Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11166 E. 2025/8702 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11166
- Karar No
- 2025/8702
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/243 Esas, 2024/250 Karar DAVA TARİHİ : 11.02.2010 KARAR : Ret
Taraflar arasındaki tamamı ... tarafından kamulaştırılan taşınmazın yolda kalan ve terkin edilen kısmı dışında bulunan ve Hazine adına tesciline karar verilen bölümünün kamulaştırma bedelinin iadesi karşılığında tapusunun iptali ile adlarına tesciline karar verilmesi istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya direnme kararı verilmiştir.
Mahkemenin direnme kararı üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda, direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar ... vd. vekili, kendi adına asaleten ve davacı ... terekesini temsilen ... ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Sakarya ili, ... ilçesi, ...Beldesinde 1321 parselde kayıtlı 7008,74 m² miktarındaki müşterek mülkiyete tabî davacılara ait taşınmazın, ... tarafından 1593 sayılı Erişme Kontrollü Karayolları Kanunu’nun 6 ncı maddesi hükmü gereğince kamulaştırıldığını ve taşınmazın tapudan terkinine karar verilerek tapu kaydının kapatıldığını, davacıların söz konusu kamulaştırma işlemine karşı ... İdare Mahkemesinde kamulaştırma işleminin iptali için açtıkları davanın reddedildiğini ve verilen kararın Danıştay 6. Dairesi tarafından onandığını, davacıların Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/94 Esas sayılı dosyası ile tezyidi bedel davası açtıklarını ve bu davanın da kesinleştiğini, ... tarafından taşınmaz üzerinde kamulaştırma amacına uygun hiçbir işlem yapılmadığından bahisle 5+1 yıllık yasal süre içerisinde taşınmazın geri alınması için Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/52 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın 1593 sayılı Erişme Kontrollü Karayolları Kanunu'nun 6 ncı maddesi uyarınca reddedildiğini, bahse konu Kanun’un taşınmaz malikine dava açma imkânı tanımadığını, 12.07.2005 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğünün davaya konu taşınmazın 6.913,71 m²lik kısmının yol inşaat ve emniyet sahası dışında kaldığından yoldan ihdas suretiyle ... adına tescilinin sağlanmasını talep eder yazıyı Sapanca Tapu Müdürlüğüne gönderdiğini, söz konusu yazışmalardan işbu davayı açmadan yaklaşık 10 gün önce haberdar olduklarını, yukarıda belirtilen yazışmaların yasal açılımının kamulaştırma yapan idarenin artık taşınmazın kamulaştırma amacına uygun kullanılamayacağının kabul edilmesi olduğunu, taşınmaza komşu taşınmazların da aynı prosedür takip edilerek amaca aykırı bir şekilde satıldığını, taşınmazın eski malikler dışındaki kişilere ticari amaçla satılması ve bu bedelin kamu giderlerinde kullanılacak olmasının kamu yararı kapsamında değerlendirilemeyeceğini, kaldı ki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şekilde Maliye Hazinesinin de bu taşınmazı kamu yararında kullanmak üzere ilgili kurumdan herhangi bir talebinin olmadığını, 5018 sayılı Kanun uyarınca Maliye Hazinesi adına re'sen bedelsiz olarak kayıt ve tescil edildiğini, bu aşama itibariyle Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından satışa hazır hâle geldiğini, Karayolları Genel Müdürlüğünün yazışmaları dikkatle incelenecek olunursa diğer parsellerde olduğu gibi, taşınmazın Maliye Hazinesi adına resen tescil edileceğini, 2942 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin amaca uygun kullanılmayacak taşınmazın eski malike bedeli karşılığında iadesini içerdiğini ileri sürerek taşınmazın kamulaştırma bedelinin iadesi karşılığında tapu kaydının iptali ile davacılar adına payları oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu .... ilçesi, ...Beldesinde bulunan 2581 parsel(eski 1321 parsel) sayılı taşınmazın servis alanı, geçitler, toplama yolları inşaatı ve emniyet sahasına rastladığından Karayolları Genel Müdürlüğünce kamulaştırıldığını ve kamulaştırma bedellerinin hak sahiplerine ödenerek kesinleştiğini, kamulaştırma bedelinin kesinleşmesini müteakip idare tarafından taşınmaz üzerinde kamulaştırma amacına uygun hiçbir işlem yapılmadığından bahisle yasal süresi içerisinde taşınmazın geri alınması için Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/52 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve davanın reddedilerek kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın fiilen kullanılan toplama yolunun dışında kalan 6.913,71 m²sinin Karayolları Genel Müdürlüğünce