Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11442 E. 2025/8965 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11442
Karar No
2025/8965
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3971 Esas, 2024/1247 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedeli depo edilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 149 ada 72 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; gerçek değerin tespitini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; süresi içerisinde kamulaştırma bedeli bloke edilmediği için davanın reddine karar verildiğini, karar tarihinden sonra depo kararı yerine getirilmiş olduğundan kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, Dairelerinin kaldırma kararın öncesinde 05.09.2019, 23.09.2019, 14.10.2019 tarihlerinde kamulaştırma bedelini depo etmek üzere süreler verildiği, bedelin depo edilmemesi üzerine Dairelerinin kaldırma kararın sonrasında 28.04.2022 tarihli celsede tekrar kesin süre verdiği, duruşma gününün 5 ay sonrası olan 15.09.2022 tarihine bırakıldığı, duruşma gününe kadar davacı idarece fark bedelin yatırılmadığı, bunun üzerine davanın usulden reddine karar verildiğini, kararın davacı idarece istinaf edilmesi üzerine, davalı vekilince sunulan istinafa cevap dilekçesinde "...davacı yanın bilinçli olarak davayı uzattığını, kamulaştırma bedeli olarak ödenecek rakamın taşınmazın gerçek/güncel değerine oranla sembolik bir meblağa düşmesine neden olduğunu, kamulaştırma bedelinin kabulünün mümkün olmadığını belirterek davacı yanın kötü niyetli, usul ve kanuna aykırı istinaf başvurusunun reddi gerektiğini..." şeklinde beyanda bulunduğunu, (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı kararında tarafların beyanlarının dikkate alınması hususuna vurgu yapılmıştır) Mahkemece, tespit edilen kamulaştırma bedelinin bankaya yatırılması yönünde süre verildiği, davacı idarece depo edilmediği, ancak istinaf aşamasında depo edildiği, davalı vekili tarafından sunulan istinafa cevap dilekçesinde bu yönde muvafakatin bulunmadığı, aradan geçen süre dikkate alındığından usul ekonomisinin koşullarının somut olayda oluşmadığı değerlendirilerek davanın usulden reddine yönelik verilen karar doğru olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11442, K. 2025/8965, T. 17.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11442-e-2025-8965-k-ba19c16f7310