Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11183 E. 2025/9778 K.
Konu: Kesinleşen Kamulaştırmasız El Atma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11183
- Karar No
- 2025/9778
- Karar Tarihi
- Konu
- Kesinleşen Kamulaştırmasız El Atma
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/430 Esas, 2023/1760 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki kesinleşen kamulaştırmasız el atma davası uyarınca ödenen bedelin, imar uygulaması sonucunda payları başka parsele şuyulandırılanlar yönünden sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında iadesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı idare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince dosya Dairemize gönderilmiş, Dairece temyiz inceleme görevi Yargıtay 3. Hukuk Dairesine ait olduğundan dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine karar verilmiş; Yargıtay 3. Hukuk Dairesince dosyanın Dairemize ait olduğu gerekçesi ile dosyanın Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kuruluna gönderilmesine karar verilmiş; Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulunca yapılan inceleme sonucunda temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar tarafından ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/492 Esas sayılı dosyasında müvekkili idare aleyhine ... ili, ..., ... Mahallesi 1298 ada 1 parsel sayılı taşınmaza el atıldığı gerekçesiyle kamulaştırmasız el atma davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde kamulaştırmasız el atma bedeli olan 76.750,42 TL'nin müvekkili idareden 26.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara hisseleri nispetinde verilmesine, dava konusu taşınmazda davacıların hisselerinin iptali ile müvekkili idare lehine yol ve kaldırım olarak terkinine karar verildiğini, kararın onanarak kesinleştiğini ve hükmedilen bedelin davalılara ödendiğini, yargılama devam ederken tamamlanan imar uygulaması sonucunda oluşan İ... Mahallesi 1298 ada 4 parselden davalılara aynı miktarda yer verildiğini, Mahkeme kararı gereğince davalılara tazminat ödenmesi ve imar uygulaması ile de yer verilmesi sebebiyle davalıların hukuka aykırı olarak sebepsiz zenginleştiklerini belirterek sebepsiz zenginleşme teşkil eden bedelin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından müvekkillerinin hissedarı oldukları 1298 ada 1 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın yol ve kaldırım yapmak suretiyle el atıldığını, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları kamulaştırmasız el atma davasında 857 m²lik kısma fiilen el atıldığının tespit edildiğini, sözde 13.01.2011 tarihli ve 17 sayılı ... Encümen kararıyla kamulaştırma kararı alan davacı idarenin tazminat ödememek için daha sonra 08.12.2011 tarihli imar uygulaması ile taşınmazdaki hak kaybının giderildiğini iddia ederek, daha önce de Mahkemeden imtiyaz talep ettiğini, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2016/3569 Esas, 2016/8465 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek onandığını ve kesinleştiğini, davacı idarenin dürüstlük kurallarına aykırı hareket ettiğini ve tazminatlardan kurtulmak adına hak ve yetkisini açıkça kötüye kullandığını, fiili el atmanın devam etmesi nedeniyle müvekkillerinin sebepsiz zenginleşmesinden söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların hem imar uygulaması ile oluşan yeni 1298 ada 4 parselde malik olup, hem de eski 1298 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan tazminat ödemesi almak suretiyle sebepsiz zenginleştiklerini, sebepsiz zenginleşmenin en önemli unsuru olan zenginleşmenin varlığı unsurunun bu sayede gerçekleştiğini, yeni 1298 ada 4 parsel sayılı taşınmaza müvekkili idare tarafından fiili olarak el atılmadığı gibi davalıların kullanmasına da engel olunmadığını, davalıların kendi inisiyatifleri ile kullanmadıkları kısımlara müvekkili idarece el atıldığı iddiasında bulunduklarını, imar uygulaması ile oluşan 1298 ada 4 parsel sayılı taşınmaz ile eski 1298 ada 1 parsel sayılı taşınmazın aynı yüzölçümüne sahip olduğunu, metrekare azalması olmadığı gibi bu iki parsel arasında hiçbir değer düşüklüğünün tespit edilmediğini, davalıların mağduriyet iddialarının gerçeği yansıtmadığını, aksine davalıların malvarlığında artış meydana geldiğini, sebepsiz zenginleşmenin varlığı açık olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydına göre davalıların taşınmaz üzerindeki sitede bağımsız bölüm maliki oldukları, ... Belediye Başkanlığının cevabi yazılarında 1298 ada 4 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucunda oluştuğu, taşınmazın bugünkü halinin kısmen park ve kısmen de imar yolu, büyük kısmının ise konut alanında bulunduğu, 2019 yılına ait arsa metrekare birim değerini gösteren belgelerin gönderildiği, taşınmazda imar uygulaması yapıldığı, yine ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/492 Esas sayılı dosyasında verilen ve Yargıtayca onanarak kesinleşen kararda davalı 19 kişinin el atılan kısımdaki hisselerinin tapudan terkin edildiği, karar daha kesinleşmeden evvel yeni parselden bu 19 kişiye aynı miktarda yer verildiği, bu arada aynı sitenin diğer malikleri tarafından ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/703 Esas sayılı dosyasında açılan kamulaştırmasız el atma davasında davanın kabulüne ilişkin karar kapsamında yeni 1298 ada 4 parselde fiili el atmanın varlığının belirlendiği ve buna ilişkin Mahkeme kararının ise bu kez ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 10.11.2020 tarihli ve 2019/58 Esas ve 2020/1562 Karar sayılı ilamı ile onanması karşısında, davacı idarenin imar uygulaması ile oluşan yeni parsele de el attığı, bu durumda davacı idarenin kesinleşen mahkeme kararına göre davalılara ödediği tazminatı geri isteyemeyeceğinin açıklığa kavuştuğu, davacı idarenin davasını ispatlayamadığı, İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kesinleşen kamulaştırmasız el atma davası uyarınca ödenen bedelin, imar uygulaması sonucunda payları başka parsele şuyulandırılanlar yönünden sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında iadesi hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.