yapılacak Bölünmüş Yol İnşasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkındaki 19.11.2003 tarihli ve 5003 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmek üzere yoldan ihdas edilerek 2581 parsel sayılı taşınmaz olarak 5018 sayılı Kanun gereğince 16.07.2008 tarihinde Maliye Hazinesi adına tescil edildiğini, 95,03 m²lik kısmının tescil harici bırakıldığını, davanın öncelikle süre bakımından reddinin gerektiğini, davacıların kamulaştırma bedelinin kesinleşmesinden itibaren taşınmazın geri alınması için dava açtıklarını ancak davalarının reddedildiğini, 5018 sayılı Kanun gereğince Hazine adına tescili yapılan taşınmazın geri alınması için işbu tescilin bahane edilerek tekrar dava açılmasının hukuken mümkün olmadığını, davacıların kamulaştırma bedellerini aldıklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.05.2010 tarihli ve 2010/ 59... /138 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaz 1593 sayılı Erişme Kontrollü Karayolları Kanunu uyarınca kamulaştırıldığını, adı geçen Kanun 6001 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış ise de aynı Kanun'un 22/3 maddesi uyarınca bu maksatla yapılan kamulaştırmalarda 2942 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin uygulanamayacağı hüküm altına alınmış olup 23 ncü maddeye göre açılan davanın da Mahkemece bu gerekçeyle reddedildiğini, yol dışında kalan ve kamulaştırmaya konu olan bölümün iadesi için idarenin 2942 sayılı Kanun’un 22 nci maddesine göre bir işlemi de olmadığını, bu durumda taşınmazın başka kişilere davalı idarece satılması halinde hakkın kötüye kullanılmasından bahsetmek mümkün olmayıp yapılan işlemler yasaya uygun olduğundan davacıların taşınmazı 2942 sayılı Kanun’un 22 nci ve 23 ncü maddeleri uyarınca geriye almalarının söz konusu olamayacağını, davacı kamulaştırma yapılması sonunda bedelini aldığına ve idarece yapılan işlemler kanuna uygun olduğuna göre taşınmazın kişilere satışa arz edilmesi halinde eşit koşullarda satışa katılmasının mümkün olduğunu, davanın bu gerekçe ile reddedilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmeyerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin 14.07.2011 tarihli ve 2011/167 Esas, 2011/205 Karar sayılı kararı ile bozma kararına direnilmesine karar verilmiştir.
C. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı 1. Mahkemenin 14.07.2011 tarihli ve 2011/167 Esas, 2011/205 Karar sayılı direnme kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda Mahkemenin direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Dairemizin bozma kararı usul ve kanuna uygun bulunarak, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.07.2012 tarihli ve 2012/5-187 Esas, 2012/435 Karar sayılı Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda; 5018 sayılı Kanunda Karayolları Genel Müdürlüğünün tüzel kişiliğini kaldıran açık bir düzenlemeye yer verilmediği gibi 13.07.2010 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'daki düzenlenmede de kamu tüzel kişiliğine sahip özel bütçeli idare olarak düzenlendiği, başka her hangi bir yasal düzenlemeyle de Karayolları Genel Müdürlüğünün tüzel kişiliğinin kaldırılmadığı, Kanunla kurulan bu kamu tüzel kişiliğinin, Anayasa'nın 123/3 ncü maddesi uyarınca yine bir kanunla kaldırılıncaya kadar devam edeceği, somut olay değerlendirildiğinde kamulaştırma işlemi ... tarafından yapılarak bedeli de aynı idare tarafından ödenmiş olup bilahare taşınmaz 5018 sayılı Kanun'un 45/1 nci maddesi uyarınca Hazine adına tescil edildikten sonra eldeki davanın açıldığı, 6001 sayılı Kanun'un Geçici 1 nci maddesinin beşinci fıkrası “Genel Müdürlüğün mülkiyetinde iken 5018 sayılı Kanunun geçici 12 nci maddesi gereğince Hazine'ye devredilen taşınmazlardan satışı yapılmamış, başka kurum ve kuruluşlara tahsis edilmemiş ve devredilmemiş olanların mülkiyeti, bu Kanun'un yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde Genel Müdürlüğe devredilir.” hükmünü içermekte olup kamu tüzel kişiliği ve medeni haklardan istifade (hak) ehliyeti bulunan ...’nün davada taraf olma ehliyeti bulunduğu ve eldeki davada davalı tarafta yer alması gerektiği kuşkusuz olduğundan, Mahkemece ...'nün davaya dahil edilerek 6001 sayılı Kanun'un Geçici 1 nci maddesinin beşinci fıkrası da değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiğinden ön sorun kabul edilip, hükmün bu nedenle bozulması benimsendiğinden, işin esasına yönelik inceleme yapılmamış ve direnme kararının açıklanan bu gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.
