Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10578 E. 2025/7742 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10578
Karar No
2025/7742
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3046 Esas, 2024/1235 Karar DAVA TARİHİ : 15.11.2017 KARAR : Kabul/Karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl davada dava ile 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tesciline ilişkin birleştirilen davada davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, asıl davada dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davada davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı - birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Davacı ... vekili asıl davada dosyanın dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ..., ... Mahallesi 3 66... parsel sayılı taşınmazın üzerinden kamulaştırma yapmaksızın 154 kw ... - .... Enerji Nakil Hattı geçirilmek suretiyle el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atma tazminat bedelinin davalı idareden tahsilini talep edilmiştir.

2. Davacı ... Genel Müdürlüğü vekili birleştirilen davada dosya dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ..., ... Mahallesi 3 66... parsel sayılı taşınmazın 154 kw...-.........Enerji İletim Hattı güzergahında kaldığı, dava konusu taşınmazın 64,00 m²lik ve 81,00 m²lik kısımlarındaki pilon yeri bedeli ile taşınmazın 4.674,86 m²lik kısmındaki irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. asıl davada dosya davalısı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinden 154 kV ....- ... İletim Hattı geçtiğini, Enerji İletim Hattı ile ilgili kamulaştırma işlemlerinin DSİ Genel Müdürlüğünce yapıldığını, dava konusu taşınmazla ilgili olarak kamulaştırma işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı hususlarının sorulması için müzekkere yazılması gerektiğini belirtmiştir.

