Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/10547 E. 2025/6476 K. – Rücuen Tazminat
Konu: Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10547
- Karar No
- 2025/6476
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/87 E., 2024/914 K. ASIL DAVA ve BİRLEŞEN DAVADA İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİH : 21/09/2021 SAYISI : 2017/1267 Esas – 2017/1267 Karar
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. HMK'nın 362/1.a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanun'un 44. maddesiyle HMK'ya eklenen ek 1 inci maddesinde öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2024 yılı için 378.290,00 TL’dir. Anılan kural gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 378.290,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir. Dosya içeriğine göre; asıl ve birleşen dava rücuen alacak istemine ilişkin olup asıl davada 58.667,00 TL'nin, birleşen davada ise 90.637,00 TL'nin davalıdan rücuen tahsilinin istendiği ve davacı ... şirketinin yaptığı ödemeden fazlasını isteyemeyeceği gözetildiğinde asıl ve birleşen davada reddedilen tutarlar ayrı ayrı yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinin HMK’nun 362/1-a maddesi gereğince REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.