Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11916 E. 2025/9385 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11916
- Karar No
- 2025/9385
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3919 Esas, 2024/1367 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ..., ...Mahallesi 2923 ada 8 parsel sayılı taşınmazın davalı idare tarafından kamulaştırılmadığı hâlde, okul yapmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ile ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 22.06.2018 tarihinde satış+birleştirme işlemi ile malik sıfatını kazandığını, uzun süreli ihlal durumunun söz konusu olmadığını, metrekare birim fiyatı talebinin fahiş olduğunu, dava konusu taşınmazın ilköğretim alanı olarak belirlendiği imar planlarından tespit edileceğini, il özel idarelerinin yakın bir süre önce kapatılması sebebiyle davacıların iddia ettiği uzun süreli ihlalin, tüm bu süre zarfına ilişkin hesaplanacak bedelin müvekkil kuruma atfedilip atfedilmeyeceğinin irdelenmesini, dava konusu taşınmaz hakkında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/403 esasına kayıtlı olarak dava görüldüğünü, hüküm kurulduğunu, taraflarınca istinaf yoluna başvurulduğunu belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının payına tekabül eden taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusu taşınmazdaki davacı payının tapusunun iptali ile davalı kurum adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının kısmen kabul kısmen reddine olmasına rağmen yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden redde ilişkin herhangi bir hüküm kurulmamasının hatalı olduğunu, davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülmüş ise de ilgili tapu kaydından anlaşılacağı üzere davacının 22.06.2018 tarihinde satış+birleştirme işlemi ile malik sıfatını kazandığını, bu nedenle davacının uzun süreli ihlal gerekçesiyle davayı açmasında hukuki menfaatinin bulunmadığını, taşınmazın batı tarafından dere hattının geçtiğini, ... Genel Müdürlüğünün görüşüne göre ... Genel Müdürlüğü tarafından ... suyu projesinin uygunlanması gerektiği imar durum belgesinde belirtilmesine rağmen Mahkemece değerlendirilmeden eksik inceleme yapılarak karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsallerin açık ve net bir şekilde açıklanmadığını, denetime elverişli olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının bozulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek ve 2942 sayılı Kanun'un 11 maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde, dava konusu taşınmazın el atılan kısımlarının bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine, usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.