Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12098 E. 2025/10293 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12098
- Karar No
- 2025/10293
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3361 Esas, 2024/1022 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/685 Esas, 2023/636 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi karan davacı idare vekili ve davalılar tarafından tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması halinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi halinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu halde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafm istinaf başvurusu da esastan reddedilmiştir. Hal böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davalıların davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle; davalıların temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı idare vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 165 ada 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştmlan taşınmazların yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukanda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların sulu tarım arazisi olarak kabulünün hatalı olduğunu, münavebe deseninin yüksek gelir getiren biber, taze fasulye ve domates ürünlerinden oluşturulması sebebiyle taşınmazın m² birim bedelinin yüksek belirlendiğini, % 20 objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak uygulanmasının hatalı olduğunu, lehlerine vekâlet ücretine takdir edilmemesinin hatalı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi vasfında kabul edilerek net gelir yöntemi ile bedelin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, münavebe deseninin o yörede yaygın olarak yetişen birinci yıl domates, ikinci yıl kapya biber, üçüncü yıl fasulye şeklinde oluşturulmasının yerinde olduğu, net gelirin hesabında değerlendirme tarihi olan 2022 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin kullanılmasının yerinde olduğu, dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi vasfında kabul edildiğinden kapitalisazyon faiz oranının %4 olarak alınmasının yerinde olduğu, dava konusu taşınmazın merkezi yerlere uzaklığı ve bulunduğu konum dikkate alındığından %20 objektif değer artışı uygulanmasının doğru olduğu, taşınmazlar üzerinde bulunan zirai muhtesat değerinin tespitinde, 2022 yılı İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ağaç bedellerine göre bedel takdirinin yerinde olduğu,yine taşınmazlar üzerinde bulunan ınşai muhtesata 2022 yılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğe göre değer biçilerek kamulaştırma bedelinin tespitinin yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesi hükmünde davacı taraf lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki davaya konu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir, 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Dava konusu kamulaştırılan taşınmazın bedeli 85.678,10 TL tespit edildiği halde, hüküm fıkrasında maddi hata ile 86678,10 TL olarak hatalı yazılması infazda tereddüt yaratacağından bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalıların Temyizi Yönünden; Davalıların temyiz dilekçesinin REDDİNE, B. Davacı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden; 1. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan " 86.678,10 " ibaresinin çıkarılması, yerine "85.678,10" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.