Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11530 E. 2025/5589 K.

Konu: Ortaklığın Giderilmesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11530
Karar No
2025/5589
Karar Tarihi
Konu
Ortaklığın Giderilmesi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/368 Esas, 2022/881 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile ortaklığın kat mülkiyeti kurulmak suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının Kırklareli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 80 ada 41 parsel sayılı taşınmazın taraflar arasında hisseli olduğunu, taşınmazın 5/19 davalı adına, 14/19 hissesinin davacı adına tapu kütüğünde kayıtlı bulunduğunu, taraflar arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince taşınmaz üzerine bina yapılması konusunda antlaşmaya varıldığını, davacı yüklenici tarafından inşaatın % 90 oranında sözleşmede kararlaştırılan süre içinde tamamlandığını, davalıdan hisseli taşınmaz üzerinde kat irtifakının kurulmasının talep edildiğini; ancak ve davalının kat irtifakının idari yoldan kurulması talebini kabul etmediğini, bu nedenle kat mülkiyeti kurulmaya elverişli olan taşınmaz üzerindeki ortaklığın kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki şekli ile bağımsız bölümler üzerinde kat mülkiyeti kurulması yoluyla giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kat mülkiyetinin ancak tamamlanmış yapılar üzerinde kurulabileceğini, ana yapının tamamlanmış olması gerektiğini; ancak mevcut yapının tamamlanmadığını, kat mülkiyetinin yapılabilmesi için hukuki ve fiili imkansızlık bulunduğunu, davacı tarafın inşaatı süresinde bitirmeyerek müvekkilini mağdur ettiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.03.2016 tarihli ve 2015/685 Esas, 2016/200 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ortaklığın kat mülkiyeti kurulmak suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 24.03.2016 tarihli ve 2015/685 Esas, 2016/200 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan incelemede somut olayda dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan tamamlanmış yapıya ilişkin olarak mahkemece öncelikle bilirkişi kurulundan bağımsız bölümlerin başlı başına kullanılmaya elverişli bağımsız bölüm olup olmadığı, niteliklerinin (mesken, işyeri, depo vs. gibi) ne olduğu da açıklattırılarak davaya konu taşınmaz üzerindeki yapının onaylı projesinin ve sonradan değişiklik yapılmış ise buna ilişkin tadilat projesinin olup olmadığının taraflara ve ilgili belediyeye sorulup etraflıca araştırılması, proje mevcut değilse, ilgili belediyeden alınacak ön bilgiye göre yapının mevcut haliyle imar mevzuatına ve bulunduğu yerin imar durumu ile fenne aykırılık oluşturmadığı veya imara veya projeye aykırılıklar giderildiği takdirde onay verilebileceğinin saptanması durumunda, öncelikle aykırılıkların giderilmesi daha sonra yapının fiili durumunu yansıtan projenin hazırlattırılıp, ilgili imar müdürlüğünün onayının ve buna bağlı olarak oturma izin belgesinin alınması, ayrıca 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 12 nci maddesinde sayılan diğer belgelerin tamamlattırılması için kat mülkiyetine geçiş suretiyle ortaklığın giderilmesini isteyen tarafa yetki ve yeterli süre verilmesi, bu hususlar eksiksiz yerine getirildiği takdirde de, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıda her bir bağımsız bölümün (konumu, yüzölçümü, kullanım amacı ve eklentileri yerinde incelenip irdelenerek) değeri ve bu değere göre özgülenecek arsa payı uzman bilirkişi aracılığıyla saptanıp varsa fiili taksime ilişkin sözleşme veya mülkiyetin tespitine ilişkin kesinleşmiş kararlar dikkate alınarak, taksim yoksa çekilecek kur'a ile önce her paydaşa birer bağımsız bölüm özgülendikten sonra arta kalan bağımsız bölümlerin pay oranları da gözetilmek suretiyle yine kur'a ile paydaşlara özgülenerek, gerekiyorsa bedel farkı nedeni ile ödenecek ivaz da belirlenmek suretiyle payların denkleştirilmesi, yönetim planı gibi belgeleri paydaşların (tanınan süreye rağmen) imzalamaktan kaçınması halinde bunların imzalanmış sayılması suretiyle araştırmanın tamamlanmasından sonra kat mülkiyeti kurulmak suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 30.05.2019 tarihli ve 2018/648 Esas, 2019/408 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ortaklığın ivaz bedeli karşılığında kat mülkiyeti kurulmak suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 30.05.2019 tarihli ve 2018/648 Esas, 2019/408 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda mahkemece bozma kararına uyulduğuna göre, bozma kararında değinilen tüm hususlar dikkate alınarak, öncelikle taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan 7 ve 9 nolu dükkanlara ilişkin olarak taraflar arasında akdedilen anlaşmadan sonra herhangi bir kullanım bulunup bulunmadığı araştırılması, var ise fiilî kullanım esasına göre karar verilmesi, aksi takdirde taraflar arasında akdedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesi taraf beyanları ile yorumlanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 24.06.2021 tarihli ve 2020/343 Esas, 2021/668 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ortaklığın ivaz bedeli karşılığında kat mülkiyeti kurulmak suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin 24.06.2021 tarihli ve 2020/343 Esas, 2021/668 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; kat mülkiyeti kurulması suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından sair temyiz itirazları yerinde olmadığı, ancak dosyanın incelenmesinde toplam dört adet işyeri ve dört adet depo bulunduğu anlaşıldığı, bu işyerlerinin depolu işyeri mi yoksa depoların işyerlerinin eklentisi mi olduğu veya depoların ana taşınmazın ortak alanı olup olmadığının bilirkişi raporu ile belirlenerek hüküm yerinde (ortak alan olması halinde tescile tabi olmadığından tespiti ile yetinilerek) gösterilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda alınan ek raporda dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan 7, 8, 9 ve 10 nolu bağımsız bölümlerin depolu iş yeri niteliğinde olduğunun bildirildiği, bağımsız bölümlerin paylaşımı hususunda mahallinde keşif yapılarak fiili kullanımın kime ait olduğunun tespit edildiği, taraflar arasındaki sözleşme ve fiili kullanım esasının dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ortaklığın ivaz bedeli karşılığında kat mülkiyeti kurulmak suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hatalı şekilde fiili taksimin esas alındığını, 7 nolu iş yerinde kullanımının olmadığını, 9 nolu iş yerinin ise davacı tarafından kullanılmasının gasp niteliğinde olduğunu, mahkemece davacı yüklenicinin 9 nolu iş yerini satmış olmasını esas alarak ivaz eklenmesi suretiyle karar verdiğini, yapılan satışın resmî olarak noter kanalıyla yapılmadığını, onayının alınmadığını, kiraya verilmiş olmasının haksız işgal niteliğinde olduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmesi sırasında yapılan projede bodrum katın yer almadığını, iki kez yapılan tadilat projeleri ile taşınmaza bodrum katın ilave edildiğini, bu nedenle bodrum kattaki haklarının da sözleşmeye göre %33 olması gerektiğini, bu oran uygulandığında ise 9 nolu bağımsız bölümün tarafına verilmesi gerektiğini, belirlenen ivaz bedelinin eksik olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun mahkeme kararının ONANMASINA,

Taşınmazın satış bedeli üzerinden temyiz edenin payına düşen paranın binde 11,38 oranında hesaplanacak onama harcından, peşin alınan harcın mahsubu ile eksik harcın alınmasına, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11530, K. 2025/5589, T. 21.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11530-e-2025-5589-k-99db8f21144e