Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2075 E. 2025/2019 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2075
- Karar No
- 2025/2019
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/506 E., 2024/167 K. İlk derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; asıl davada davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiş ise de, daha sonra duruşma isteminden vazgeçildiği anlaşılmakla, duruşma isteminin vazgeçme nedeniyle reddine, temyiz incelemesinin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA 1. Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/506 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; taşınmaz hissedarları ile yüklenici .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında üç ayrı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, yüklenicinin taşınmaz üzerine 15 adet bağımsız bölüm inşa ettiğini, davacı ile imzalanan sözleşme uyarınca zemin kat sol taraf ön cephede yer alan dairenin % 50'si ile üçüncü normal kat sol taraf ön cephede yer alan dairenin tamamının davacıya verilmesinin kararlaştırıldığını, ancak zemin kat 5 numaralı bağımsız bölümde 200/400 hisse ile davacı adına kaydedilmesi gereken hissenin davalı adına tescil edildiğini belirterek Ankara ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 23795 ada, 2 parsel, 5 no'lu bağımsız bölümün % 50 hissesine ilişkin kaydın iptali ile davacı adına tesciline, aksi takdirde rayiç bedelinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/86 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde yazılı gerekçelerini tekrar ederek Ankara ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 23795 ada, 2 parsel, 5 no'lu bağımsız bölümün % 50 hissesine ilişkin kaydın iptali ile davacı adına tesciline, aksi takdirde rayiç bedelinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/506 Esas sayılı dosyasında davalı usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davaya karşı cevap sunmamıştır. 2. Birleşen Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/86 Esas sayılı dosyasında davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde; davacı adına tescil edilmesi gereken dairenin kat irtifakı sırasında sehven ... adına tescil edildiğini, davanın haklı olduğunu, dava konusu taşınmazın % 50 hissesinin davacı adına tescilinin gerektiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.07.2020 tarihli kararı ile davacının hissedar olduğu taşınmaza yönelik arsa hissedarları ile dava dışı yüklenici şirket arasında düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında davacıya üçüncü katta yer alan dairenin tamamı ile zemin katta yer alan dairenin % 50 hissesinin tescil edilmesinin kararlaştırıldığı, üçüncü katta yer alan dairenin davacı adına tescil edilmesine rağmen zemin katta yer alan dairenin davacı adına tescil edilmediği, haksız ve sebepsiz olarak davalı adına tescil edildiği gerekçesiyle davalı adına kayıtlı olan 217/400 hissenin 200/400 kısmının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16.07.2020 tarihli kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 24.03.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 24.03.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 21.09.2023 tarihli kararı ile dava konusu taşınmaz için düzenlenen kat irtifakı kurulmasına ilişkin senette yüklenici temsilcisinin imzasının yer aldığı ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine de husumet yöneltilmesinin gerektiği, bu nedenle davacıya yükleniciye karşı dava açması için süre verilmesi, açılan davanın birleştirilmesi ve esası hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının da hissedar olduğu taşınmaza yönelik arsa hissedarları ile birleşen davada davalı yüklenici şirket arasında düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında davacıya üçüncü katta yer alan dairenin tamamı ile zemin katta yer alan dairenin % 50 hissesinin tescil edilmesinin kararlaştırıldığı, üçüncü katta yer alan dairenin davacı adına tescil edilmesine rağmen zemin katta yer alan dairenin davacı adına tescil edilmediği, haksız ve sebepsiz olarak asıl davada davalı ... adına tescil edildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, asıl davada davalı ... adına kayıtlı olan 217/400 hissenin 200/400 kısmının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline, asıl dava yönünden yargılama giderlerinin davalı üzerinde, birleşen dava yönünden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu sözleşmenin tarafının davalı olmadığını, davacının aynı yerdeki adına kaydedilen taşınmazı davalıya devre yanaşmadığını, davalının arsa sahibi olduğunu, davacı ile yüklenici arasında imzalanan sözleşmenin tapuya şerh verilmediğini, iyiniyetli olduğunu, davacı ile yüklenici şirketin kötüniyetli hareket ettiklerini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, aksi takdirde rayiç bedelin ödenmesi istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.