Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/3728 E. 2025/2037 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3728
Karar No
2025/2037
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1411 E., 2024/1636 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Didim (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/131 E., 2023/82 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait taşınmazda kat karşılığı inşaat yapmak üzere dava dışı müteahhit ... ile anlaştıklarını, sözleşme gereği ...'in inşaata başladığını, sözleşmede ...'e ait olacağı kararlaştırılan dava konusu taşınmazın ... adına tapuda müvekkili tarafından devredildiğini, müteahhit ...'in inşaatı tamamlamadığını ve ortadan kaybolduğunu, Didim 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/173 E. sayılı davasıyla davacı ve ... arasında noterde imzalanan inşaat sözleşmenin geriye dönük feshine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, sözleşmenin geriye dönük feshedilmiş olması nedeniyle davalının tapu kaydının illiyet ve sebepten yoksun hale geldiğini belirterek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının müvekkili adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkile bizzat kendisinin 07.05.2010 tarihinde satarak tapuda devir ve teslim etmiş olduğu taşınmaz için tapu iptal ve tescil davası açmış olduğunu, ancak davalı ...’ın davacı ile dava dışı müteahhit ... arasında tanzim edilmiş olan 30.10.2009 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olmadığını, kendisi bu sözleşmeye dayalı olarak dava dışı müteahhit ...'den taşınmaz satın almamış olduğunu, davalının tapu sicilinde mevcut kayda dayanarak güvenerek davacıdan taşınmazı satın aldığını, dava konusu yeri 07.05.2020 tarihinde satın aldığını ve bedelini ödediğini, tapu kayıtlarından da bu hususların görüleceğini, bu nedenle davacının bu davayı açma hakkı bulunmadığını, sadece kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geçmişe etkili olarak feshedilmiş olmasının davacıyı davalıya karşı sorumluluğundan kurtaramadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli kararı ile dava konusu taşınmazlara ait 07/05/2010 tarihli resmi senetten anlaşıldığı üzere davacının bizzat kendisinin, davalı ... 'a taşınmazların devrini yaptığı, bu nedenle davacının davalıya karşı tapu iptali ve tescil davası yöneltemeyeceği, davacının dava dışı yüklenicinin talimatı ile dava konusu bağımsız bölümleri tapuda davalıya devrettiğinin yasal delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli kararı ile TMK ve Tapu Kanunu ve Tüzüğüne göre gayrimenkullerde geçerli bir satışın olabilmesi için resmi senet + tescil ve geçerli bir illiyet bağının olması gerektiği, davada resmi senet ve tescil olmuş olsa dahi geriye etkili fesih kararının kesinleşmesi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yapıldığı tarihten itibaren geçersiz hale geldiğinden tapunun illiyet nedensellik bağı geçerli olmayıp yolsuz olduğundan, yolsuz tescilin de mahkemece iptal edilmesi gerekeceği gerekçeleriyle, davacı vekilinin istinaf yoluna başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 07.05.2024 tarihli, 2023/2136E. , 2024/1325 K. sayılı ilamı ile davacının, dava dışı müteahhitle kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını ve müteahhidin edimini yerine getirmemesi sebebiyle Didim 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/173 E. sayılı dosyasıyla davacı ve ... arasında noterde imzalanan inşaat sözleşmesinin geriye dönük feshine karar verildiğini belirttiği, dosya kapsamında bulunan resmi senetten anlaşıldığı üzere davalının dava konusu taşınmazları davacıdan devraldığı, davacı tarafından, dava dışı yüklenicinin talimatı ile dava konusu bağımsız bölümü tapuda davalıya devrettiği iddiasının yasal delillerle kanıtlanamadığı, bu durumda ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Dava dışı yüklenici ile yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince dava konusu bağımsız bölümün yükleniciye düştüğünü, yüklenicinin talimatı doğrultusunda bu dairenin davalıya devredildiğini, b. Sözleşme gereğince ve dava dışı yüklenicinin talimatı ile taşınmazın davalıya devredildiğini, davalı ile hiçbir bağı olmadığı gibi herhangi bir bedel de alınmadığını, c. Dava dışı yüklenici edimini yerine getirmediğinden arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshedildiğini, bu nedenle tapuların davacıya devredilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi karar tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/3728, K. 2025/2037, T. 15.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-3728-e-2025-2037-k-f0a8a960dc16