Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10305 E. 2025/5391 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10305
Karar No
2025/5391
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2945 Esas, 2023/1286 Karar KARAR : Usulden ret/Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/205 Esas, 2022/243 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idareler vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ecrimisil talebi yönünden usulden, kamulaştırmasız el atmadan doğan tazminat talebi yönünden esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Ecrimisil istemine ilişkin olarak hüküm altına alınan bedel Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kaldığından, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı ... vekilinin tazminat istemi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Antalya ili, ..., ... 708 ada 18 parsel sayılı taşınmazın davalı idareler tarafından kamulaştırılmadığı hâlde, taşınmaza fiilen el atıldığını, davacının taşınmaza paydaş olduğunu, bu nedenle taşınmazın el atılan kısmının bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Kepez Belediye Başkanlığının sorumluluk alanında olduğundan öncelikle davanın usulden reddine, idarece fiili el atma olmadığından esastan reddine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kanuna ve içtihatlara uygun olarak yöntemince el atma tarihindeki nitelikleri esas alınarak bedel belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; süre aşımı ve husumet itirazında bulunarak davanın usulden reddine karar verilmesini, ayrıca dava konusu taşınmazın Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/1055 Esas, 1972/894 Karar sayılı kararı gereğince 3960 m²lik sahasında Kepez ve Antalya Havalisi Elektrik Santralleri A.Ş. lehine irtifak hakkı tesisi yapıldığını, taşınmazın 3789 m²lik bölümünün 1989 yılında kısmi imar uygulamasına tabi tutularak aralarında eski parsel numarası olan 708 ada 18 parsel ile 5045, 8000 ve 8001 No.lu imar adalarının oluştuğunu, uygulama yapılırken düzenleme ortaklık payından oluşacak olan parsele yine 708 ada 18 parsel numarası verildiğini ve malikler adına 3960,00 m²lik irtifak hakkı parselinin oluştuğunu, daha sonra Antalya Belediye Encümeninin 23.08.1990 tarihli ve 4604 sayılı kararı ile ilk Encümen kararına 8000, 8001 ve 5045 adaların tamamı yazılmadığından bu adalar için ek karar alındığını, yapılan imar uygulamasında Belediye Encümen kararında dava konusu parsel 708 ada 18 parsel olarak yazıldığı hâlde, dağıtım cetvelinde 708 ada 1 parsel olarak yazıldığını, bu durumun sebebinin anlaşılamamakla birlikte sehven yazıldığı kanaatinde olduklarını, taşınmazın ikinci imar uygulamasında tamamının imar uygulamasına girmesinden dolayı kapatılması gerekirken, düzenleme ortaklık payından oluşması gereken Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.08.1972 tarihli ve 1972/1055 Esas, 1972/894 Karar sayılı kararı gereğince 43960 m²lik sahasındaki irtifak parselinin hangi sebepten dolayı malikler adına oluştuğunun anlaşılamadığını belirterek davanın esastan da reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza park, yol, ana arter ve trafo alanı olarak el atıldığı gözetilerek, park ve yol olarak el atılan bölümün Kepez Belediye Başkanlığının, ana arterde kalan bölümün ise Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumluluğunda olduğu kabul edilerek kamulaştırmasız el atma tazminatına hükmedilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, sorumluluğun Büyükşehir Belediyesine ait olduğunu, davacının idareye uzlaşma başvurusunda bulunmadığını, davacının müvekkili idareden alacağı herhangi bir tazminat bedelinin bulunmadığını, tespit edilen bedelin de fahiş olduğunu, bilirkişilerin emsal seçimini yanlış yaptığını, taşınmaz üzerinde mahkemece irtifak hakkı kurulduğundan ecrimisil ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu Antalya ili, ..., ... 108 ada 18 parsel sayılı 20750,00 m² yüzölçümlü taşlık çalılık olarak malikleri adına kayıtlı taşınmazın Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.08.1972 tarihli ve 1972/1055 Esas, 1972/894 Karar sayılı kararı gereğince 3960 m²lik sahasından ''Kepez ve Antalya Havalisi Elektrik Santralleri T.A.Ş.” lehine irtifak hakkı tesisi yapıldığı, taşınmazın 3789 m²lik bölümünün 1989 yılında kısmi imar uygulamasına tabi tutularak aralarında eski parsel numarası olan 708 ada 18 parsel ile 5045, 8000 ve 8001 No.lu imar adalarının oluştuğunu, uygulama yapılırken düzenleme ortaklık payından oluşacak olan parsele yine 708 ada 18 parsel numarası verildiğini ve malikler adına 3960,00 m²lik irtifak hakkı parselinin oluştuğunu, daha sonra Antalya Belediye Encümeninin 23.08.1990 tarihli ve 4604 sayılı kararı ile ilk Encümen kararına 8000, 8001 ve 5045 adaların tamamı yazılmadığından bu adalar için ek karar alındığını, yapılan imar uygulamasında Belediye Encümen kararında dava konusu parsel 708 ada 18 parsel olarak yazıldığı hâlde, dağıtım cetvelinde 708 ada 1 parsel olarak yazıldığını, bu durumun sebebinin anlaşılamamakla birlikte sehven