Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10312 E. 2025/2248 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10312
Karar No
2025/2248
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/937 Esas, 2024/1292 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasında Ankara 2. Tüketici Mahkemesinde dava açılmış, Mahkemece 17.11.2020 tarihli ve 2018/85 Esas, 2020/420 Karar sayılı kararıyla davacının maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince 08.03.2023 tarihli ve 2021/2824 Esas, 2023/614 Karar sayılı kararıyla tarafların iddia ve savunmalarının esaslı unsurlarını oluşturan ve eldeki davanın niteliği itibarıyla Mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış ve mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle davacının istinaf talebinin kabulüne, Ankara 2. Tüketici Mahkemesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2018/85 Esas, 2020/420 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine iadesine karar verilmiştir. Ankara 2. Tüketici Mahkemesinin 22.02.2024 tarihli ve 2023/165 Esas, 2024/64 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı ... vekili 21.05.2024 tarihli dilekçesi ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin üyesi hakkında çekilmeye davetinin kabul edilmesini; davaya bakmaktan çekilmemesi halinde üye hakimin reddi talebimizin kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince 04.07.2024 tarihli ek kararıyla davacı ile Daire üyesi arasında akrabalık ilişkisi bulunduğu tespit edilemediğinden gerekçesiyle davalı ...'ın reddi hakim talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. Talep Talep, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Daire üyesi ....... (..........) hakkında hakimin reddi talebinin kabulüne karar verilmesi istemine ilişkindir. II. Reddi Hakim Sebepleri Davacı vekili hakimin reddi talep dilekçesinde özetle; davacı ... ile Daire üyelerinden ...'ın aynı soyadını taşıdığını, bu durumun akrabalık ilişkisi bakımından şüphe uyandırdığını, bu hususun araştırılmasında zorunluluk bulunduğunu, ilgili hakimin kararda yer almaması gerektiğini, hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektirir önemli bir sebebin bulunması halinin bir ret sebebi olduğunu belirterek, ilgili hakimi çekilmeye davet ettiklerini, çekilmemesi halinde ise reddi hakim taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtmiştir. III. Reddi Hakim Mütalaa Evrakı Davacı ile aralarında yalnızca soyadı benzerliği bulunmakta olup, herhangi bir derecede hısımlık bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin (ç) bendinde öngörülen şekilde davacı ile aralarında herhangi bir hısımlık bulunmadığından davalı ...'ın reddi hakim talebinin reddine karar verilmesi gerektiği mütalaa olunmuştur. IV. Ret Talebini İnceleyen Merci Kararı Her ne kadar davalı ... vekilince sunulan dilekçe ile öncelikle ilgili hakim çekilmeye davet edilmiş ise de hakimi çekilmeye davetin hakimin reddi hükmünde olduğu, davalı tarafça, davacı ile üye hakimin aynı soyadını taşıdığı, bu husunun hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektirir önemli bir sebep olduğu iddiaları ile reddi hakim talep edildiği ve 6100 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinin (ç) bendi ile davanın dördüncü derece de dahil yansoy hısımlarına ait olası ret sebepleri arasında sayılmış ise de dosyaya kazandırılan davacıya ait nüfus kayıtlarının incelenmesinden davacı ile adı geçen hakim arasında akrabalık ilişkisinin varlığı tespit edilmemiş olup, bu konuda reddi hakim talep eden tarafça da delil sunulmadığı anlaşılmakla somut olaya gelince, davacı ile Daire üyesi hakim arasında akrabalık ilişkisi bulunduğu tespit edilemediği gerekçesiyle davalı ...'ın reddi hakim talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin temyiz edilen ek kararının gerekçesinin 04.07.2024 tarihinde UYAP sistemi üzerinden sadece davacının aile nüfus kayıt örneklerinin alınması olduğunu, oysa davacının dosyadaki nüfus kayıtlarından görüldüğü üzere evlilik ile soy isminin değiştiği, bu nedenle; davacının eşi ile üye hakim arasında akrabalık ilişkisi olduğunu düşündükleri, bu durumun hukuk dilinde kayın akrabalığı ilişkisi oluşturduğunu, davacının eşi ile üye Hakimin akrabalık ilişkisinin dosyaya kazandırılması talepleri dikkate alınmadan eksik araştırma neticesinde hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, hakimin çekilmeye davet edilmesi, çekilmemesi halinde ise hakimin reddi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Kanunu’nun 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 6100 sayılı Kanun’un “Ret Sebepleri” başlıklı 36 ncı maddesi şöyledir: "(1) Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde, taraflardan biri hâkimi reddedebileceği gibi hâkim de bizzat çekilebilir. Özellikle aşağıdaki hâllerde, hâkimin reddi sebebinin varlığı kabul edilir: a) Davada, iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması. b) Davada, iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olması. c) Davada, tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hâkim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması; uyuşmazlıkta arabuluculuk veya uzlaştırmacılık yapmış bulunması. ç) Davanın, dördüncü derece de dâhil yansoy hısımlarına ait olması. d) Dava esnasında, iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması." 3. 6100 sayılı Kanun’un “Ret talebini incelemeye yetkili merci” başlıklı 40 nci maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir: "Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin başkan ve üyelerinin reddi talebi, reddedilen başkan ve üye katılmaksızın görevli olduğu dairece karara bağlanır. Hukuk dairelerinin toplanmasını engelleyecek şekildeki toplu ret talepleri dinlenmez." 4. 6100 sayılı Kanun’un “Ret Talebinin İncelenmesi” başlıklı 42 nci maddesinin ikinci fıkrası şöyledir: "Ret sebebi sabit olmasa bile, merci bunu muhtemel görürse, ret talebini kabul edebilir." 3. Değerlendirme Dosya kapsamında yapılan incelemede, davacı ile Daire üyesi hakim arasında akrabalık ilişkisi bulunduğu tespit edilemediği gerekçesiyle davalı ...'ın reddi hakim talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10312, K. 2025/2248, T. 24.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10312-e-2025-2248-k-36c2afdab9f9