Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3132 E. 2024/10218 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3132
- Karar No
- 2024/10218
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1108 Esas, 2023/2127 Karar DAVA TARİHİ : 18.09.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/661 Esas, 2022/75 Karar
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 114 parsel sayılı taşınmazın tamamının usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedellerinin banka hesabına yatırılarak noter tebligatlarının yapıldığını, taşınmaz maliklerince müvekkili idare aleyhine Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/811 Esas, 1998/18 Karar sayılı, Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/799 Esas, 1997/330 Karar sayılı, 1996/631 Esas, 1997/345 Karar sayılı, 1996/405 Esas, 1997/179 Karar sayılı ve 1997/408 Esas, 1997/538 Karar sayılı dosyalarında tezyidi bedel davası açıldığını ve hükmedilen bedelin müvekkili idarece ödendiğini, böylece kamulaştırma işleminin kesinleştiğini, buna karşılık davalı tarafça tapuda ferağ verilmediğini, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin aradan uzun yıllar geçmesinden dolayı hangi taşınmazlarının kamulaştırıldığını hatırlamadığını, davacı idare tarafından dosyaya sunulacak evrakların incelenmesiyle konu hakkında net bilgi alınacağını, dava öncesinde müvekkillerinin idare tarafından ferağ vermeye davet edilmediğini, davanın açılmasına müvekkilleri sebebiyet vermediğinden aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini, davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kamulaştırma işleminin 25 yıl öncesine dayandığını, kamulaştırma davalarında zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğunu, bu nedenle kamulaştırma işlemine ilişkin tüm dava haklarının düştüğünü ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava öncesinde müvekkillerinin idare tarafından ferağ vermeye davet edilmediğini, davanın açılmasına müvekkilleri sebebiyet vermediğinden aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini, kamulaştırma amacının ortadan kalktığını, taşınmazın konumu itibarıyla Kanal İstanbul projesi kapsamında kaldığından kamulaştırma amacı dışında başka bir amaca yönelik kullanılacağının açık olduğunu ileri sürmüştür. 3. Davalı ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul ettiklerini, kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilinin yapılmasına itirazlarının olmadığını, bu nedenle müvekkilleri aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir. 4. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerine veya murislerine dava konusu taşınmaza ilşikin kamulaştırma bedelinin ödenmediğini, kamulaştırma bedelinin ödendiğinin davacı idare tarafından ispatlanması gerektiğini, davacı idarenin dava açmadan önce müvekkillerini tapuda temlik konusunda davet etmediğini, bu nedenle davacı idare lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini, dava konusu taşınmazı kapsayan bölge Kanal İstanbul projesi kapsamında kaldığından kamulaştırma amacının ortadan kalktığını ileri sürmüştür. 5. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; aradan uzun yıllar geçmesinden dolayı hangi taşınmazların kamulaştırıldığının, ödeme yapılıp yapılmadığının bilinmediğini, davacı idare tarafından dosyaya sunulacak evrakların incelenmesiyle konu hakkında net bilgi alınacağını ve davanın reddini talep etme gereği hasıl olduğunu, dava öncesinde müvekkilinin idare tarafından ferağ vermeye davet edilmediğini, davanın açılmasına müvekkili sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini, dava konusu taşınmazı kapsayan bölge Kanal İstanbul projesi kapsamında kaldığından kamulaştırma amacının ortadan kalktığını ileri sürmüştür. 6. Davalılar ..., ..., ... ve ... cevap dilekçelerinde özetle; davayı kabul ettiklerini, bu nedenle davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve taşınmazın davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... dışındaki davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından davalılara noter tebligatının çıkartıldığını, kamulaştırma bedelinin bankaya bloke edildiğini ve kamulaştırma işleminin tamamlandığını, buna rağmen tapu kayıt malikince tapuda ferağ işleminin yaptırılmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma tebligatları usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği gibi, kamulaştırma bedelinin de ödenmediğini, kamulaştırma bedelinin ödendiğinin veya noter tebligatlarının usulüne uygun şekilde yapıldığının davacı idare tarafından ispatlanması gerektiğini, ancak bu hususların gerçekleştiğine dair bir evrakın bulunmadığını, davacı idarenin dava açmadan önce müvekkillerini tapuda temlik konusunda davet etmediğini, davanın açılmasına müvekkillerinin sebebiyet vermediğini, bu nedenle davacı idare lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini, kamulaştırma bedellerinin de ödendiği ispat olunamadığından müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 3. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı idarenin dava açmadan önce müvekkillerini tapuda temlik konusunda davet etmediğini, davanın açılmasına müvekkillerinin sebebiyet vermediğini, cevap dilekçelerinde ve ilk celsede davayı kabul ettiklerini beyan ettiklerini, buna rağmen müvekkilleri aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 4. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesi kararı gereğince kamulaştırma davalarında davacı idare lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini, davalı taraf kendini vekil ile temsil ediyor ise lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, 2942 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılacağının düzenlendiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 323 üncü maddesinde vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığını, bu nedenle davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. 5. Davalılar ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı idarenin dava açmadan önce müvekkillerini tapuda temlik konusunda davet etmediğini, davanın açılmasına müvekkillerinin sebebiyet vermediğini, Anayasa Mahkemesi kararı gereğince kamulaştırma davalarında davacı idare lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini, kamulaştırma amacının ortadan kalktığını, taşınmazın konumu itibarıyla Kanal İstanbul projesi kapsamında kaldığından kamulaştırma amacı dışında başka bir amaca yönelik kullanılacağının açık olduğunu ileri sürmüştür. 6. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, müvekkili aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin Anayasal bir ilke olan gerçek karşılık ilkesine aykırı olacağını, 2942 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılacağının düzenlendiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan ..., ..., ..., ...'ın davayı kabul ettiği, İlk Derece Mahkemesin davanın kısmen kabulüne karar verilerek davacı idare lehine ve davanın kısmen reddi nedeniyle ilgili davalılar lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunduğu, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık görülmediği, ancak davayı kabul eden yukarıda adları yazılı davalılar aleyhine vekâlet ücretine hükmolunmasının hatalı olduğu, bununla birlikte adı geçen davalılarca karar istinaf edilmediğinden bu hususun resen dikkate alınmasının mümkün bulunmadığı, davalılardan ... ile ... vekilince müvekkillerine veya murislerine kamulaştırma adı altında para ödenmediği belirtilmiş ise de dosyadaki veraset ilamına göre adı geçenlerin miras bırakanı ... vekili tarafından Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/179 Esas sayılı dosyasında tezyidi bedel davası açıldığı, kararın Yargıtay tarafından onandığı, ardından idarece ödeme yapıldığı, bu nedenle adı geçen davalılar vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, diğer davalı vekillerinin vekâlet ücretine ilişkin istinaf nedenlerine gelince; 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesine dayanan tescil davası yenilik doğurucu nitelikte olmadığından karar harcı ve vekâlet ücretinin maktu alındığı, ayrıca bu davalarda davalı taraf ilk celsede davayı kabul etmez ve ferağ vermez ise yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulduğu gerekçesiyle davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca davanın kabulüne karar verilerek müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 3. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescili hususundadır.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesi ile 24.04.2001 tarihli 4650 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen ana kanuna işlenemeyen geçici 1 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; bir kısım davalı vekili Avukat ...'nun tüm, davacı idare vekili ile bir kısım davalı vekili Avukat ...'ın aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre; tapu maliki gözüken davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in kendilerinin ya da murislerinin herhangi bir tezyidi bedel davası açmadığı ve kendilerine karşı usulüne uygun kamulaştırma işlemi tebliğ edilmediği gerekçesiyle adı geçen davalılar yönünden davanın reddine karar verilmişse de; yapılan incelemede davalılardan ... (Kurultay) ile ...’ın anneleri ...’dan intikal suretiyle 02.04.2013 tarihinde 6580 yevmiye numaralı işlemle hak sahibi oldukları, murisleri Eda Kurultay’ın ise Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/739 Esas, 1997/330 Karar sayılı dosyasında tezyidi bedel davası açtığı ve artırılan bedele ilişkin idarece tahakkuk müzekkeresi ve verile emri tanzim edildiği gözetildiğinde, davalılar ... (Kurultay) ile ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. 3. Aynı şekilde davalılardan ..., ..., ..., ... ve ...'in anneleri ...’tan intikal suretiyle 02.04.2007 tarihinde 2776 yevmiye numaralı işlemle hak sahibi oldukları, murisleri ...’ın ise Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/405 Esas, 1997/179 Karar sayılı dosyasında tezyidi bedel davası açtığı ve artırılan bedele ilişkin idarece tahakkuk müzekkeresi ve verile emri tanzim edildiği gözetildiğinde, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. 4. Davalılardan ... ve ... vekili Avukat ... cevap dilekçesinde davayı kabul beyanında bulunduğu halde, adı geçen davalılar aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar ... vd. vekilinin tüm, davacı idare vekili ile davalılar ... vd. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekili ile davalılar ... vd. vekilinin temyiz istemlerinin kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Davalılar ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, davalılar ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.