E. Mahkemece Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 07.03.2013 tarihli ve 2012/553 Esas, 2013/89 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
F. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine ve davalı ... Gene Müdürlüğü vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaz 6001 sayılı Kanun'un geçici 1 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince kamulaştırma amacına uygun bir şekilde “servis alanı” özelliği ile kamulaştırmayı yapan Karayolları Genel Müdürlüğünün uhdesinde olup, idarenin yol dışında kalan ve “servis alanı” olarak kamulaştırmaya konu dava konusu bölümle ilgili 2942 sayılı Kanun’un 22 nci maddesine göre bir işlemi bulunmadığını, 6495 sayılı Kanunu'n 26 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin 1 inci fıkrasına eklenen “Kamulaştırmayı yapan idare kamulaştırma amacına uygun tesis yapıp en az 5 yıl kullandıktan sonra ihtiyacın ortadan kalkması nedeniyle kamulaştırma amacında kullanılamayan taşınmazlar önceki mal sahibi veya mirasçılarına iade edilmez.” cümlesi göz önüne alındığında halen idare tasarrufunda olan ve kamulaştırma amacı dışında herhangi bir işlem yapılmayan taşınmaz için 2942 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin uygulanması mümkün olmadığı gibi, 23 üncü maddesinin de uygulanma olanağı olmadığını, dava konusu taşınmaz 1593 sayılı Erişme Kontrollü Karayolları Kanunu uyarınca kamulaştırılmış olup adı geçen Kanun 6001 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış ise de 6001 sayılı Kanun'un 22/3 maddesi uyarınca bu maksatla yapılan kamulaştırmalarda 2942 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin uygulanamayacağı hüküm altına alınmış olup daha önce 23 üncü maddeye göre açılan davanın da Mahkemece bu gerekçeyle reddedildiği, 6001 sayılı Kanun'un 22/3 maddesi karşısında 2942 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesine göre davanın kabulünün de mümkün olmadığı gözetilerek davanın reddi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden bozma kararı verilmiştir.
G. Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin 09.04.2015 tarihli ve 2015/82 Esas, 2015/180 Karar sayılı kararı ile bozma kararına direnilmesine karar verilmiştir.
H. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı 1. Mahkemenin 09.04.2015 tarihli ve 2015/82 Esas, 2015/180 Karar sayılı direnme kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda Mahkemenin direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Dairemizin bozma kararı usul ve kanuna uygun bulunarak, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.11.2021 tarihli ve 2017/5-2327 Esas, 2021/1343 Karar sayılı Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda; dava konusu taşınmaz, ... tarafından servis ve geçit sahasında kalması nedeniyle mülga 1593 sayılı Erişme Kontrollü Karayolları Kanunu’nun 6 ncı maddesi uyarınca kamulaştırıldığı kamulaştırma işleminin iptali istemiyle Sakarya İdare Mahkemesine açılan davanın reddine karar verildiği ve karar Danıştay 6. Dairesi tarafından onanarak kesinleşmiş olup bunun üzerine davacılar tarafından bedel artırım davası açıldığı ve mahkemece 02.12.1993 tarihli ve 1993/234 Esas, 1993/205 Karar sayılı karar ile kamulaştırılan taşınmazın bedelinin artırılmasına karar verilerek verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesi tarafından hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği, karar düzeltme yoluna başvurulmaksızın kararın kesinleştiği, davacılar ... ve arkadaşları tarafından 05.04.2000 tarihinde ... aleyhine açılan 2942 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesine dayalı geri alım davasında ise mahkemece davanın reddine karar verilerek derecaattan geçmek suretiyle 23.05.2002 tarihinde kesinleştiği, kamulaştırma nedeniyle 26.02.1991 tarihinde yola terki yapılarak sicilden silinen 1321 parsel sayılı 7008,74 m² yüzölçümlü taşınmazın, değişiklik beyannamesinde belirtilen 6913,71 m²lik kısmının yol inşaat ve emniyet sahası dışında kalması nedeniyle yoldan ihdas suretiyle yeniden ihya edilerek 2581 parsel numarası ile 27.07.2005 tarihinde ... adına, 16.07.2008 tarihinde de 5018 sayılı Kanun gereğince resen Maliye Hazinesi adına tescil edildiği, eldeki davanın, tamamı ... tarafından kamulaştırılan taşınmazın