Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13520 E. 2025/9859 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13520
- Karar No
- 2025/9859
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/93 Esas, 2024/269 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu taşınmaz bedelinin tespiti ve taşınmazın tapudan yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 345, 476, 320 parseller ile 165 ada 6 parsel (eski 174 parsel) ve 166 ada 6 parsel (eski 184 parsel), 123 ada 127 parsel, 123 ada 275 parsel, 166 ada 8 parsel, 123 ada 115 parsel, 123 ada 126 parsel, 123 ada 143 parsel, 123 ada 165 parsel, 123 ada 390 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; idarece takdir edilen bedelin düşük olduğunu, kamulaştırma şerhinin konulduğu tarih olan 22.04.2010 tarihinden itibaren tespit edilecek kamulaştırma bedelinin faizi ile birlikte tahsilini ve taşınmazlar üzerinde ağaç ve bina bulunduğunu ileri sürmüştür. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.06.2015 tarihli ve 2013/323 Esas, 2015/192 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 03.06.2015 tarihli ve 2013/323 Esas, 2015/192 Karar sayılı kararına karşı taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazlardan 345, 476 ve 166 ada 6 parsel (eski 184) sayılı taşınmazlara arazi olarak değer biçen rapor geçerli olmadığı, dosya kapsamındaki 25.01.2019 tarihli ... Belediye Başkanlığının dava konusu 345 ve 476 parsel sayılı taşınmazların 1/1000 ölçekli uygulama imar planı içerisinde olduğunun, 166 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ise gelişme alan sınırı içinde bulunduğu gibi yol hizmetlerinden yararlandığı, mücavir alan içinde olduğu ve yerleşik alana 35 metre mesafede bulunduğunun bildirildiği cevabi yazısı ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazlar arsa vasfında olduğundan emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değer biçilmesi gerektiğinden yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, dava konusu taşınmazlardan 123 ada 115, 123 ada 126, 166 ada 6, 166 ada 8 parsel sayılı taşınmazların sulu tarım arazisi niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının % 4 uygulanması gerekirken bu oranın % 5 kabulü ile az bedel tespiti, dava konusu taşınmazlardan 123 ada 127, 123 ada 275, 123 ada 143, 123 ada 165, 123 ada 390 parsel sayılı taşınmazların kuru tarım arazisi niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının % 5 uygulanması gerekirken bu oranın % 6 kabulü ile az bedel tespiti, dava konusu taşınmazlardan 123 ada 115, 123 ada 143, 123 ada 275 parsel sayılı taşınmazların konumu ve bilirkişi raporunda yazılı özelliklerine göre objektif değer artışı oranının % 300, 123 ada 126, 123 ada 127, 123 ada 165, 123 ada 390 , 166 ada 8 parsel sayılı taşınmazların ise %350 olması gerekirken, daha düşük bir oran belirlenmek suretiyle eksik bedel tespiti doğru görülmeyerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 26.01.2021 tarihli ve 2019/297 Esas, 2021/22 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazların tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 26.01.2021 tarihli ve 2019/297 Esas, 2021/22 Karar sayılı kararına karşı taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunulmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 345, 476, 320 parseller ile 165 ada 6 parsel (eski 174 parsel) ve 166 ada 6 parsel (eski 184 parsel) sayılı taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi doğru olduğu gibi; kapama zeytinlik niteliğindeki 123 ada 127 parsel, 123 ada 275 parsel, 166 ada 8 parsel, 123 ada 115 parsel, 123 ada 126 parsel sayılı taşınmazlar ile kuru tarım arazisi niteliğindeki 123 ada 143 parsel, 123 ada 165 parsel, 123 ada 390 parsel sayılı taşınmazlara gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmediği; ancak bozma öncesi kapama zeytinlik niteliğindeki 123 ada 127 parsel, 123 ada 275 parsel, 166 ada 8 parsel, 123 ada 115 parsel ve 123 ada 126 parsel sayılı taşınmazların gelir metoduna göre belirlenen yıllık net geliri olan 451,45 TL’nin bozmaya konu edilmediği, bu hususun davacı idare lehine kazanılmış hak oluşturacağı hususu gözetilmeden, bozma sonrası yıllık net gelir 566,67 TL esas alınmak suretiyle fazla bedel tespiti,dava konusu taşınmazlardan 123 ada 127 parsel sayılı taşınmazın kuru kapama zeytinlik niteliğinde olduğu dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının % 5 uygulanması gerekirken, bu oranın % 4 kabulü ile fazla bedel tespiti, bozma öncesi hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda tespit edilen yapı ve ağaç bedellerine ilişkin bozma yapılmadığı halde bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi kurulu raporunda, yapı ve ağaç bedelleri yeniden hesaplanmak suretiyle kazanılmış hak gözetilmeden yazılı şekilde bedel tespiti, dava konusu taşınmazlardan eski 187 parsel sayılı taşınmazın 440,00 m² olduğu, 365,53 m²’lik kısmının kamulaştırılan alanda kaldığı, ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin (a) bendi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu 123 ada 275 parsel numarası ile 324,40 m² olarak tapuya tescil edildiği anlaşıldığından bu kısmın bedeline hükmedilerek tapu kaydının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmeksizin, yazılı şekilde yenileme öncesi yüzölçümü üzerinden bedeli hesaplanıp 365,53 m²lik kısmın tapusunun iptaline karar verilmesi, dava konusu taşınmazlardan 123 ada 143 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılan 3.687,40 m²lik kısmının bedeline hükmedilerek bu kısmın tapu kaydının iptaline karar verilmesi gerekirken maddi hata sonucu 3.687,04 m²lik kısmın bedelinin tespiti ile tapu kaydının iptaline hükmedilmesi ve kabule göre de dava konusu taşınmazların bozma öncesi tespit edilen kamulaştırma bedeline 02.03.2014 tarihinden ilk karar tarihi olan 03.06.2015 tarihine kadar, bozma sonrası oluşan fark bedellere ise 02.03.2014 tarihinden son karar tarihi 26.01.2021 tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken tüm bedele karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi doğru görülmeyerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 18.10.2022 tarihli ve 2022/179 Esas, 2022/397 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin 18.10.2022 tarihli ve 2022/179 Esas, 2022/397 Karar sayılı ilamına karşı taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; kuru arazi niteliğindeki 123 ada 143 parsel, 123 ada 165 parsel, 123 ada 390 parsel sayılı taşınmazların gelir metoduna göre belirlenen yıllık net geliri olan 267,37 TL’nin ilk bozmaya konu edilmediği ve bu hususun davacı idare lehine kazanılmış hak oluşturacağı hususu gözetilmeden, bozma sonrası yıllık net gelir 494,15 TL esas alınmak suretiyle fazla bedel tespiti, maddi hata sonucu ikinci bozmaya konu edilmemiş ise de, maddi hataya dayalı bozma kararları taraflar lehine usuli kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinden, doğru net gelir üzerinden 123 ada 143 parsel, 123 ada 165 parsel, 123 ada 390 parsel sayılı taşınmazlara değer biçilmesi gerekirken, yazılı şekilde fazlaya hükmedilmesi, dava konusu 166 ada 8 parsel sayılı taşınmazda bulunan ağaç ve yapı bedeli olarak kesinleşen 10.338,17 TL’nin kamulaştırma bedeline eklenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, dava konusu 166 ada 6 parsel sayılı taşınmazda bulunan yapı bedeli 1.398,00 TL’nin ilk kararda kamulaştırma bedeline eklenmediği ve bu husus ilk bozmaya konu edilmediğinden davacı idare lehine oluşan kazanılmış hak ihlal edilerek, bozma sonrası kamulaştırma bedeline eklenmesi suretiyle fazlaya karar verilmesi ve dava konusu 320 parsel sayılı taşınmazın yenileme çalışmaları sonucu 137 ada 1 parsel olarak ve 174 parsel sayılı taşınmazın ise yenileme çalışmaları sonucu 165 ada 6 parsel olarak tescil edildiği gözetilmeksizin eski parsel numaraları üzerinden hüküm kurulması doğru görülmeyerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, yeniden keşif yapılarak bilirkişi raporu alınması gerektiğini, belirlenen bedelin düşük olduğunu, müvekkili lehine olan kazanılmış hakların gözetilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda kamulaştırma konusu taşınmaz bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3.Kuru arazi niteliğindeki 123 ada 143 parsel sayılı taşınmazın çıplak m² birim fiyatı olan 5,35 TL’ye %300 oranında objektif değer artışı uygulanarak m² birim fiyatı 21,40 TL ve 123 ada 165 parsel ile 123 ada 390 parsel sayılı taşınmazların çıplak m² birim fiyatı olan 5,35 TL’ye %350 oranında objektif değer artışı uygulanarak m² birim fiyatı 24,08 TL olduğu halde, Mahkemece hesap hatası yapılmak suretiyle aza hükmedilmesi yerinde değildir. 4. Dava konusu 320 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu 137 ada 1 parsel olarak, 174 parsel sayılı taşınmazın yenileme çalışmaları sonucu 165 ada 6 parsel olarak, 345 parsel sayılı taşınmazın ise 3402 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesi uyarınca 123 ada 428 parsel numarasını aldığı anlaşılmakla, oluşan yeni tapu kaydı ile yeni kadastro krokisi ilgili ... Müdürlüğü ve ... Müdürlüğünden getirtilip, yeni duruma göre kamulaştırılan alanın sayısal koordinatları içerir şekilde ölçekli kroki üzerinde gösterilmesi için fen bilirkişisinden ve kamulaştırma bedelinin yenileme sonrası oluşan yüzölçümüne göre yeniden tespiti için ise bilirkişi kurulundan ek rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi yerinde değildir. 5. Dava konusu ... Mahallesi 476 parsel, 166 ada 6 parsel, 123 ada 127 parsel, 123 ada 275 parsel, 166 ada 8 parsel, 123 ada 115 parsel, 123 ada 126 parsel, 123 ada 143 parsel, 123 ada 165 parsel ve 123 ada 390 parsel sayılı taşınmazlar yönünden kararın infazının sağlanabilmesi için fen bilirkişi raporunun dava konusu taşınmazlardaki kamulaştırılan alanlara ilişkin koordinat ve yüzölçümü bilgilerini içerir şekilde düzenlenmesi gerekirken, koordinatsız fen bilirkişi raporu uyarınca hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.