Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10426 E. 2025/6716 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10426
- Karar No
- 2025/6716
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/739 Esas, 2024/1024 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
DAVA 1. Davacı idare vekili asıl dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1159 ada 14 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
2.Davacı idare vekili birleştirilen dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin ...'ın varislerinden ... yönünden kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bulunduğu yer ve konumu itibarıyla çok değerli olduğunu, kıymet takdir komisyonunca belirlenen ve yeterince araştırma içermeyen değerin gerçeği yansıtmadığını, emsal değerler ve bölgede yer alan dava dışı parsel rayiçleri nazara alınarak kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerektiğini, taşınmazın değerinin belirlenmesinde dikkate alınmak üzere emsal bilirkişi raporları ve emsallerini ibraz ettiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve 2020/256 Esas, 2021/295 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve 2020/256 Esas, 2021/295 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli ve 2022/418 Esas, 2023/620 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle kabul kararı verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli ve 2022/418 Esas, 2023/620 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacı idare tarafından 01.11.2018 tarihinde iki ayrı dekont ile 465,165,90 TL ve 279.099,53 TL bedelin depo edildiği, yine 22.11.2021 tarihinde iki ayrı dekont ile 30.242,59 TL ve 50.404,34 TL bedel olmak üzere toplam 814.912,36 TL depo edildiği Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile 699.991,00 TL bedele hükmedildiği, dosyada mevcut dekontlar dikkate alındığında idare tarafından fazla depo edilen 114.921,36 TL'nin idareye iadesine karar verilmesi gerekirken gerekçesi açıklanmadan 80.646,93 TL bedelin iadesine karar verilmesi ve kamulaştırma bedeline işletilecek faize ilişkin hüküm kurulmaması bozmayı gerektirmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan Yargıtay bozma kararı doğrultusunda değerlendirme yapılarak asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın bedele ilişkin bölümünün kaldırılmasını istediklerini, takdir edilen bedelin yüksek olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsalin dava tarihine güncellendiğinde endeks değerinin yanlış alındığını, emsalin emlak vergisi oranına göre de taşınmazın m² bedelinin çok daha az tespitinin gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı idarenin usuli kazanılmış hakkının varlığından bahsedilemeyeceğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.