2. birleştirilen davada dosya davalısı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.05.2019 tarihli ve 2017/431 Esas, 2019/215 Karar sayılı kararı ile asıl davada ve birleştirilen davada davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 03.05.2019 tarihli ve 2017/431 Esas, 2019/215 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve 2019/1487 Esas, 2021/1571 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazda iki ayrı enerji nakil hattı ile iki ayrı pilon yerinin yer aldığı, kamulaştırmasız el atma yoluyla tesis edilen hattın 1970 yılında kurulduğu anlaşılmakla; bu tarihteki niteliğinin tespiti gerekmekte ise de bu hususta herhangi bir itiraz ve istinaf sebebi olmadığı, hükme esas alınan 26.01.2019 havale tarihli bilirkişi heyet raporunun genel olarak usule uygun biçimde bedel hesaplamalarını yaptığı, mülkiyet kamulaştırma bedelleri hesaplanacak pilon yerlerinin ayrı ayrı 64 m² ve 81 m² olduğu, yine taşınmaz üzerinde bulunan iki ayrı enerji nakil hattının kapsadığı alanın ayrı ayrı 10.544,02 m² ile 4.674,86 m² olup 4674,86 m²lik kısım için irtifak kamulaştırma bedelinin, 10.544,02 m²lik kısım için ise kamulaştırmasız el atma tazminat bedelinin hesaplandığı, yapılan hesaplamalarda öncelikle kamulaştırma davasına konu kamulaştırma bedelinin hesaplanarak daha sonra pilon yerlerinin de çıkarılarak kalan kısımdaki kamulaştırmasız el atma tazminat bedellerinin hesaplanmasının gerektiği, bilirkişi heyet raporunda pilon yerleri ve irtifak alanlarının kesişen kısımları nazara alınmadan yapılan hesaplama sonucu 924.592,64 TL olması gereken toplam kamulaştırma bedelinin 932.859,93 TL olarak cüzi bir miktar fazla hesaplandığı, buna göre acele kamulaştırma dosyasında depo edilen 601.030,66 TL çıkarıldığında depo edilmesi gereken ilave kamulaştırma bedelinin 323.561,98 TL olduğu, bu nedenle fazladan yatırılan 8.267,35 TL kamulaştırma bedelinin davacı idareye iadesi gerektiği, ayrıca fiilen el atılan 10.544,02 m²lik taşınmaz bölümünün el atma tazminat bedelinin resen yapılan hesaplama sonucu 2.013.430,32 TL olarak tespit edildiği, bu bedelin hükümde belirtilmeyip asıl davada dosya davacı vekilinin ıslah dilekçesi nazara alınarak ıslah edilen 457.907,81 TL'nin kamulaştırmasız el atma tazminat bedeli olarak yapılan tespitinin isabetsiz olduğu, tüm bedelin tazminat bedeli olarak tespit edilip taleple bağlı kalındığının belirtilmesi gerektiği, ayrıca birleştirilen davada kamulaştırma davası yönünden, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı gözönüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davada ve birleştirilen davada davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinde dava konusu taşınmazda 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18 inci maddesi uyarınca imar uygulaması yapıldığının bildirildiği, Tapu ve Kadastro Müdürlüğünün parsel sorgulama uygulamasında yapılan sorgulama neticesinde dava konusu taşınmazın kaydının kapatıldığı, UYAP sisteminde de tapu kaydının pasif olduğu anlaşıldığından, en son imar uygulamasına ait şuyulandırma cetvelleri ilgili Belediyeden istenildikten, dava konusu taşınmazın imar uygulaması sonucu hangi parsellere gittiğini gösterir tüm gitti kayıtlarıyla birlikte tapu kayıtları ilgili Tapu Müdürlüğünden getirtildikten, imar uygulaması sonucu yeni oluşan parsellerin imar planındaki özgülenme amacı ilgili Belediye Başkanlığından sorulduktan, şuyulandırma öncesi ve sonrası çaplı krokiler ilgili Kadastro Müdürlüğünden getirtilip mahallinde yeniden keşif yapılarak, imar uygulaması sonucu oluşan yeni parsellerin tapu kaydı zemine uygulanıp; kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminata ilişkin asıl davada dava yönünden yeni oluşan parsellere davalı idare tarafından fiilen el atılıp atılmadığı, fiilen el atılmasa bile dava konusu taşınmazın imar planındaki konumu, kamuya tahsisli alan olarak ayrılıp ayrılmadığı araştırılıp, kamuya özgülenme durumunun devam ettiği anlaşıldığı takdirde, fiili el atmanın gerçekleştiği kabul edilerek esas hakkında hüküm kurulması, aksi hâlde konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği gibi, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescile ilişkin birleştirilen davada dava yönünden, imar uygulaması sonrası yeni oluşan parseller ile imar uygulaması öncesindeki dava konusu 3 66... parsel sayılı taşınmazın aynı yerde kalıp kalmadıkları tespit edildikten sonra, yeni oluşan parsellerin davalı - karşı davacı idarece enerji nakil hattı kurmak suretiyle irtifak alanı oluşturulmak istenilen alanda yer alıp almadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve birleştirilen davada dava yönünden, tespit edilen bedelden acele el koyma bedelinin mahsubu ile oluşan fark bedel üçer aylık vadeli hesaba yatırılmış olup fark bedelin 07.10.2021 tarihli ara karar ile ödenmesine karar verildiğinden, fark bedele 15.03.2018 tarihinden ara karar tarihi olan 07.10.2021 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde faiz başlangıç ve bitiş tarihlerinin hatalı gösterilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada dava yönünden davacı - karşı davalı ...'in kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının konusuz kalmış olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davada Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/66 Esas sayılı dosyası yönünden davanın kabulü ile tespit edilen kamulaştırma bedelinin tapu maliki ...’e ödenmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı - birleştirilen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı - birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 2017 yılında dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak ... Genel Müdürlüğü aleyhine kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açtıklarını, davalı idarenin müvekkiline ait başka bir taşınmaz ile ilgili olarak yapmış olduğu kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasının eldeki dosya ile birleştirilmesi nedeniyle hatalı karar verildiğini, imar uygulaması sonrası oluşan parseller için davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazlardaki mülkiyet ve irtifak kamulaştırmasının idarenin yeni hattı ile alakası olmadığını, karar hatalı olup tescil kabiliyeti bulunmadığını, tescil yönünden kesin olarak karar verildiği hâlde, tescil hükmünün infaz edilmemesi nedeniyle bedelin iadesine karar verildiğini, düzenleme ortaklık payı alanında kalan iletim hattına 7 veyahut 8 yıl öncesi ödenen bedelin yargılamanın uzamasından dolayı iadesi kararının hatalı olduğunu ve mülkiyet hakkının ihlâli sonucunu doğurduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada davada kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili, birleştirilen davada davada kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakta olup asıl davada davacı - birleştirilen davada davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

