Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/8628 E. 2026/6049 K. – İhmali Davranışla
Konu: İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/8628
- Karar No
- 2026/6049
- Karar Tarihi
- Konu
- İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/432 Esas, 2025/849 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanığın mahkumiyetine dair Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli ve 2021/403 Esas, 2022/303 sayılı Kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 22.01.2024 tarihli ve 2022/2560 Esas, 2024/202 sayılı Karar ile "...5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1-e maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında, iddianamede uygulanması talep edilmeyen aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrasının uygulanması bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 226. maddesi gereğince sanığa ek savunma hakkı verildikten sonra anılan hüküm gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar süre ile bu hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi;..." gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 03.12.2024 tarihli ve 2024/53 Esas, 2024/421 sayılı Karar ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 03.03.2025 tarihli ve 2025/432 Esas, 2025/849 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Müvekkili hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat kararı verildiğine, katılanın 1 aylık dava açması süresi içinde vekaletname getirmekte geciktiğine, beraat kararına konu sağlık raporu ile birlikte getirdiğine, dava açma süresinin bizzat katılan tarafından geçirildiğine, koşulları oluşmasına rağmen verilen cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmemesinin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kararın bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında hapis cezası ve hak yoksunluğunun üst sınırdan belirlenmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir: ''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur. Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 22.01.2024 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 03.12.2024 tarihli hüküm ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 03.03.2025 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 28.06.2022 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2026 tarihinde karar verildi.