Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4265 E. 2025/580 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4265
Karar No
2025/580
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/1065 Esas, 2024/49 Karar DAVALILAR : 1. ... vd. vekili Avukat ... 2. ... vekili Avukat ... 3. ... DAVA TARİHİ : 31.08.2016 KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare vekili, davalılar ... vd. vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, ...,... Mahallesi 234 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarece teklif edilen bedelin çok düşük olup kabul edilemeyeceğini, hesaplamanın hatalı yapıldığını savunarak taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemiştir. 2. Davalılar ... ve ... usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.09.2019 tarihli ve 2018/572 Esas, 2019/241 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili, davalılar ... vd. vekili, davalı ... ve davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli ve 2020/1584 Esas, 2022/1696 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili, davalılar ... vd. vekili ile davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmediği, davacı idarece düzenlenen kıymet takdir komisyonu raporunda dava konusu taşınmazın üzerinde 5 yaşında 98 adet ceviz ağacı ile 5-6 yaşında 11 adet asma ağacı bulunduğunun tespitine yer verildiği, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda ise ceviz ağaçlarının kaç yaşında olduğu açıkça belirtilmeden soyut ifadelerle verim çağında olduğu kabul edilip kapama ceviz bahçesi olarak nitelendirilen taşınmaza net ceviz geliri üzerinden değer biçildiği, kıymet takdir raporu ile dosya içerisindeki mevcut fotoğraflar dikkate alınarak taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların yaşı net olarak tespit edilip 2016 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü veri cetveli getirtilerek alınacak raporun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, çelişkili rapora dayanılarak karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedele davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 01.01.2017 tarihinden ilk karar tarihi olan 09.10.2017 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalılara tapudaki hisseleri oranında ödenmesine, fazla depo edilen bedelin davalılardan hisseleri oranında alınarak davacı idareye iadesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, taşınmazın baraj gölü sahası içerisinde kalması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16 ncı maddesinin (C) bendi uyarınca tapudan terkinine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili, davalılar ... vd. vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, Kulp İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün veri ve maliyet cetvelinin Tarım ve Orman Bakanlığının TAMSİS (Tarımsal Maliyet Sistemi) veri tabanında yer almayıp denetimden geçmediğini, bu nedenle hesaplamada dikkate alınamayacağını, taşınmazın sulu tarım arazisi olarak değerlendirilemeyeceğini, hesaplama yapılırken ürün verim miktarının yüksek alındığını, son üç ya da beş yılın ürün verim ortalamasının alınması gerektiğini, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, uydu fotoğraflarında görülmeyen ürün ve mütemmim cüzler için bilirkişilerce hesaplama yapıldığını, dava konusu taşınmazın tamamının kapama bağ ve bahçe vasfında olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazları karşılanmadan karar verildiğini, İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün veri cetvelinin hesaplamada dikkate alınmasının doğru olmadığını, net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken ortalama verim miktarının esas alındığını, oysa dava konusu arazinin bakir ve çok verimli olduğunu, taşınmaz üzerindeki ceviz ağaçlarının tamamının tam verim çağında olmasına rağmen ürün verim miktarından % 15 oranında indirim yapılmasının doğru olmadığını, objektif değer artışı uygulanmamış olmasının kabul edilemeyeceğini, taşınmazın özellikleri dikkate alınarak en az % 50 oranında objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, hesaplamanın hatalı olduğunu, taşınmaz üzerindeki ağaçlar için maktuen değer biçilip arazi değerine eklenmesi gerektiğini, tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden dört ay sonra başlamak üzere yasal faiz işletileceğine dair düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, bu nedenle dava tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinafın kaldırma kararı sonrası düzenlenen duruşma gün ve saatini bildirir tensip tutanağının davalıya tebliğe çıkarılmadığını, davalının adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, hesaplamanın eksik ve hatalı yapıldığını, dava konusu taşınmazın değerinin tespitinde objektif ölçütlerin dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, kamulaştırma bedelinin karar tarihi itibarıyla tespit edilmesi gerektiğini, dava tarihinden dört ay sonra işletilen yasal faizin enflasyonun çok altında kaldığını, mülkiyet hakkının ihlaline sebebiyet verdiğini, keşfin yapıldığı tarih itibarıyla İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü veri cetvelinin hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Kapama ceviz bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı uygun görülmüştür. 4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun'un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun'un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; ''İptal kararları geriye yürümez'' hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; ''Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme itiraz olunması iktiza eylemesine...'' gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; '' Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır'' genel hukukî prensibin hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.1017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması doğrudur. 5. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesi hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, bir kısım davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4265, K. 2025/580, T. 14.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-4265-e-2025-580-k-219b448a5b35