yazıldığı kanaatinde olduklarını, taşınmazın ikinci imar uygulamasında tamamının imar uygulamasına girmesinden dolayı kapatılması gerekirken, düzenleme ortaklık payından oluşması gereken Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.08.1972 tarihli ve 1972/1055 Esas, 1972/894 Karar sayılı kararı gereğince 43960 m²lik sahasındaki irtifak parselinin hangi sebepten dolayı malikler adına oluştuğunun anlaşılamadığını, ayrıca ecrimisil bedeline her yıl itibarıyla dönem sonlarından faiz işletilmesinin de haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle: yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu yerde sorumluluğun Kepez Belediye Başkanlığına ait olduğunu, dava konusu parselin belediyelerinin yetki ve sorumluluk alanı içerisinde bulunmadığı gibi belediyelerince herhangi bir çalışma da yapılmadığını, taşınmaza fiilen el atılmadığını, taşınmazın tespit edilen m² birim bedelinin fahiş olduğunu, emsal kıyaslamasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile imar planında "İmar yolu, park alanı ve trafo" alanı olarak ayrılmış olan dava konusu taşınmaza park, yol ve trafo yapılmak suretiyle kamulaştırma olmaksızın fiilen el atıldığı, hükme esas rapor ve ek raporda taşınmazın vasfı arsa olarak değerlendirilip emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, kıyasi emsal ... 27534 ada 3 parselin 1/6 hissesinin 23.02.2016 tarihli satışı esas alınıp dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın özelliklerinin puanlanması suretiyle bulunan değer üzerinden taşınmazın değerinin tespit edildiği, her iki taşınmazın da düzenleme ortaklık payı düşülmüş imar parseli olduğu, emlak vergi değerleri açısından ters orantı bulunmadığı, dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerinde Antalya Havalisi Elektrik Santralleri A.Ş. lehine bulunan daimi irtifak hakkı şerhi nedeniyle %2 indirim yapılmak suretiyle dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla m² birim fiyatının bulunarak davacının hissesi nispetinde kamulaştırmasız el atma tazminatının hesaplandığı, bulunan m² değerinin ve tazminat miktarlarının taşınmazın bulunduğu konum itibari ile uyumlu olduğu, ara arter ve park yönünden davalı ..., ana arter yönünden ise davalı ... sorumlu tutularak hüküm tesisinin yerinde olduğu, el atma tarihi itibarıyla uzlaşmanın dava şartı olmadığı, davalılar vekillerinin istinaf konusu ettiği sebeplerle sınırlı olarak yapılan incelemede mahkeme hükmünde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından, kamulaştırmasız el atma tazminatı yönünden istinaf başvurularının esastan reddine, davalılar aleyhine hükmedilen ecrimisil yönünden ise usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, ayrıca 7421 sayılı Kanun'un 5 nci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 uyarınca maktu harca hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilmesinde ve dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan irtifak hakkının taşınmazda meydana getireceği değer düşüklüğü gözetilerek bedeline hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Eldeki davada taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılmıştır. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 nci ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki fiili el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden, 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmamaktadır.

4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. Dava konusu taşınmazın el atılan kısımlarındaki davacı payının iptali ile davalı idareler lehine tesciline karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde davacı payına isabet eden alanlar üzerinden tapu kaydının iptaline karar verilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... Vekilinin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Davalı ... Vekilinin Kamulaştırmasız El Atmaya Dayanan Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; 1. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. Davalı ... vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin hükümden tümüyle çıkartılması, yerine “Dava konusu Antalya ili, ..., ... 708 ada 18 parsel sayılı taşınmazda fen bilirkişisi...'ın 07.02.2022 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (Y1) harfi ile gösterilen 752,26 m² ve (Y2) harfi ile gösterilen 45,70 m²lik kısmın davacı adına kayıtlı 58/2400 pay oranında tapu kaydının iptali ile davalı ... lehine yol olarak tapudan terkinine, (P1) harfi ile gösterilen 2.520,06 m² ve (P2) harfi ile gösterilen 56,04 m²lik kısmın davacı adına kayıtlı 58/2400 pay oranında tapu kaydının iptali ile davalı ... adına park olarak tapuya tesciline, (C) harfi ile gösterilen 488,48 m²lik kısmın davacı adına kayıtlı 58/2400 pay oranında tapu kaydının iptali ile davalı ... lehine yol olarak terkinine, (T) harfi ile gösterilen bakiye 97,46 m²lik kısmın 58/2400 payın davacı üzerinde bırakılmasına, 07.02.2022 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10305, K. 2025/5391, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10305-e-2025-5391-k-979c4f123e23