Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10579 E. 2025/8551 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10579
- Karar No
- 2025/8551
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/596 Esas, 2024/107 Karar DAVA TARİHİ : 03.03.2015 KARAR : Kabul
Taraflar arasında 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerine temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Osmaniye ili, .... ilçesi, ... köyü 1 08... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin çok yüksek olduğunu, kamulaştırma sonrası kalan kısımlarındaki değer azalışının dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.03.2016 tarihli ve 2015/121 Esas, 2016/265 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 23.03.2016 tarihli ve 2015/121 Esas, 2016/265 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; ... Belediye Başkanlığının 02.04.2015 tarihli yazısına ve bilirkişi raporunda yazılı özelliklerine göre .... ilçesi, .. köyü 1 08... parsel sayılı taşınmaz arsa niteliğinde olduğundan, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken arazi kabulü ile taşınmazın net geliri göz önünde tutularak bilimsel yolla değer biçilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 21.04.2022 tarihli ve 2019/14 Esas, 2022/310 Karar sayılı kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 21.04.2022 tarihli ve 2019/14 Esas, 2022/310 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki Osmaniye ili, ... ilçesi, ... köyü 1 08... parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabesizlik görülmemiş; ancak Mahkemece verilen ilk karar davalılardan ... vekili tarafından temyiz edildiğinden, ilk kararı temyiz etmeyen davalıların hisseleri bakımından ilk kararda tespit edilen bedelin davacı idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeksizin, adı geçen davalı dışında kalan davalılar için bozma sonrası belirlenen metrekare birim bedeli esas alınarak hesaplama yapılmak suretiyle fazlaya hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; idarece fazla yatırılan bedelin iadesine karar verilmemesinin hatalı olduğunu, kamulaştırma bedeline uygulanan faizin kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalılar ...vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı idare lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunun kabul edilmesinin, kamu yararına, kamu düzenine, işlem güvenliği ilkesine aykırılık teşkil ettiğini ve tek vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
3. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin çok düşük tespit edildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedellerinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekillerinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz sebepleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında, kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması gerekir. 4. İdarece fazla depo edilen bedelin iadesine karar verilmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bir kısım davalılar vekillerinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin hükümden çıkarılması yerine ''Tespit edilen kamulaştırma bedelinden ilk kararla ödenmesine karar verilen 197.545,62 TL'lik kısımına dava dört ay içinde sonuçlandırılamadığından, 04.07.2015 tarihinden ilk karar tarihi olan 23.03.2016 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, bakiye 24.756,83 TL'lik kısmına ise 04.07.2015 tarihinden ikinci karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, davacı idarece fazla depo edilen bedelin varsa işlemiş faizi ile birlikte davacı idareye iadesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.