Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/1652 E. 2025/9206 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1652
- Karar No
- 2025/9206
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1668 Esas, 2023/933 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; Kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... 1067 ada 72 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırmasız el atılması nedeniyle taşınmaz bedelinin davalı idareden yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 221 sayılı Kanun uyarınca idare adına tescil edildiğini, sonradan mülkiyetinin başka birine geçmesinin 221 sayılı Kanun'un amacı ve düzenlemesine aykırı olduğunu, bu değişimlerin kanun kapsamını değiştirmediğinden davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin hak düşürücü süre yönünden itirazının somut olayda 2 yıllık hak düşürücü sürenin davacı açısından uygulanamayacağı gerekçesiyle tespit edilen bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 221 sayılı Kanun'un uyarınca idare adına tescil edildikten sonra davacı tarafından satın alındığını, tapuya tescilinin bildirici işlem olduğunu, davanın dava ehliyetinin bulunmadığını, taşınmazın ...'na ait memba alanı ve galeri parselleri olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, bedelin fahiş belirlendiğini ve bedelden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın ... Genel Müdürlüğü tarafından hasımsız olarak açılıp ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/94 Esas, 1970/748 Karar sayılı dosyası üzerinden görülen dava sonucunda, 221 sayılı Kanun hükümleri uyarınca davalı idare adına tesciline karar verildiği, ancak davanın hasımsız olarak yürütülmesi nedeniyle, bahsi geçen kararın yolsuz tescil niteliğinde olduğu anlaşılmakla kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi taşınmazın imar durumu ve bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelinin uygun olduğu anlaşıldığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Dava konusu taşınmazın kök parseli olan 1067 ada 29 parselin ifrazen 24.04.1956 tarihinde dava dışı malikler adına tescil edildiği taşınmazın su isale hattında kalan bölümünün ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/94 Esas, 1970/48 Karar sayılı kararı ile Sular idaresi adına tesciline karar verildiği, taşınmaza 09.10.1956 tarihinden çok önce ...Memba Sahası ve İsale Hattı nedeniyle el atıldığı anlaşılmıştır. 3. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 4 nci maddesiyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli ve 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/ 352 Karar sayılı kararı ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 sayılı kararı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinden verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.