yolda kalan ve terkin edilen kısmı dışında bulunan ve Hazine adına tesciline karar verilen bölümünün kamulaştırma bedelinin iadesi karşılığında tapusunun iptali ile adlarına tesciline karar verilmesi istemi ile 11.02.2010 tarihinde açıldığı, davanın açıldığı tarih itibarıyla mülga 1593 sayılı Erişme Kontrollü Karayolları Kanunu yürürlükte olup anılan Kanunun, 13.07.2010 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp yürürlüğe konulan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun ile yürürlükten kaldırıldığı, somut olayda mülga 1593 sayılı Erişme Kontrollü Karayolları Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, 2942 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin son fıkrasında hangi hâllerde malikin geri alma hakkını kullanamayacağı düzenlenmiş olup, mülga 1593 sayılı Erişme Kontrollü Karayolları Kanunu’nun 6 ncı maddesinde erişme kontrollü karayolunun yapımı, gelişmesi ve çevresinin korunması ve düzenlenmesi için gereken genişlikte arazi şeridinin kamulaştırılacağı, bu maksatla yapılan kamulaştırmalarda 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun 23 ncü maddesinin uygulanmayacağının hüküm altına alındığı ve 2942 sayılı Kanun’un “İstimlak Kanununa yapılan atıflar” başlıklı 41 nci maddesinde “Diğer kanunlarda İstimlak Kanununa veya belli maddelerine yapılan atıflar bu Kanuna veya bu Kanunun aynı konuları düzenleyen madde veya maddelerine yapılmış sayılır.” hükmü ile mülga 1593 sayılı Erişme Kontrollü Karayolları Kanunu’nun 6 ncı maddesi göz önüne alındığında, 2942 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin eldeki davada uygulanma imkânı bulunmadığı, 2942 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinde ise, kamulaştırılan taşınmaza kamu hizmetleri için ihtiyaç duyulmaması hâlinde idare tarafından taşınmazın eski malikine iadesine ilişkin koşullar düzenlenmiş olup, dosya kapsamında idarenin dava konusu bölüm ile ilgili 22 nci maddeye göre bir işlemi bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İ. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar 1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
2.Mahkemenin 06.06.2024 tarihli tashih şerhi ile davalı ... Müdürlüğünün talebi doğrultusunda hüküm fıkrasının (5) ve (7) numaralı bentlerinin “5- Davalı ... tarafından yapılan 264,00 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı ... Müdürlüğüne verilmesine,” ve “7-Davalı Hazine kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ve takdir edilen 17.900,00TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalılar Karayolları Genel Müdürlüğüne ve Hazineye verilmesine," şeklinde tashihine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... vd. vekili, kendi adına asaleten ve davacı ... terekesini temsilen ... ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olup davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Kendi adına asaleten ve davacı ... terekesini temsilen ... temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olup davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili idarece yapılan 264,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp müvekkili idareye verilmesi gerektiği gibi, vekâlet ücretinin davalılara verilmesine karar verilmesi gerekirken Hazineye verilmesi yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, İlgili hataların düzeltilmesi için Mahkemesine tashih talebinde bulunulmuş olmasına karşılık talebin reddi halinde müvekkil idarenin hak kaybına uğramaması için ilgili hatalara karşı temyiz kanun yoluna başvurma zorunluluğu ortaya çıktığını, hükmün 5 ve 7 numaralı bentler yönünden bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, tamamı ... tarafından kamulaştırılan taşınmazın yolda kalan ve terkin edilen kısmı dışında bulunan ve Hazine adına tesciline karar verilen bölümünün kamulaştırma bedelinin iadesi karşılığında tapusunun iptali ile adlarına tesciline karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar ... vd. vekili, kendi adına asaleten ve davacı ... terekesini temsilen ... ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine, usul ve kanuna uygun olan mahkeme kararının ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalılar ... vd. ile ...'den peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.