Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13817 E. 2025/11215 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13817
Karar No
2025/11215
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/187 Esas, 2024/1805 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/692 Esas, 2022/424 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, .... ilçesi, ... Mahallesi .... ada 1 parsel sayılı taşınmaza davalı idarenin kamulaştırmasız el atması nedeniyle tespit edilecek el atma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yere fiilen el atan idarenin tespit edilmesi gerektiğini, el atma tarihinin saptanarak taşınmazın bu tarih itibarıyla niteliklerinin belirlenmesi ve bu niteliklere göre hesaplama yapılması gerektiğini, taşınmazın ana arterde kalıp kalmadığının sorulmasını ve davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin fahiş belirlendiğini, tespit edilen bedelin emlak rayicinin üzerinde olduğunu, bedelden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, bilirkişi raporlarına karşı yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, takyidatların bedele yansıtılmadığını, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 4 üncü maddesi uyarınca harcın maktu alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, dava konusu taşınmazın imar durumu ve konumuna göre belirlenen bedel uygun olup taşınmaza 1983 yılı sonrası fiilen el atıldığından karar harcının nispi olarak belirlenmesinin doğru olduğu böylece mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığı anlaşıldığından, davalı idare vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri etmiş, ayrıca harcın maktu alınması gerektiği gibi vekâlet ücretinin de maktu alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz değerinin tespit edilmesi ve bedelin idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davacı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karar örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13817, K. 2025/11215, T. 09.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-13817-e-2025-11215-k-822477a7a0fa