Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11324 E. 2025/10493 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11324
- Karar No
- 2025/10493
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 04.09.2024 SAYISI : 2024/1656 E., 2024/1692 K. DAVA TARİHİ : Asıl Dava Tarihi: 30.09.2016 Birleşen Dava Tarihi: 03.05.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : Eğirdir Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/69 Esas, 2023/348 Karar
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmek ve de davacı vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 24.06.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacı adına Av. ... geldi. Davalı adına gelen olmadı, vekilinin mazeret dilekçesi gönderdiği görüldü. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; iş kazası nedeniyle müvekkilinin sürekli iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelişinde davalı işverenin kusurlu olduğundan bahisle 1.255.711,01 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra davacı aynı davalıya karşı birleşen dava dosyasını açarak 1.396.890,11 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana gelen iş kazasından dolayı %38,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davacının %25, davalı işverenin %75 oranında kusurlu olduğundan bahisle asıl ve birleşen dava dosyalarının kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi karına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun ve davalı tarafın asıl dava dosyasına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, birleşen dava dosyasına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava dosyasında davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne, birleşen dava dosyası yönünden ise davacı tarafın İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı istinaf yoluna başvurmamış olması nedeniyle davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu kabulünden hareketle birleşen dava dosyasının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleşen dava yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmadığını, ayrıca istinaf mahkemesinin ilk kaldırma kararından sonra asgari ücrette güncelleme yapıldığını, bu nedenle müvekkilinin gerçek zararında artış meydana geldiğini, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları gereği asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve karar tarihinde yürürlükte olan asgari ücretin esas alınmasının zorunlu olduğunu, kamu düzenine ilişkin konularda kazanılmış hak söz konusu olamayacağından, kaldırma kararı sonrasında verilen hükümde usuli kazanılmış hak ilkesine aykırılık oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen dava dosyalarına sunulan cevap dilekçelerinde zamanaşımı itirazında bulunulmasına rağmen İlk Derece Mahkemesi tarafından gerekçeli kararda bu itiraz yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosya kapsamı incelendiğinde derdestlik itirazlarının da dikkate alınmadığını, hâlbuki HMK m.114/1-ı uyarınca bu hususun gözetilmesinin zorunlu olduğunu, istinaf mahkemesinin ilk kararından sonra verilen kaldırma kararı doğrultusunda yeni bilirkişi raporları alınmasına rağmen bu raporlara yönelik kusur ve aktüerya hesaplamalarına ilişkin itirazların değerlendirilmediğini, gerekçeli kararda bu itirazlara neden itibar edilmediğinin açıklanmadığını, ek rapor alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, aktüerya raporunda aktif dönem kazancına ilişkin varsayımsal hesaplama yapıldığını, oysa davacının aktif dönemde çalışıp çalışmadığının ve aldığı ücretin araştırılmadığını, bu haliyle aktüerya raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, aynı şekilde dosyada yer alan kusur raporunun da yetersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunu asıl dava yönünden esastan reddedildiği, birleşen dava yönünden istinaf başvurusu kabul edildiği için asıl dava yönünden davalı aleyhine istinaf karar harcı yüklendiği anlaşılmaktadır. Somut olayda davalının istinaf istemi kısmen de olsa kabul edilip İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak asıl ve birleşen dava yönünden yeniden esas hakkında bir karar verildiğine göre asıl dava dosyası yönünden davalı aleyhine istinaf karar harcı yüklenmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının; 1.Gerekçe bölümünün son paragrafının silinerek yerine geçmek üzere "bu itibarla sonuç olarak, yukarıdaki açıklamalar ve normatif düzenlemeler doğrultusunda davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince ortadan kaldırılarak birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilecek şekilde yeniden karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." ibarelerinin yazılması, 2.Hüküm fıkrasının 1 ve 2 numaralı bentlerinin alt bentleri ile birlikte tamamen silinerek yerlerine geçmek üzere "1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, a)Davacı tarafça istinaf harçları peşin olarak yatırıldığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, b)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına," 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine," ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde taraflara iadesine, Davacı avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.