3. Dava konusu Mersin ili, ..., ... Mahallesi 3 66... parsel sayılı 37.63,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 08.07.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ifraz işlemi ile ... Mahallesi 3 66... parsel, 3 66... parsel ve 3 66... parsel sayılı taşınmazlara ayrıldığı, 3 66... parsel sayılı 2.974,60 m²lik kısmı imar uygulaması dışında bırakılarak aynı parsel numarası ile asıl davada davacı - birleştirilen davada davalı ... adına tescil edildiği, imar planında konut alanı ve imar yoluna isabet ettiği, bakiye kısmın 10.08.2021 tarihli ve ... yevmiyeli imar uygulaması ile 9.326,26 m²lik kısmının 40 39... parsel, 6.761,36 m²lik kısmının 40 40... parsel ve 3.063,55 m²lik kısmının 40 45... parsel numarası ile ... adına tescil edildiği, ... Mahallesi 3 66... parsel sayılı 255,00 m² yüzölçümlü taşınmazın Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/94 Esas, 2015/558 Karar sayılı kararı uyarınca DSİ Genel Müdürlüğü adına kanal vasfıyla tescil edildiği, ... Mahallesi 3 66... parsel sayılı 158,00 m² yüzölçümlü imar planında park alanına isabet eden taşınmazın asıl davada davacı - birleştirilen davada davalı ... adına tescil edildiği, hükme esas alınan 05.07.2023 tarihli fen bilirkişi raporu krokisinde (A) harfi ile gösterilen 64,00 m² pilon yerinin kamuya terk edilen park alanı içerisinde, (B) harfi ile gösterilen pilon yerinin, (b2) ile belirtilen 18,80 m²lik kısmı kamuya terk edilen park alanı içinde, (b1) ile belirtilen 62,20 m²lik kısmı imar uygulaması sonucu trafo vasfı ile oluşan 40 54... numaralı parsel sınırları içerisinde, (C) harfi ile gösterilen 4.430,56 m² irtifak alanının (c1) ile belirtilen 119,24 m²lik kısmı trafo vasfı ile oluşan 40 54... numaralı parsel üzerinde, kalan 4.311,32 m²lik kısmı ile yine krokisinde ve (F) harfi ile belirtilen 671,41 m²lik irtifak alanlarının kamuya terk edilen park alanı sınırları içinde, (D) harfi ile gösterilen 169,32 m² irtifak alanı 3 66... numaralı ve kanal vasfı ile oluşan parsel sınırları üzerinde, krokisinde (M) harfi ile gösterilen 4.818,74 m²lik irtifak alanı 3 66... , 40 40... parsel, 40 39... parsel, 40 45... parsel sayılı taşınmazlar arasında kalan ve kamuya terk edilmiş imar yolu üzerinde kaldığı, asıl davada davacı - birleştirilen davada davalı ... adına tescil edilen taşınmazlardan 3 66... parsel sayılı taşınmazın krokisinde (E) harfi ile belirtilen 74,98 m²lik, 3 66... parsel sayılı taşınmazın krokisinde (G) harfi ile belirtilen 188,94 m²lik, 40 40... parsel sayılı taşınmazın krokisinde (H) harfi ile belirtilen 1.247,29 m²lik, 40 39... parsel sayılı taşınmazın krokisinde (J) harfi ile belirtilen 457,69 m²lik, 40 45... parsel sayılı taşınmazın krokisinde (K) harfi ile belirtilen 416,19 m²lik irtifak alanlarında ... Genel Müdürlüğü lehine irtifak hakkı tesis edileceğinin belirtildiği anlaşılmıştır.

4. Dava konusu ... Mahallesi 3 66... parsel sayılı taşınmaz üzerinde iki ayrı enerji nakil hattı olduğu, asıl davada 1970 yılında yapılan 154 kw ... - ....Nakil Hattı yönünden kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talep edildiği, birleştirilen davada ise 154 kw .... - .... ... ... Enerji İletim Hattı güzergahında kalan 64,00 m²lik ve 81,00 m²lik kısımlarındaki pilon yeri bedeli ile 4.674,86 m²lik kısmındaki irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili talep edildiği hâlde, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda imar uygulaması sonrası yeni oluşan parseller ile imar uygulaması öncesindeki dava konusu 3 66... parsel sayılı taşınmazın aynı yerde kalıp kalmadıkları açıkça belirtilmediği gibi kadastral 3 66... parsel sayılı taşınmaz ile imar uygulaması sonrası oluşan parsellerin krokisinde de işaretlenmemesi nedeniyle hangi taşınmazdan hangi enerji nakil/iletim hattının geçtiğinin krokisinde açıkça isimlendirilerek gösterilmemesi ve hükme esas alınan 15.03.2019 tarihli bilirkişi raporu içeriğinde taşınmazların hepsi için 154 kw ... ....Enerji İletim Hattı olarak belirtildiği hâlde, raporun son sayfasında 3 66... parsel sayılı taşınmaz üzerinden 154 kw .... - ... ...Nakil Hattı geçtiğinin, krokisinde (E) harfi ile gösterilen 74,98 m²lik kısım olduğunun belirtildiği ve bu hattın bedeline de hükmedildiği nazara alınarak eksik incelemeye dayalı ve çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak asıl davada dava konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi yerinde değildir.

5. Kabule göre de bozma öncesi idareye iadesine karar verilen 8.267,35 TL’nin iade edilip edilmediği, asıl davada dosya davalısı idareden ve ilgili bankadan sorularak net olarak belirlenmeden eksik inceleme ile iade edilmediğinin kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davacı - birleştirilen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Asıl davada davacı - birleştirilen davada davalı ...'ten peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10578, K. 2025/7742, T. 15.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10578-e-2025-7742-k-c3edc2a12b5b