Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8520 E. 2023/12891 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8520
Karar No
2023/12891
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/626 Değişik İş, 2020/77 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü / İtirazın Reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı Quick Sigorta A.Ş. vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılara zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı araçların çift taraflı trafik kazası yapması neticesinde yolcu olan davacının bedensel zarara uğradığını, maluliyeti oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiştir. Sunulan ıslah dilekçesiyle 121.883,00 TL Bereket Sigorta A.Ş.'den, 40.627,66 TL Quick Sigorta A.Ş.'den olmak üzere toplam 162.510,66 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Quick Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediğini, maluliyet oranının yüksek olduğunu, sigortalı aracın kazada kusurunun bulunmadığını, davacının kazada müterafik kusurlu olduğunu, hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, 162.510,66 TL iş göremezlik tazminatının 26.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Quick Sigorta A.Ş. vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı Quick Sigorta A.Ş. vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, hükme esas alınan kusuru kabul etmediklerini, davacının emniyet kemeri takmaması ve aracın istiap haddinin aşılması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğunu, ceza dosyasında uzlaşma var ise davanın reddi gerektiğini, nispi tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan maluliyet raporunun usule uygun olarak düzenlendiği, başvuru sırasındaki eksikliklerin dava aşamasında tamamlanabilir eksiklikler olduğu, kusur raporunda belirlenen oranların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının ve istiap haddi aşılması iddialarının kaza tespit tutanağında belli olmadığı, bu yönde başkaca delil de sunulmadığını ve vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı Quick Sigorta A.Ş. vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Quick Sigorta A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde sunduğu itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Bereket Sigorta A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranının tespiti gerektiğini, istiap haddi aşımı nedeniyle uğranılan zararın teminat dışı olduğunu, maluliyet raporunun hatalı olduğunu ve dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı trafik kazası sonucu yolcu olan davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Davalı Bereket Sigorta A.Ş. tarafından Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı, İtiraz Hakem Heyeti'ne itiraz yoluna başvurulmadığı için, davalı Bereket Sigorta A.Ş. yönünden Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu sebeple davalı Bereket Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere hükme esas alınan kusur oranlarının oluşa uygun olmasına, davacının yaralanmasında müterafik kusuru bulunmamasına göre, davalı Quick Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Davaya konu kazanın gerçekleştiği 08.09.2018 tarihi itibariyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu yönetmeliğin 2 numaralı ek cetveli olan özür oranları cetvelinin "alt ekstremiteye ait sorunlarda özürlülük oranları" başlıklı 3 üncü maddesinde "özürlülük hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi özrünün zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı özürlülük raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 02.04.2019 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 19 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetveller kullanılarak belirleme yapılması yerinde olmakla birlikte, davacının kazadaki sol kalça kemiği bölgesinda kırık nedeniyle oluşan alt ekstremite özür durumu için yönetmelikteki 1 yıllık süre gözetilmemiş ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmamıştır. Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; davacının yeniden muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 4. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Uyuşmalık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamakla, davalı Quick Sigorta A.Ş. vekilinin bu yönlü itirazının reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı Bereket Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı Quick Sigorta A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Değerlendirme bölümünün (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı Quick Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8520, K. 2023/12891, T. 30.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-8520-e-2023-12891-k-0af64fe438a5