı yönünden reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... Büyükşehir Başkanlığı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; taşınmazın fiilen el atılan kısmı yönünden, davacı tarafça; 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Geçici 6 ncı maddede öngörülen uzlaşma yoluna gitmek üzere ilgili idareye başvuru şartı yerine getirilmeden dava açıldığı anlaşıldığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115/2 nci maddesinin birinci cümlesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, taşınmazın fiilen el atılmayan bölümü yönünden ise 6100 sayılı Kanun'un 114/1-b ve 115/2 nci maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulduğundan sair yönler incelenmeksizin, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. Yargıtay (Kapanan) 18. Hukuk Dairesinin yukarıdaki belirtilen karara karşı davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 4. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; karar düzeltme isteminin kabulü ile bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş; ancak fiilen el atılmayan taşınmaz bölümü yönünden projesinde yol olması nedeniyle fiilen el atılan kısım dışında kalıp projesinde ... alan olarak gösterilen yere herhangi bir el atma olmadığı yol ile proje bütünlüğü de oluşturmadığı, mahkemece de kabul edildiği gibi hukuken el atıldığı dikkate alındığında davacı tarafın mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamanın, dava konusu taşınmazın, genel ve düzenleyici bir işlem olan imar planıyla kamu hizmetine özgülenmesinden ve bu planda öngörülen kamulaştırma işlemlerinin zamanında yapılmamasından kaynaklandığının kabulü ile idari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkin davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uyarınca idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden, 6100 sayılı Kanun'un 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca bu kısma yönelik davanın usulden reddine ilişkin hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi ve karar tarihinden sonra 11.06.2013 günü yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'un değiştirilen Geçici 6 nci maddesinin 7 ve 13 üncü fıkralarıyla getirilen “Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir.” ve “…bu fıkra kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır.” düzenlemeleri karşısında taraflar yararına maktu vekâlet ücreti takdir edilmesi ve maktu harca hükmedilmesi gerektiğinin dikkate alınmamış olması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 26.03.2015 tarihli ve 2015/20 Esas, 2015/118 Karar sayılı kararı ile ilk hükümde direnilmesine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 02.12.2016 tarihli ve Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca yapılan incelemede; taşınmaza değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş; ancak taşınmazda 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci madde uygulaması yapılarak davacıların bu parseldeki paylarının farklı parsele gittiği ve tapuya tescil edilmiş olduğu anlaşıldığından, oluşan yeni tapu kaydının aslı ilgili tapu müdürlüğünden, 18 inci madde uygulamasına ilişkin tüm bilgi ve belgeler ise ilgili belediye başkanlığından temin edildikten sonra yeni tapu kaydına göre fiili el atmanın bulunup bulunmadığı ve bu yerlerin imarda kamuya tahsis edilip edilmediği hususları belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 11.11.2020 tarihli ve 2018/432 Esas, 2020/325 Karar sayılı kararı ile 8516 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 8515 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davalı ... yönünden asıl ve birleştirilen 2012/560 Esas sayılı davaların reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; bozma ilamına uyularak Melikgazi ilçesi, Germir Mahallesi 8515 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamına el atıldığının kabulü ile davacılar paylarının belirlenmesinde, hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilen davalı ... lehine tek maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle, davalı ... vekilinin tüm, asıl ve birleştirilen davanın davacıları ile davalı ... vekillerinin ise sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek, son bozma kararı öncesinde, proje bütünlüğü de gözetilerek bedeline hükmedilen 11262 ada 3 (eski 2384 parsel) parsel sayılı taşınmazın tamamının imar planında 40 metrelik ana arterleri birleştiren kavşakta kalması nedeniyle sorumluğun Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş olup, bozma kararı sonrasında, anılan taşınmazın 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi uygulaması ile 8515 ada 1 ve 8516 ada 3 parsele şuyulandırıldığı, 3 parsel sayılı taşınmazın konut alanında kaldığı ve fiilen el atmanın bulunmaması nedeniyle davalılar aleyhine hüküm kurulmadığı, 1 parsel sayılı taşınmazın tamamının imar planında belediye hizmet alanında bulunması ve 90,17 m²lik kısmına fiilen asfalt yapılmış olması nedeniyle proje bütünlüğü gözetilerek, tamamındaki davacılar payları karşılığına hükmedilerek, hisseleri oranında tescil hükmü kurulması doğru ise de; belediye hizmet alanının sorumluluğunun hangi belediyeye ait olduğu ve taşınmaza fiilen el atan idare araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bozma öncesi Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu tutulmuş olması ve bu hususta bozma yapılmadığından bahisle eksik inceleme ile Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulması, ve asıl ve birleştirilen davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderinin tamamından davalı idarenin sorumlu olduğunun kabulü doğru olup, yine davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu gözetilerek ıslah edilen miktar üzerinden davacılar yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul edilen miktar üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesinden dolayı hükmün bozulmasına karar verilmiştir. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen 2012/560 Esas sayılı davalar ile ilgili olarak, 8516 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 8515 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... yönünden davanın reddine, birleştirilen 2023/158 Esas, 2023/161 Esas sayılı davalar ile ilgili olarak, 8515 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen 2012/560 Esas sayılı dosyanın davacıları vekili ile davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Asıl ve birleştirilen 2012/560 Esas sayılı dosyaların davacıları ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; 8516 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığını, 8515 ada 1 parsel sayılı taşınmaz takdir edilen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili, sadece asıl ve birleştirilen 2012/560 Esas sayılı dosyaya hasretmiş olduğu temyiz dilekçesinde özetle; yönünden aleyhe yargılama giderine hükmedilmemesi ve lehe vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili sadece birleştirilen 2012/560 Esas sayılı birleştirilen dosyaya hasretmiş olduğu temyiz dilekçesinde özetle; hesaplamalı kabul etmediklerini, husumetin kendilerine düşmediğini, el atmanın kaldırıldığını ve bozma öncesi karar esas alınarak yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştinne Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: "... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi. ” 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile "... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına... ” karar verilmiştir. 4. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleştirilen 2012/560 Esas sayılı dosyanın davacıları ... vd. vekili ile davalı idareler vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davacılar ve davalı ... Belediye Başkanlığından peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, aşağıda yazılı kalan temyiz harcın Melikgazi Belediye Başkanlığından alınmasına,17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4732, K. 2024/9942, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-4732-e-2024-9942-k-ee5507de0d92