Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11858 E. 2025/9701 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11858
Karar No
2025/9701
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/149 Esas, 2024/1279 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 202 ada 25 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.07.2020 tarihli ve 2018/340 Esas, 2020/285 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ve 2020/2110 Esas, 2022/140 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ve 2020/2110 Esas, 2022/140 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın bulunduğu ... ilçesinde benzer yüzölçümlü ve değerlendirme tarihine yakın zamanlarda emsal satışların bulunması doğaldır. Bu nedenle farklı bir ilçeden emsal incelenmesi doğru olmadığı gibi somut emsal alınarak incelenen ... Mahallesi 164 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 31.12.2007 tarihli satışının değerlendirmeye alındığı, satış tarihinin çok eski olması sebebiyle bu satışı emsal olarak kabul eden bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporu da gözetilerek davanın kabulü ile kamulaştırma bedelinin tespitine, tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, hükme esas raporun gerçekçi ve denetime elverişli olmadığını, faize ilişkin hükmün hatalı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. 2.Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu, hükme esas raporun gerçekçi ve denetime elverişli olmadığını, emsal seçiminin ve incelemesinin hatalı yapıldığını, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren karar kesinleşme tarihine kadar TEFE-TÜFE oranında faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalılar ... vd. vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir. Ancak faiz başlangıç tarihinde maddi hata yapılmış olması doğru görülmemiştir. 4. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalılar tarafından temyiz edilmediğinden ve ilk kararda tespit edilen bedelin davacı idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeksizin, bozma sonrası belirlenen metrekare birim bedeli esas alınarak hesaplama yapılmak suretiyle fazlaya hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar ... vd. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3),(4) ve (6) numaralı bentlerinin hükümden çıkartılması, yerlerine "Davaya konu taşınmazın kamulaştırma bedelinin 688.013,93 TL olarak TESPİTİNE," "Kamulaştırma bedeli olan 688.013,93 TL'nin 387.678,61 TL'sine dava tarihinden 4 ay sonrası olan 19.04.2019 tarihinden Dairemiz ara karar tarihi olan 17.11.2021 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine," ve "Davacı idare tarafından fazla bloke edilen 15.511,46 TL'nin davacı idareye iadesine" cümlelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler. Bu nedenle somut olayda; davalı tarafın Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (Davalılardan ... vd. vekilinin 08.10.2024 tarihli dilekçesindeki “faize” ilişkin talebi) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir. Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun diğer yönleriyle katıldığım “Düzeltilerek Onanma Kararı”na (faize ilişkin yönüyle) ve faizle ilgili 3 No’lu “Değerlendirme” görüşüne, açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 25.06.2025

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11858, K. 2025/9701, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11858-e-2025-9701-k-793a82e640f2