Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11279 E. 2025/8919 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11279
- Karar No
- 2025/8919
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/960 Esas, 2024/1370 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1458, 1459 ve 1316 parsel sayılı taşınmazlara davalı idare tarafından yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığından bahisle taşınmazlar bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil aleyhine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin kanunlara aykırı bulunduğunu, bilirkişi raporunda taşınmazların dava tarihindeki değerinin tespitinde kanun gereği el atma tarihindeki niteliklerini esas alarak değerlendirme yapılması gerekirken buna uyulmadan değerlendirme yapılmasının ve yüksek bedel takdir edilmesini kabul etmediklerini, bilirkişi raporunda somut olarak emsal kıyaslaması yapılmadığı gibi emsal seçiminin de hatalı bulunduğunu, taşınmaza yüksek bedel belirlendiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı ... Genel Müdürlüğünden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre belirlenen bedelinin uygun olduğu, dava konusu taşınmaza ilişkin usulüne uygun olarak yapılmış geçerli bir kamulaştırma işleminin bulunmadığı anlaşıldığından, davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediği, ne var ki kamu düzeni yönünden yapılan incelemede; bilirkişi heyeti ek raporunda davacının talebine göre 1316 parselde tapuda muris ... adına kayıtlı 21,14 m², muris ... adına kayıtlı 42,28 m², davacı ... adına kayıtlı 21,14 m² ile davacı ... adına kayıtlı 42,28 m²lik hisseler için 1458 ve 1459 parsellerde ise davacılardan ... ve ... ile murisler ..., ... ve ... adına kayıtlı hisseler için tazminat hesabı yapıldığı nazara alınarak anılan hisseler için tapu iptal ve terkin kararı verilmesi gerektiği hâlde yazılı şekilde karar verilmesi ve davalı idare harçtan muaf olduğundan muafiyet kararı verildiği hâlde, yargılama giderleri arasında idareye vekâlet harcının yükletilmesi doğru görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasınıtalep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmazlara 1983 yılından sonra el atıldığı anlaşıldığından nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğrudur.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamamsına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.