Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12806 E. 2025/9397 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12806
- Karar No
- 2025/9397
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2881 Esas, 2024/1997 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 5939 parsel ( eski 4254 parsel ) sayılı taşınmazın imar planında kıyı kenar çizgisi içinde kaldığındı bu nedenle mülkiyetinin kısıtlandığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz tapu kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere ...'a ait olmadığını, Alaettin Karabulut adına tescilli olduğunu, yaşıyor olsaydı bile taraf sıfatı bulunmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, zaman aşımı definde bulunduklarını, davacının davaya konu taşınmazı kıyı kenar çizgisi içerisinde ve fiili durumunu bilerek ve görerek satın aldığını, ... 07.04.1977 yılında onaylandığını, 1/5000 ... Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planları bu kıyı kenar çizgisine istinaden yapıldığını, 17.04.1977 tarihinde onaylandığını belirterek davanın usulden ve esastan reddine yargılama gideri ve avukatlık vekâlet ücretlerinin davacı üzerinde bırakılmasını karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın yeni bir dava olmayıp Anayasa Mahkemesinin verdiği ihlal kararı üzerine ... 1. İdare Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen görevsizlik kararı üzerine yasal süre içerisinde açılan bir dava olduğunu, davacının vefatı üzerine mirasçıları adına davaya resen bakılması gerektiğini, dava açılırken vefatın öğrenildiğini, tarafına vekâletname sunması için süre verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'ın 02.10.2017 tarihinde Av. ...'ı vekil tayin ettiği, ...'ın dava açılmadan önce 27.08.2020 tarihinde vefat ettiği, eldeki davanın 15.06.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmatadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması, dava şartı olarak düzenlenmiş olup dava şartı davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilir, davanın, açıldığı tarihte davacı ...'ın vefat ettiği, davacı vekili olarak dosyaya 2017 tarihli vekâletname sunan avukatın ölümle vekâlet ilişkisi sona erdiğinden dava tarihi itibariyle vekaletnamesinin geçerliliğinin kalmadığı, ölü kişi adına dava açılamayacağı gibi mirasçıların adı geçen vekile vekâletname sunarak davaya devam etmesinin usulen imkan dahilinde olmadığı anlaşıldığından, 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince vekilin davaya vekâlet ehliyeti bulunmadığından dava şartı yokluğundan, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. Kamu düzeni gereği yapılan incelemede, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında davacı adının hatalı yazıldığı anlaşıldığından bu husus bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kamu düzeni gereği yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesinin 17.10.2024 tarihli 2023/2881 Esas, 2024/1997 Karar sayılı gerekçeli karar başlığında davacı olarak gösterilen " ..." kelimelerinin çıkartılarak yerine "..." isminin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.