Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11996 E. 2025/9108 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11996
- Karar No
- 2025/9108
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3274 Esas, 2024/2473 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacıya ödenmesine karar verilen ecrimisil bedelinin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, ecrimisil yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin tazminat talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 437 ada 143 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı hâlde kanal olarak el atıldığını, bu nedenle taşınmazın el atılan kısmının bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın idare tarafından 1983-1986 yılları arasında inşa edilen ... Sulaması kapsamında açılan D4 Drenaj Kanalı Projesi nedeniyle kamulaştırmaya tabi olduğu anlaşıldığını, ... Sulaması Projesi kapsamında inşa edilen D4 Drenaj Kanalı ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kadastro geçmeden önce inşa edildiğini, taşınmazın kamulaştırılmış olup taşınmaz malikine noter tebligatı yapıldığını, kamulaştırma bedelinin de 26.12.1988 tarihinde ... Bankası ... Şubesine bloke edildiğini ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) değişiklik öncesi hükümlerine göre kamulaştırıldığını; ancak malikin tapuda ferağ vermediğini, bu nedenle 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesine göre tescil davası açılacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne taşınmazın el atılan kısımının tazminat ve ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idare tarafından 1983-1984 yıllarında inşa edilen ... Ovası ... Sulaması kapsamındaki D4 Drenaj Kanalı nedeniyle kamulaştırmaya tabi tutulduğunu ve dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedeli idare tarafından ... Bankası ... Şubesinde bankaya bloke edilerek, taşınmazın o zamanki maliklerine Noter vasıtasıyla tebligat gönderildiğini, ancak taşınmaz maliklerinin bugüne kadar Tapu Müdürlüğünde ferağ vermediği için kamulaştırma işleminin sonuçlanmadığını, bu nedenle davanın reddedilmesi veya 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesi doğrultusunda idare adına tescilinin sağlanması gerektiğini, el atıldığı dönemde kuru arazi vasfında olduğunu, üzerinde yer alan kavak ağaçlarının tazminat bedeline dahil edilmesi ve hesaplamalara katılarak dava konusu taşınmazın bedelinin yüksek belirlendiğini, bilirkişi raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiğini, objektif değer artışı oranının yüksek hesaplandığını, bunun bilimsel bir gerekçesinin bulunmadığını beyanla istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu uygulanmak suretiyle değer belirlenmesinde, taşınmaz üzerinde yapılan tarımın niteliğine göre 26.03.2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ve 21.05.2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporundaki tespitler doğrultusunda kapitalizasyon faiz oranının % 4 olarak takdir edilmiş olmasında, münavebe ürünlerin verim, fiyat ve üretim masraflarının İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün verileri esas alınarak hesaplanmasında, taşınmazın konumu ve bilirkişi raporundaki özellikleri nazara alınarak, taşınmazın gelir metoduna göre tespit edilen m² birim bedeline % 50 oranında objektif değer artışı uygulanmış olmasında ve bu kriterler ile tüm dosya kapsamı nazara alınarak yapılan hesaplamaya göre hükmedilen kamulaştırmasız el atma tazminat miktarında ve dava tarihinden geriye doğru son 5 yıla ilişkin hesaplanan ecrimisil bedelinde, taşınmaz üzerindeki ağaçların niteliği, değeri ve meyvesiz ağaçların kesim masrafı da belirlenip değerlerinin tespit olunarak hesaplamaya dahil edilmesinde, taşınmazın, evveliyatında da sulu tarım arazisi vasfında olması sebebiyle davalı idarenin kanal ve yol yapımı nedeniyle taşınmazda ayrıca bir değer artışı oluşmayacağının gözetilmesinde ve el atma tarihinin 1983 yılı sonrası olduğunun tespit edilmiş olması sebebiyle davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Ecrimisile İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.