Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2026/3267 E. 2026/5760 K. – Zimmet

Konu: Zimmet

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2026/3267
Karar No
2026/5760
Karar Tarihi
Konu
Zimmet

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2025/3501 Değişik iş SUÇ : Zimmet İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 30.06.2025 tarihli ve 2023/5629 Soruşturma, 2025/2070 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına vaki itirazın reddine ilişkin merci Kırklareli Sulh Ceza Hakimliğinin 25.08.2025 tarihli ve 2025/3501 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.08.2025’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca 16.02.2026 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2026 tarihli ve KYB-2026/26568 sayılı yazısı ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; ''5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, belediye kadrolu çalışanı olan şüphelinin kurum bünyesinde yer alan tesisler müdürlüğüne bağlı katlı otoparkta kasiyer olarak hizmet vermesi esnasında otopark içerisinde araçların uzun süre kalmasına rağmen 5 dakika/ücretsiz olarak gösterdikten sonra araç sahiplerinden alınan paraları uhdesine geçirdiğinin tespit edilmemesi nedeniyle kamu davası açmaya yeter nitelikte delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara karşı da yapılan itiraz Kırklareli Sulh Ceza Hakimliğinin 25.08.2025 tarihli ve 2025/3501 Değişik iş sayılı Kararı ile reddedilmiş ise de; Soruşturma dosyasının yapılan incelemesinde, şüphelinin görevli olduğu otoparka aracını park eden araç sahibinin 1 saat kalmasına ve çıkışta 20,00 TL park ücreti ödemesine rağmen ücretsiz olarak gösterilmesine ilişkin ihbar niteliğinde mesaj göndermesi neticesinde soruşturmaya başlanıldığı, yapılan soruşturma neticesinde kamera kayıtlarının yapılan incelemesinde şüphelinin, 16.09.2016 tarihinde saat 19:34 sıralarında müşteriden aldığı parayı çekmece içerisinde bulunan cüzdana koymasının devamında cüzdanı da cebine koyduğu, aynı tarihte saat 21:42 sıralarında paraların bulunduğu çekmeceyi açarak bir adet banknotu cebindeki paraların arasına koymak suretiyle cebine koyduğunun tespiti ile birlikte bu tespiti destekler nitelikle bilgi sahibi beyanları ve diğer tespitlerin bulunması karşısında ilgili kurumdan tüm bilgi ve belgelerin temin edilmesi neticesinde alanında uzman bilirkişi raporu alınmasının akabinde şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. '' Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Şüphelinin ... Belediyesi Personel Hizmetleri A.Ş. Bünyesindeki Tesisler Müdürlüğüne bağlı katlı otoparkta kasiyer olarak görev yaptığı, otoparka aracını park eden araç sahibinin bir saat kalmasına ve çıkışta 20,00 TL park ücreti ödemesine rağmen ücretsiz olarak gösterildiğine ilişkin ihbarı üzerine başlatılan soruşturma sonucunda Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 30.06.2025 tarihli ve 2023/5629 Soruşturma, 2025/2070 sayılı Kararı ile soyut iddia dışında savunmanın aksini kanıtlar nitelikte, kamu davası açmayı gerektirecek yoğunlukta suç şüphesi uyandıran herhangi bir delil elde edilemediğinden bahisle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara şikayetçi vekilinin itirazı üzerine merci Kırklareli Sulh Ceza Hakimliğinin 25.08.2025 tarihli ve 2025/3501 Değişik iş sayılı Kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.

5271 sayılı Kanun'un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. Aynı Kanun'un 172. maddesi "(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...", 173. maddesi “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18.06.2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25.05.2005-5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir..." hükümlerini içermektedir. Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelerde de belirtildiği üzere Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. Karara itiraz edilmesi halinde itirazı inceleyecek olan Sulh Ceza Hakimliğince kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verilebilecektir. Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; kamera kayıtlarından şüphelinin 16.09.2016 tarihinde saat 19:34 sıralarında müşteriden aldığı parayı çekmece içerisinde bulunan cüzdana koyduğu akabinde cüzdanı da cebine koyduğunun, yine aynı gün saat 21:42 sıralarında paraların bulunduğu çekmeceyi açarak bir adet banknotu cebindeki paraların arasına katarak cebine koyduğunun tespit edilmesi ile birlikte bu tespiti destekler nitelikle tanık beyanları ve diğer tespitlerin bulunması karşısında merciince ilgili kurumdan tüm bilgi ve belgelerin temin edilerek alanında uzman bilirkişiden rapor alınmasından sonra şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinden bahisle soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kırklareli Sulh Ceza Hakimliğinin 25.08.2025 tarihli ve 2025/3501 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için soruşturma dosyasının Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2026/3267, K. 2026/5760, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2026-3267-e-2026-5760-k-27b48e5ed9e8