Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11188 E. 2025/9186 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11188
Karar No
2025/9186
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1474 Esas, 2024/1484 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçenin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... ili, ..., ... Mahallesi 20023 ada 3 parsel sayılı taşınmaza davalı kurumun haksız olarak el attığını, taşınmazın imar planında ''... Spor Tesisi" olarak ayrıldığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kamulaştırmasız el atma bedeli olarak 8.000.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, fiili el atma bulunmadığını, imar planında ''... Spor Tesisi" olarak ayrılmasında kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, Gençlik ve Spor Bakanlığının sorumlu olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.İhbar olunan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Bakanlığın herhangi bir dahili ve kusuru bulunmadığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, taşınmazın kamulaştırmasını yapma görevi ve yetkisinin müvekkili Bakanlığa ait olmadığını, ilçe belediyesinin sorumlu olduğunu beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, tespit edilen kamulaştırmasız el atma bedelinin davacı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı kuruma karşı ilk başvurularının 19.10.2015 tarihinde olduğunu, ilk davaların da 23.10.2015 tarihinde açıldığını, bu tarihten sonra yaşanan hukuki süreç boyunca davalı kurum tarafından hiçbir adım atılmadığını, müvekkilinin zararının büyüdüğünü, dava harçlarının maktu olarak alınması nedeniyle karşı taraf lehine nispi vekâlet ücreti takdirinin hatalı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen bedelin tümüne dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın açık spor tesis alanı olarak planlı olduğunu, fiili el atmalarının söz konusu olmadığını, hukuki el atmanın gerçekleşebilmesi için 5 yıllık süre geçmiş olması gerektiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, husumetin Gençlik ve Spor Bakanlığına yöneltilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların gözetilmeksizin hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, emsal taşınmazın emsal olma özelliğine sahip olmadığını, emsal taşınmaz ve dava konusu taşınmazın mukayesesinin doğru yapılmadığını, mahkeme harçları ve vekâlet ücretinin maktu olarak alınması gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın dava tarihi olan 14.02.2023 tarihi itibarıyla metrekare birim fiyatının 24.673,24 TL olarak kabulünün yerinde olduğu, ancak dava konusu taşınmaza hukuken el atılması nedeniyle vekâlet ücreti takdiri gerekirken nispi vekâlet ücreti takdirinin hatalı olduğu, öte yandan; 18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarına ilişkin olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkin açılan eldeki davanın kısmen reddedilmesi halinde dahi davacıların yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ile sorumlu tutulması mümkün olmadığından, davanın reddedilen kısmı yönünden davacılar aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğu, ancak bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş ayrıca, uzun süren yargılama neticesinde davacının zararının daha da arttığını, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin kanuna ve hakkaniyete aykırı olacağını ileri sürmüştür. 2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş ayrıca davalı idare yönünden vekâlet ücretinin kaldırılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tespiti ve davalı idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. 3. Buna karşın, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza değer biçilirken emsal alınan taşınmazın farklı mahallede olduğu ve .... Belediye Başkanlığının 06.12.2022 tarihli yazısına göre emsal taşınmazın içinde bulunduğu alanın imar uygulamasına ilişkin encümen kararlarının İdare Mahkemesince iptal edildiği gözetildiğinde emsal taşınmazın imar parseli kabul edilmek suretiyle bedel belirlendiğinden rapor inandırıcı görülmemiştir. 4. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu hâlinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11188, K. 2025/9186, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11188-e-2025-9186-k-6cf98c4e2ddf