Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11125 E. 2025/5588 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11125
- Karar No
- 2025/5588
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/56 Esas, 2024/516 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki kat malikleri kurulu kararının iptali ve müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Gaziantep ili, ..., ... 6693 ada 1 parsel üzerinde bulunan ... Sitesinin 15.06.2014 tarihli kat malikleri kurulu toplantısında alınan yönetici seçimine ilişkin kararın yok hükmünde olduğunun tespiti ile site giriş kapısının kapatılması suretiyle gerçekleştirilen müdahalenin önlenmesi ile eski hale getirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.11.2015 tarihli ve 2014/226 Esas, 2015/1289 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 15.06.2014 tarihinde yapılan yönetici seçimine ilişkin kararın iptaline, fen bilirkişinin raporunda belirtilen ve kapalı olan, B ile gösterilen kapının açılması talebinin kabulü ile eski hale getirilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 11.11.2015 tarihli ve 2014/226 Esas, 2015/1289 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; davacının iptalini istediği kat malikleri kurulu toplantısı 15.06.2014 tarihli olup davacının 25.07.2014 tarihinde davasını açtığı, bu durumda 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun (604 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi gereğince 1 aylık ve 6 aylık süreler içerisinde davanın açılıp açılmadığı ve davacının toplantıya katılıp toplantı tutanağına muhalefet şerhi koyup koymadığı konularında bir inceleme yapılmadığı ve bu konuda bir gerekçe kurulmadığı, giriş kapısının açılması talebinin kabulüne, eski hale getirilmesine yönelik kurulan hükmün, dosyaya sunulan tadilat projesi ile yerine getirildiği iddia edilip dava görülmekte iken eski hale getirilmekle iade edilecek bir durum kalmadığından talebin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı konusunda hüküm kurulması yönünde inceleme yapılmadığına değinilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 10.07.2019 tarihli ve 2018/119 Esas, 2019/9641 Karar sayılı kararı ile davacının iptalini istediği toplantıya katıldığı; ancak 1 aylık süre içerisinde dava açmadığı, dosyaya sunulan tadilat projesi ile giriş kapısının fiili durumunun dava görülmekte iken mimari projeye uygun olarak eski hale getirildiği gerekçesiyle 15.06.2014 tarihli kat malikleri kurulu kararının iptali isteminin reddine, giriş kapısının açılması ile ilgili talebinin ise konusuz kalması sebebi ile hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 10.07.2019 tarihli ve 2018/119 Esas, 2019/9641 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, dava konusu ana taşınmazın esas projesinde siteye 3 ana girişin bulunduğu, ancak yargılama devam ettiği esnada proje değişikliği yapılmak sureti ile tek giriş oluşturulduğunun anlaşıldığı, kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesisine esas mimari projede sonradan bir değişiklik yapılıp bu konuda bir tadilat projesi hazırlanabilmesi için tadilat projesinin belediyece onaylanması ve projenin onaylandığı tarihte bütün bağımsız bölüm maliklerinin yazılı izninin gerektiği, dolayısı ile mahkemece her ne kadar ilgili belediyesince onaylanmış olsa dahi 20.10.2015 tarihli tadilat projesinin tüm kat maliklerinin muvaffakatını taşıyıp taşımadığının araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gereğine değinilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 03.11.2021 tarihli ve 2020/811 Esas, 2021/1326 Karar sayılı kararı ile dava konusu giriş kapısının fiili durumunun dava görülmekte iken mimari projeye uygun olarak eski hale getirildiği gerekçesiyle 15.06.2014 tarihli kat malikleri kurulu kararının iptali isteminin reddine, giriş kapısının açılması ile ilgili talebinin ise konusuz kalması sebebi ile bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin 03.11.2021 tarihli ve 2020/811 Esas, 2021/1326 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; bozma ilamından sonra herhangi bir ek bilirkişi raporu alınmadığı gibi davacı da müdahalenin devam ettiği iddiasında bulunduğuna göre uyuşmazlık konusu giriş kapısına ilişkin müdahalenin devam edip etmediği yönünde gerekli araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ana taşınmazın 11.04.2005 tarihli onaylı esas projesinde siteye 3 ana