Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12954 E. 2025/11614 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12954
Karar No
2025/11614
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1656 Esas, 2024/882 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/38 Esas, 2020/53 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, ... ilçesi, .... Mahallesi ... ada 54 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf, taraf teşkili sağlanmadığından cevap dilekçesi sunamamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre tapu malikinin daha önce öldüğünün sabit olması halinde mirasçılarının davaya dahil edilerek davaya devam olunması gerektiğini, davacının veraset ilâmı alma yetkisinin olmadığını, yetki belgesi olmadan davalı tapu malikinin mirasçılık belgesi alınamayacağından taraf teşkilinin de sağlanamayacağını, İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya arasına alınan Nüfus kayıtlarına göre davalı ...'ın dava tarihinden çok önce 10.02.1991 tarihinde vefat ettiği, davacı idarenin dava açtığı sırada bu durumu bildiği anlaşılmış olup 2942 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkındaki kamulaştırmalarda satın alma usulünün idarece öncelikle uygulanmasının esas olduğu, aynı Kanun'un 10 uncu maddesinde ise satın alma usulünün yapılamaması halinde bedel tespit ve tescil davasının açılacağı düzenlemiş olup davacı idarece adı geçen malikin mirasçıları yönünden 2942 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi uyarınca araştırma yapılmadığı, buna yönelik gerekli belgelerin toplanmadığı ve 8 inci madde uyarınca da usulüne uygun olarak satın alma usulü uygulanmadan davanın açıldığı ve Dairece mirasçılara yapılan mahkeme kararı tebliğlerine rağmen, mirasçılarca davanın kabul de edilmediği anlaşıldığından, dava şartı yokluğundan davanın reddine dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından, davacı taraf vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12954, K. 2025/11614, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-12954-e-2025-11614-k-c1a818fe5bd9