Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/4302 E. 2023/11468 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4302
- Karar No
- 2023/11468
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2724 Esas, 2021/607 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/363 Esas, 2019/300 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekilinin, İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, ... Mahallesi 127 ada 4 parselde bulunan taşınmazın maliki olduğunu, bu taşınmazdan, davalı ... tarafından yol geçirildiğini, 1994 tarihinde yol genişletme çalışmaları ile kamulaştırmasız olarak el atıldığını, müvekilinin arsasının büyük bölümünün yolda kaldığını belirterek, taşınmazın el atılan bölümünün bedelinin davalı idarece kamulaştırmasız el atma tarihinden, mümkün değilse dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçelerinde özetle; taşınmazın arsa çekme mesafesi kısmı taşınmaz üzerinde evi veya dükkanı bulunanlar tarafından kullanılmakta olduğunu ve taşınmazın çekme mesafesi kısmında; çamur, toz vs. olumsuzlukları engelleyecek ve kaldırımla bütünlük sağlayacak tarzda taban döşemesi yapıldığını, el atma olarak değerlendirilemeyeceğini, taşımazın bu kısmının esasen ya sahibi ve/veya binaların zemin katlarında bulunan dükkan sahiplerinin tasarrufunda bulunduğunu, bu yerlerin kamunun kullanımına tahsis edilmediğini, idarenin kalıcı bir şekilde kullanma iradesinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan kayıt nedeniyle ne kadarının bedelsiz kamuya terk edileceğinin araştırılması gerektiğini, huzurdaki davada 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanun'un 45 inci maddesindeki dava şartının yerine getirilmediğini, bilirkişi heyetince bildirilen m² değerin yüksek olduğunu, rapordaki emsal uygulamasının hatalı bulunduğunu, arsa çekme mesafesi kısmının taşınmaz üzerinde evi veya dükkanı bulunanlar tarafından kullanılmakta olduğunu ve taşınmazın çekme mesafesi kısmında; çamur, toz vs. olumsuzlukları engelleyecek ve kaldırımla bütünlük sağlayacak tarzda taban döşemesi yapıldığını, bunun el atma teşkil etmeyeceğini, inşaat istikamet rölevesine göre yola terk edilen kısımların bedelden düşülmesi gerektiğini, kararda takyidatların bedele yansıtılmamasının hatalı olduğunu Milli Emlak Daire Başkanlığı cevabi yazısına göre davacıya taşınmazın satışına ilişkin sözleşmede taşınmazın m²sinin 4.500,00 TL olarak belirlendiğini, fakat bu sözleşme tarihinden 6 ay sonrası için bilirkişilerce m² bedelin 7.000,00 TL olarak tespit edildiğini, davacı tarafından verilen taahhütte davacının belli şartlar dahilinde bedel talep etmeksizin taşınmazın tekrar Hazine adına tescil veya kamuya terk edilmesini kabul ettiğini, bu hususta ilgili Müdürlüğe terkin konusunda işlem yapılıp yapılmayacağının sorulduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın davalı idarenin yetki ve sorumluluk alanında kaldığı, taşınmaz üzerindeki yapıda kat mülkiyeti bulunmadığı, taşınmazın satışı için davacı ile Maliye Hazinesi arasında yapılan sözleşme ve davacının bu sözleşmeye göre taşınmazın kamuya terki veya Hazine adına tescilinin bedel karşılığında yapılabileceği, bu konuda bir talebin bulunduğunun iddia ve ispat edilmediği anlaşıldığından davalı idare vekilinin sair istinaf itirazları yerinde görülmemiş ancak tapu kaydındaki takyidatların hükmedilen bedele yansıtılmaması doğru görülmeyerek mahkeme kararı bu yönden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştır. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.