girişin bulunduğu, ancak yargılama devam ettiği esnada proje değişikliği yapılmak suretiyle tek giriş oluşturulduğu, kat irtifakı tesisine esas mimari projede sonradan bir değişiklik yapılıp bu konuda bir tadilat projesi hazırlanabilmesi için tadilat projesinin tüm bağımsız bölüm maliklerinin yazılı izninin gerektiği, 24.08.2015 tarihli genel kurul toplantısında da tüm bağımsız kat maliklerinin yazılı izninin alınmadığı, yapılan keşifte de davaya konu kapının açılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu kapının açılmak suretiyle eski hale getirilmesine verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu bağımsız bölümü üçüncü bir kişiye satması nedeniyle davacının taraf sıfatının dolayısıyla aktif husumetinin kalmadığını, yapılan tadilat projesine ilişkin vaziyet planının 160 kat malikinin onayı ile yasal 4/5 çoğunluğun isteği üzerine yapıldığını, kat malikleri kurulunca yöntemine göre yapılmış ve Şahinbey Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünce yöntemine onaylanmış tadilat projesini yok sayamayacağından, giriş kapısının açılmak suretiyle eski hale getirilmesi konusundaki istemin davanın konusuz kalması nedeniyle hüküm altına alınması gerektiğini, davacının 15.05.2006 tarihinden beri davaya konu kapının açılmamasına dair site yönetim kurulu kararlarına karşı süresinde herhangi bir itiraz ve dava yoluna başvurmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 634 sayılı Kanun'a tabi taşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Ana taşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi ve onaylı mimari projeye aykırılıkların eski hale getirilmesine ilişkin davalar mülkiyet hakkına dayanılarak açılır. Dosya kapsamında yapılan incelemede; davalı tarafça davacının maliki olduğu bağımsız bölümü dava dışı 3. kişiye sattığının iddia edildiği, UYAP üzerinde yapılan incelemede davacının 28.12.2022 tarihinde maliki olduğu 4 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının pasife düştüğü anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece güncel tapu kaydı getirtilerek, davacının bağımsız bölümünün yargılama sırasında devredildiği tespit edilir ise 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesi gereğince işlem yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
3. Kabule göre de; a) Dosya içerisinde mevcut 17.06.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda yer alan krokiden, dava konusu anataşınmazın esas projesinde 3 ana giriş olduğu; ancak davacının açılarak eski hale getirilmesini talep ettiği araç giriş kapısının ise esas projede yer alan kapılardan biri olmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporunda müdahalenin devam ettiğinin tespit edildiği belirtilmişse de, davacının açılarak eski hale getirilmesini istediği araç giriş kapısının 2005 tarihli esas projede yer alıp almadığı ve bu hali ile eski hale getirilip getirilmemesi gerektiği konusunda çelişki oluşmuş, anılan çelişkinin giderilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Mahkemece, yapılacak keşif sonrası alınacak uzman bilirkişi raporu ile mimari esas proje yerinde uygulanmak ve davacının açılarak eski hale getirilmesini istediği kapının mimari projede yer alıp almadığı ve bu kapsamda eski hale getirilmesi gerekip gerekmediğinin oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
b) Mahkemece müdahale yönünden davanın kabulüne karar verilir iken, davalı tarafın mimari projeye aykırılıklarının krokiye bağlanmak sureti ile ne şekilde eski hale getirileceğinin belirtilmediği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine göre mahkemece verilen kararın hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ve verilen karar ile iki tarafın leh ve aleyhine hükmedilen görev ve hakların gayet açık ve anlaşılır biçimde yazılması gerekmektedir. Mahkemece davacının taleplerinin arasında yönetici seçimine ilişkin kararın yok hükmünde olduğunun tespiti istemi olduğu, bu talep hakkında hüküm kurulmadığı gibi davanın kısmen kabulüne karar verildiği hâlde, hükümde davanın kabulü şeklinde hüküm kurulduğu gibi, kabul ve reddedilen taleplerin ayrı ayrı değerlendirilerek projeye aykırılıkların ve müdahalelerin neler olduğunun ve ne şekilde eski hale getirileceğinin infazda tereddüt yaratmayacak şekilde açıkça belirtilmesi gerekirken fen bilirkişi raporuna atıf yapılmakla yetinilmesi doğru görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.