Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11815 E. 2025/8848 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11815
Karar No
2025/8848
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/134 Esas, 2024/2201 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tescili istemine ilişkin asıl dava ile tapu kaydının kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığından iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin karşı davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dava bakımından istinaf talepleri reddolunup kesinleştiğinden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, karşı dava davalı ... idaresi yönünden davanın pasif husumet eksikliği nedeniyle usulden reddine ve davalı ... bakımından karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın karşı davada davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl dava bakımından istinaf talepleri reddolunup kesinleştiğinden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, karşı dava davalı ... idaresi yönünden davanın pasif husumet eksikliği nedeniyle usulden reddine ve davalı ... bakımından karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın karşı davada davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... Mahallesinde 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre orman kadastrosu ve değişik 2/B çalışmalarının 14.06.1985 tarihinde başlayarak 17.06.1985 tarihinde bitirildiğini, 12.04.1988 tarihinde askıda ilan edilerek kesinleştiğini, yapılan ve kesinleşen orman kadastro çalışmalarına göre 151 ada 6 nolu taşınmazın bulunduğu alanın Devlet Ormanı olarak sınırlandırıldığını, taşınmazın Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığından bahisle davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Karşı davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'ün dava konusu ... Mahallesi 151 ada 6 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın ilk tapu tescilinin 18.08.1967 tarihinde yapıldığını, o günden bugüne kesintisiz olarak mülkiyet ve zilyet haklarının devam ettiğini, müvekkillerinin hem taşınmazın zeminine hem de üzerindeki ağaçlara malik olduklarını, bugüne kadar da onlara gözü gibi baktıklarını, bugünkü haline getirdiklerini ve istifade ettiklerini, müvekkillerinin maliki oldukları taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunmak istediklerinde taşınmaz üzerinde 18.08.1996 tarihinde konulmuş olan orman tahdit sınırları içinde kaldığına dair şerhi gördüklerini, bu nedenle 28.06.2016 tarihinde .... Orman İşletme Müdürlüğüne yazılı olarak başvurduklarını ve mülkiyet haklarını kısıtlayan bu şerhin kaldırılmasını istediklerini, müvekkillerinin mülkiyet haklarını kısıtlayan bu şerhin kaldırılmasını beklerken işbu davanın açıldığını, öncelikle haksız ve mesnetsiz olarak açılan bu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, bunun mümkün olmaması halinde ise mülkiyet hakkının kutsal olduğunu ve Devletin güvencesi altında bulunduğunu, Devletin eğer herhangi bir nedenle vatandaşın mülkiyet hakkını kısıtlaması veya elinden alması söz konusu olursa onun bedelini tazmin etmesi gerektiğini, müvekkilleri adına kayıtlı tapunun iptali ile Hazine adına tescili istenildiği için karşı davalarını Hazineye yöneltme durumu hasıl olduğunu, hem ... hem de Hazinenin muhatap olarak gösterildiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmazın ve üzerinde bulunan ağaçların bilirkişi marifetiyle hesaplanacak bedellerinin tazminat olarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Karşı davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; süresinde açılmayan davanın reddini talep etmiş, tazminat davası açılmasında hukuki yarar olmadığını, henüz tapu iptali davasının sonuçlanmadığını ve bir zararın mevcut olmadığını, ayrıca davanın husumet yönünden reddini, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tescili talebinin Orman Genel Müdürlüğünce yapıldığını, Orman Genel Müdürlüğünün 5018 sayılı Kanun'un II nolu cetvelinde yer alan özel bütçeli kuruluşlardan olduğunu ve ormanların tasarruf hakkının Orman Genel Müdürlüğüne ait olduğunu, aleyhlerine açılan tazminat davasının husumet yönünden reddi gerektiğini, sonuç olarak karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunduğu görülmüştür. 2. Asıl davada davacı- karşı davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın Devlet ormanı sınırları içinde kaldığının tespit edildiğini, dava konusu taşınmazdaki orman şerhinin yasal mevzuat çerçevesinde, usulüne uygun olarak konulduğunu, yerleşmiş Yargıtay içtihatları ve yerel mahkeme kararlarında da benimsendiği üzere orman idaresi aleyhindeki tazminat davalarının husumet yönünden reddi gerektiğini, işbu karşı dava nedeniyle tazminata hükmedilmesi halinde bundan orman yönetimi değil 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi dolayısıyla Maliye Bakanlığının sorumlu tutulabileceğini belirterek, davanın öncelikle husumet ve zamanaşımı itirazlarının kabulü ile usulden, olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesinin savunulduğu görülmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Devlet ormanı olarak Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline, karşı davanın kısmen kabulü ile taşınmaz bedelinin karşı dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine ve asıl davada davacı- karşı davada davalı ... yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde karşı davada davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Karşı davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın müvekkil idare açısından husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiği, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, tespit edilen bedel fahiş olup gerçek bedeli yansıtmadığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanın satışının mümkün olmayıp, satış rayici de belirlenemeyeceğinden ve evveliyatı orman olan taşınmazlar için tazminat ödeneceğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığından, öncelikle davaya, bilirkişi raporuna, emsal teşkil etmeyen taşınmazların satış değerlerinin Mahkemece dikkate alınarak bu yönde karar verilmesini kabul mümkün olmadığını, tazminat ödenmesini kabul etmemekle birlikte bilirkişi raporu ile hiç bir somut veriye dayandırılmadan tespit edilen bedele karşı yaptıkları itiraz nedenleri giderilmeden karar verildiğini, tespit edilen bedel fahiş olup, gerçek bedeli yansıtmadığını, karara bu yönden de itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihi itibarıyla vasfı arsa olarak belirlenen taşınmazın değerinin resmî veriler ışığında emsal satış yöntemiyle belirlenmesine, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığının anlaşılmasına göre mahkemece verilen karar usul ve kanuna uygun olup vakıa ve hukuki değerlendirme yönünden verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle karşı davada davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde karşı davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Karşı davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. Buna karşın; İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karar Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine ortadan kaldırılmış olup, kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapılan İlk Derece Mahkemesince asıl dava bakımından da infaza elverişli hüküm sonucu oluşturulması gerekirken yazılı şekilde yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. Kamu düzeni gereği, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının asıl davaya ilişkin (A) numaralı bendinin hükümden tümüyle çıkartılarak, yerine, “1-Açılan davanın kabulü ile 1) Davalıya ait ... ili, ..., ... Mahallesi 151 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davalı-davalı murisleri adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfı ile hazine adına tapuya kayıt ve TESCİLİNE, 2) 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesine göre davacı lehine harç dahil yargılama gideri ve vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 3) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 üncü maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,” bendinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11815, K. 2025/8848, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11815-e-2025-8848-k-ce0d51481d74